Header Ads

Avcılar'dan Sürülmek İstenen Translar: Madem Bizden Rahatsızlardı Neden Durmadan Daire Aldılar?


Avcılar’daki Meis Sitesi, burada yaşayan transseksüel (trans) ve travestilere yönelik protestolar, geçtiğimiz haftanın çok konuşulan olayları arasındaydı. Yürüyüş organize eden bir grup mahalle sakini, pankartlar açarak fuhuş yaptıkları iddiasında bulundukları, komşuları olan trans ve travestilerin siteden taşınmalarını istedi. Yürüyüşün ardından polis, trans ve travestilerin evlerine baskınlar düzenledi.

Meis Sitesi’ndeki transların, yaşanan bu tatsızlıkları Twitter’da paylaşmasıyla olaylar giderek büyüdü. Sivil toplum örgütleri cinsel kimlikleri nedeniyle trans ve travestilerin hedef haline geldiğini, linç edilmek istendiğini belirterek olayı kınadı. Avcılar’daki translar, yürüyüşe katılan vatandaşlarla olaya seyirci kalan emniyet yetkilileri ve yerel yöneticiler hakkında suç duyurusunda bulundu. Son açıklamaysa İstanbul Milletvekili Sebahat Tuncel’den geldi. Tuncel, Avcılar’da yaşanmakta olan transfobik linç ve sürgün girişimiyle ilgili TBMM Başkanlığı’na soru önergesi verdi.

Şimdi translar da, onlardan şikâyetçi olan site sakinleri de can güvenliklerinden endişeli! Peki, Meis Sitesi’nde neler oldu da olaylar bu noktaya geldi? Bir akşam vakti gittiğimiz Avcılar’da önce trans ve travestilerin evine konuk olduk, ardından apartman yöneticisi ve apartman sakinleriyle konuştuk.

100’ü aşkın dairenin bulunduğu siteye caddeye yakın olan kapıdan giriyoruz. Bina terk edilmiş gibi. Asansörler çalışmıyor, koridordaki pencerelerin camları kırılmış, içerisi karanlık ve rutubet kokuyor. Önce “Acaba yanlış binaya mı geldik?” diye şüpheye düşüyoruz. Sonra markete soruyoruz, doğruymuş. Tekrar içeri giriyor, 2. kata çıkıyoruz. Önce trans ve travestilerle konuşacağız.

Kapıyı, yüzü mosmor ve şişmiş halde olan Alev isimli trans açıyor. Salona geçiyoruz. Alev bir yandan ocakta akşam yemeğini pişiriyor, bir yandan da estetik ameliyat geçirdiği için yüzünün bu halde olduğunu anlatıyor. Duvarları fotoğrafları süslüyor. Büfede ise eşantiyon bira ve rakı bardakları… 1 oda, 1 salon evin balkonu karşı dairenin balkonuyla çok yakın. Karşı dairedeki kadın, elinde sigarası, gözlerini dikmiş konuşmamızı dinliyor.

O sırada kapı çalıyor ve bizimle konuşacak olan trans Oya Sultan içeri giriyor. Vakit kaybetmeden konuya girmek isteyince röportaj başlıyor…

DEPREM RANTI

- Ne zamandır burada oturuyorsunuz?


Buradaki travesti ve translardan en az oturanı 5 senelik. Ben 8 senedir oturuyorum, 3 sene kiracıydım, 5 senedir de ev sahibiyim. Ama burada 12-15 senedir oturan trans arkadaşlarım var. Depremden sonra bunun ve çevredeki binaların değeri çok düşmüştü. O yüzden bölge maddi durumu iyi olmayan ya da toplumdan gizlenerek yaşamak zorunda kalan insanların yaşadığı bir yer haline gelmişti. Bugüne kadar bazı arkadaşların ne fuhuş yapması, ne trans, ne de travesti kimliğimiz sorun oldu. Kentsel dönüşümün ardından site ve çevresinin değeri artmaya başlayınca gözleri açılan birtakım insanlar bizleri kovalama derdine düştü. Bizi buradan kaçırıp evlerimizi elimizden alacaklar. Konunun ne aile, ne de ahlâk değerleriyle bir ilgisi var.

- Burada evler kaç lira?

40-50 bin TL. 30 bine alınan da vardı. Şu an 60-70 bine fırladı. Daha da çıkacağı belirtiliyor.

- Bina depreme karşı güvenli mi?

Güvensiz olduğunu sonradan öğrendik ama biz rahatız burada. Yani manzara çok güzel. Belki de İstanbul’un en güzel manzarasına karşı oturuyoruz. Çevre düzenlemesi de yapıldı. Duyumlarımıza göre sağlam.

FUHUŞ BAHANE EDİLİYOR

- 8 yıldır bu sitede oturuyorsunuz, buradaki yaşamınız nasıl geçiyor, neler yapıyorsunuz gün içinde?


Birkaç arkadaşım fuhuş yapıyor. Mesleği olmadığı için mecburen. Otostopa çıkıyor, gazinolarda ya da kulüplerde çalışıyorlar. Ben solistim sahneye çıkıyorum, sahne sanatçısıyım. İçimizde oryantal olan da var, konfeksiyonda çalışanlar da. Yani sonuçta her zaman söylediğim gibi her travesti ya da her trans fahişe değildir. Ama bizi buradan kovalamanın en güzel yolu, bize karşı sürekli kullanılan silahı kullanmaktır. O da fuhuş yapıyor olmamız ya da cinsel kimliğimizdir! Oradan vurmaya çalıştılar bizi.

- Bu evlerde fuhuş yapılıyor mu?
Çoğumuz fuhuş yapmıyoruz! Cinsel kimliğimizden rahatsız olanlar varsa bu onların sorunu. Ve biz 8-10 yıldır bu binadayız, bizden rahatsız olanlar henüz 1 yıldır burada. Dağdan gelip bağdakini kovmaya çalışıyorlar. Bizden korkuyorlarmış! İnsan tanımadığından nasıl korkar ki? Bilmediğinden… Sonuçta hiçbirimiz trans ya da travesti olmayı, bu çileyi çekmeyi tercih etmedik. Hâlâ bunları konuşuyor olmak bile ne kadar acı aslında, ayıp bir de… İnsanlar ilk aşklarını yaşadığı yaşlarda biz ilk bunalımlarımızı yaşadık. Ama biliyor musun onlar sayesinde, beni üzenler sayesinde normal insanlardan daha güçlüyüm.

- Sizden rahatsız olanlar kimler?

Bizim binada sorun çıkmadı zaten, protesto yürüyüşleri yan binalarda oldu. 2 hafta boyunca her gün yürüdü bu insanlar, bizim binadan sadece 2-3 kişi katıldı. Onca zaman broşür dağıtıldı esnafa, herkesi kışkırtmaya çalıştılar, ona rağmen 30 kişiyi geçemediler. Binanın önüne gidip gelen translar oluyor, bunlar dışarıda, uzakta oturanlar… Binanın çevresi müsait olduğu için buralara gelip arabalara biniyorlar. Buradaki halk onları görüp zannediyor ki bütün translar aynı. “Şikâyetiniz hangi transtan, hangi travestidense gidin onu şikâyet edin.” Ben fuhuş yapmıyorum, benim kapıma polis gelmiş, beni zührevi hastalıklar hastanesine götürmüş, hem fahişe hem de hastalıklı muamelesi yapıyor.

- Bu olaylar ne zaman başladı?

Son bir aydır. Bizden rahatsız olduğunu söyleyen, bu binadan yürüyüşe katılan insanlar buraya geldiler ve önce buradan bir daire aldılar. Çok rahatsız oldular bir tane daha aldılar. O kadar çok rahatsız oldular ki bir daire daha aldılar!

- Kim bunlar?

2-3 kişi.

AİLEMİ TEHDİT EDİYORLAR


Tam o arada bir trans gözyaşları içinde kapıdan içeri giriyor. Apartmanda oturan ve kendilerinden şikâyetçi olan Hürriyet Aydın isimli komşularının, telefonla ailesine ulaşmaya çalıştığını anlatıyor:

“Ailem benim nerede oturduğumu, cinsel kimliğimi, ne iş yaptığımı bilmiyor! Bu kadın kız kardeşimi aramış ve ‘Onu buradan alın yoksa başına çok kötü şeyler gelecek’ demiş. Buradan gitmemiz için elinden ne geliyorsa yapıyor, bizi tehdit ediyor. Bu işin şakası yok, ağabeyim tüm bunları öğrenirse beni yaşatmaz, öldürür!”

Oya Sultan, avukatlarını arıyor ardından da can güvenliklerini tehdit eden Hürriyet Aydın hakkında emniyete şikâyette bulunacaklarını söylüyor.

Kaldığımız yerden devam ediyoruz…

- Siz burada kaç kişisiniz?

11’imizin kendi dairesi var. 3-4 kişi de kirada oturuyor. Ve bu binada 122 daire var. Yüzlerce insan var bu binada. Burada yaşayanlar genelde görmedim-duymadım-bilmiyorum tarzında bir düşünceye sahip. O yüzden de hiçbir sorun olmuyor. Kapıcı, yani şimdiki yöneticimiz daha düne kadar bizden şikâyetçi değildi. Kendisi 4 senedir burada çalışıyordu, aidat almadığı halde nasılsa 4 daire sahibi oldu? Şimdi yürüyüş yapıyor, bizden rahatsız olduğunu söylüyor!

- Ve bunlardan biri de alt kat komşunuz Hürriyet Aydın…


Evet. 30 kişi de bu kadının peşine takılmış. Bugün bizden şikâyetçi olan kadın, düne kadar evimizden çıkmıyordu! Şimdi bizi, tehdit ediyor. Aklı sıra bizi fuhuş yapıyorlar diye deşifre edecek. Ve nitekim bir arkadaşımızın da ailesini aramış, arkadaşım onun yüzünden intihar girişiminde bulundu!

- Aranız neden bozuldu bu kişiyle?

Bir arkadaşımızla aralarında tartışma çıktı, sonra onu mahkemeye verdik. Sonra kadın bunu takıntı yaptı ve bizimle uğraşmaya başladı. Hayır, bu insan bizden bu kadar rahatsızsa neden bu binadan 3 daire birden aldı buna bakmak lazım?

- Peki, şimdi gelinen durum nedir?

Bu yürüyüşlerden sonra mahalle halkı bize gitmemiz için bir hafta müddet verdi. Biz gitmeyince de evimize polis baskınlar düzenledi. Kapılarımız kırıldı. Biz de bugün hedef gösterildiğimiz ve can güvenliğimiz kalmadığı gerekçesiyle suç duyurusunda bulunduk.

- Terk edecek misiniz apartmanı?

Hayır. Aslında bizim bir haftadır susmamızın nedeni, “Daha ne kadar ileriye gidebilir ki, vicdana gelirler” şeklinde düşünmemizdi. Sonuçta komşuluk hatırı… Ortada gerçek anlamda da fuhuş olmadığı için, bu kadar art niyetli, bu kadar kötü olabileceklerini tahmin edemedik. Ama sonra baktık ki yürüyüşlerde profesyonel eylemciler gibi düdükler çalmaya başladılar, bunlara profesyonel birileri katılmış, bu iş farklı bir yöne doğru gitmeye başladı diye düşündük. Baskınlar da başlayınca sivil toplum örgütlerine Twitter sayesinde olayı duyurdum. Şimdi devletten koruma istedik.

- Koruma isteğinize yanıt alabildiniz mi?


Emniyet bizi hiçbir zaman dikkate almadı ki! Yanıt bekliyoruz. Artık belli bir saatten sonra dışarı çıkmıyoruz.

- Peki, siz yürüyüşe katılan insanların rahatsızlıklarını ne kadar dikkate alıyorsunuz?

Herkesin annesi, bacısı, onuru, gururu var. Biz ağaç kovuğundan çıkmadık. Bizim de aldığımız bir kültür, terbiye var. Tabii ki fuhuştan yapılıyorsa bu yürüyüşler, biz de anlayış gösteririz. Ama derdiniz fuhuş değil! Benim trans kimliğimi öne sürüyorlar. “Gel ne olduğunu çocuğuma sen anlat” diyor. Ben niye anlatayım, sen kültürlü bir anne-baba olsan zaten tatlı bir dille anlatırsın. Senin yüreğinde sevgi yok ki, sen beni anlatmasan ne olur! Sevgisiz bir kadının çocuğundan ne olur? Ayrıca fuhuş yapılıyorsa da sadece travesti fuhuşundan neden rahatsız oluyor ki insanlar?

SANKİ AİLESİ BİLMİYOR NE YAPTIĞINI

Tüm bu iddialara ilişkin görüşünü almak istediğimiz site sakini Hürriyet Aydın, can güvenliği tehlikede olduğu gerekçesiyle bizimle yüz yüze görüşmek istemedi. Telefonla görüşünü aldık:

“Ben travesti düşmanı, rant meraklısı değilim. Burada fuhuş yapılıyor. Güvenle evlerimizde oturamıyoruz. Silah taşıyorum, can güvenliğim yok. Bu sorun bu sitede yıllardır sürüyor. 1 yıldır buradayım. Babadan kalan bir arsam vardı, onu satınca travestiler almasın diye iki daire daha aldım. Hedef gösteriliyorum, can güvenliğim tehlikede.”

Aydın bir transın ailesine telefonla ulaşıp, kimliğini deşifre ettiği yönündeki iddialara ise; “U.Y. isimli transın annesini tanıyorum, çok iyi biridir. Bakın bu binada fuhuş üzerinden büyük bir rant dönüyor. U.Y. bu binadaki travesti mafyasının en güçlü ayağıdır. Ancak o çok saftır, üzerinden dönen oyunlardan haberi yok. Ben de onu korumak için ailesine telefon ettim. Duyarsa ağabeyi onu öldürürmüş, bırakın Allah aşkına! Bu kişinin evi var, arabası var bu para nereden geliyor! Sanki ailesi bilmiyor onun ne yaptığını?”

GÖZÜMÜZÜN ÖNÜNDE FUHUŞ YAPIYORLAR!

Apartman görevlisi/Yönetici Selim Palandöken:


“Yönetimi 2008’de aldım. Başta apartman görevlisiydim, travestiler almasın diye buradan daire aldım, akrabalarıma aldırdım. Sonra yönetici oldum. Eskiden 33 dairede travesti oturuyordu. Şu anda 9 dairede oturuyor. Baktılar bir hareket yok, çekip gittiler. Kalanlar da etrafı rahatsız etmeye başladı.

Olaylar artık çığırından çıktı. Aslında bunlara gelenler bizim için çok tehlikeli. Gece 04.00’te kapım çalınıyor. İlla “Kapıyı aç” diyor. Kan, revan içinde dövülmüş, yaralanmış. Deşifre olacak diye polise de gidemiyor. Olaylar bitmiyor ki? Biz defalarca polise gittik, şikâyetçi olduk.

Site içindeki insanlar pek ses çıkaramıyor çünkü korkuyorlar. Biz “Burada trans, travesti istemiyoruz” demiyoruz. “Burada fuhuş yapılmasın” diyoruz! Adamları gözümüzün önünde alıyor, yukarı çıkarıyorlar.

Bu arada olayları kışkırttığı söylenen Hürriyet Aydın isimli kadının ne olduğunu hiç anlamadım! Bu kadın geldi, site karıştı. 60 yaşında. Bu kadın önce bir daire aldı, sonra iki tane daha aldı. Hem onlardan şikâyetçi hem de bir dairesini travestiye kiraya verdi! Bu nasıl iş aklım almıyor!”

*Aslı Öktener/AKŞAM

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.