Header Ads

Sırrı Süreyya Önder Meclis'te Gömleğini Açıp Kendisini Yaralayan Gaz Bombasının İzini Gösterdi


BDP Milletvekili Sırrı Süreyya Önder kürsüde Gezi Parkı olaylarını konuşurken AKP'li bir milletvekili "Ne bombası" dedi. Önder bunun üzerine gömleğini çıkartıp, olaylar sırasında vücuduna isabet eden bir gaz bombasının izini gösterdi.

Tutanaklara yansıyan diyaloglar şöyle:

SIRRI SÜREYYA ÖNDER: Sayın Başkan Vekili Gürdal Mumcu'nun teamülleri ve süreyi zorlayarak verdiği iki üç dakikalık iznin dışında, Gezi ile ilgili burada bir değerlendirme yapma şansımız olmamıştı. Şimdi, neydi bu işlerin aslı, ona dair bir bilgilendirme yapmak istiyorum.
Bakanlar Kurulu da biraz yavaş konuşursa Sayın Başkan, insicamım bozuluyor. En çok onların dinlemesi gerekiyor çünkü.

Bu işlerin iki tane faili var: Birisi özensizlik, diğeri yetim hakkı. Özensizlik ne idi? Özensizlik şu: Bu yayalaştırma projesi il koruma kuruluna gittiği zaman… Şimdi, bu söyleyeceğim bilgiler hiçbirinizde yok çünkü öyle bir furya başlattı ki iktidar, bunun aleyhinde konuşan, Gezi'yi savunan herkes neredeyse estaizübillah darbeci oldu. Onun için millet topyekûn hücum ediyor, kimse gerçekleri anlatamıyor. Bakın, Taksim Yayalaştırma Projesi'nde İl Koruma Kurulundan alınan onayda Gezi Parkı'na bir santimetrekare tecavüz öngörülmüyor. Bu bilgiyi biliyor muydunuz? İl Koruma Kurulu…

HAKAN ÇAVUŞOĞLU (Bursa) - Geçen söyledin zaten.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) - Evet. Tekrar bir hatırlatmakta fayda var. Geçen söyledim de siz partinize hiç sormadınız mı "Ya, bu ne özensizliktir?" diye?

YILDIRIM M. RAMAZANOĞLU (Kahramanmaraş) - Fakat, şimdi, 8 bin metrekare büyüdü.

YILMAZ TUNÇ (Bartın) - O geçti artık.

BAŞKAN - Sayın milletvekilleri, lütfen cevap vermeyelim.

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) - Evet, 8 bin metrekare büyüdü. Ama, büyümeden önce "Reddi reddedeceğiz." diyordunuz, büyümeden önce "Oraya AVM de yaparım, rezidans da, Topçu Kışlası da yaparım." diyordunuz, biz de "Yaptırtmayız." diyorduk, aha yaptırmadık. Bunu niye yaptırtmadık, zorbalıkla mı? Yok, hakkın, hukukun rehberliğiyle. Bu makama o zaman gelseydiniz bu kadar can yanmayacaktı.

Şimdi niye böyle davrandığınızı da anlatacağım, olay şu: Bir santimlik bir tecavüz öngörülmüyor fakat bir özensizlik var; çalakalem, İhale Yasası'ndan kaçırmak için teklif usullü, avanslı çağırıyorlar: "Hele şurayı yap, Allah kerim, ondan sonra da burayı yap." "Bunu yap." dediği firmalar da ne hikmetse bu ülkenin son beş on yılında hangi yatırımı aralasanız, altından çıkan firmalar. Sanırım, artık bu memlekette bunlardan başka iş ehli hiçbir firma kalmadı!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Kim o firmalar söylesene?

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) - Aynı firma üçüncü havalimanı inşaatının da sahibi. Şimdi, bu belediyeye sorulacak: "Sen, kardeşim, bu on senede büyük montanlı işleri kime verdin, kaç lira ödedin, bu verdiğin firmaların toplam sayısı kaç?" Artık bu defterler aralanacak, bundan kaçış yok. Şimdi, böyle sallapati yapılınca, bakıyorlar ki yayalaştırma projesi, yayaya yürüyecek yol yok. Siz bu kadar komplo teorisi geliştireceğinize, Allah aşkına, hiçbiriniz partinizin yöneticilerine "İstanbul'un göbeğinde, dünyanın ilk üç metropolünden birinde böyle bir çalışma yapılıyor ve biz yaya kaldırımını unutmuş bir müteahhitle, belediyeyle çalışıyoruz. Bu bize reva mıdır?" diye sordunuz mu? Sormadınız. Yahudi diasporası çıktı, son moda o. Yahudi diasporası arayan HES ihalelerinin arkasındaki sermayeye baksın, Yahudi diasporası orada, sermayesi orada. Sermayeye gelince "Dini, imanı yok paranın." diyorsunuz ama bir halk direnişi olduğunda arkasına takmadığınız etnisite kalmadı, takmadığınız ulus kalmadı, takmadığınız komplo teorisi kalmadı.

Sayın Kültür Bakanı da buradaydı, sanırım gitmiş, Valiyle telefonla görüştük, Sayın Cumhurbaşkanı, Sayın Başbakan, AK PARTİ'nin sayın yöneticileri, bakanlar, ağzını açan şöyle bir türkü söylüyor: "İlk üç günü masumdu, ondan sonrası işler karıştı." Efendiler, kimse şunu sormuyor: Peki, siz, ilk üç günü orada sağdan sola, soldan sağa, topla, çarp, çıkar, 200-300 kişiye binlerce bomba yağdıran polis hakkında…

FATİH ŞAHİN (Ankara) -Ne bombası Sayın Süreyya Önder?

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) - Beni vuran bomba. Açayım, göstereyim mi?

FATİH ŞAHİN (Ankara) - Makul bir şekilde konuşalım!

RECEP ÖZEL (Isparta) - Hiçbir şey yok!

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) - "Ne bombası?"ymış! Beni vuran bomba, belimde patladı, al, bak! "Ne bombası?"ymış! Belimde patladı, gel göstereyim! (BDP sıralarından alkışlar)

BAŞKAN - Sayın Önder, lütfen…

SIRRI SÜREYYA ÖNDER (Devamla) - "Ne bombası?"ymış. Git hastanedeki kayıtlara bak! Gel, sana fotoğrafını göstereyim. Al sana… "Ne bombası"ymış!

(Hatip elinde cep telefonuyla AK PARTİ sıralarına yürüdü)

BAŞKAN - Sayın Önder…

RECEP ÖZEL (Isparta) - Böyle bir usul var mı?

İLYAS ŞEKER (Kocaeli) - Orada konuş! Git kürsüde konuş!

BAŞKAN - Sayın Önder…

ERTUĞRUL KÜRKCÜ (Mersin) - 11 adamın gözü çıkardınız ya! Adamı deli etmeyin be!

BAŞKAN - Sayın Önder, lütfen, kürsüye geliniz. … (BDP sıralarından "Ara verin Sayın Başkan" sesleri)


Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.