Header Ads

Marmara Üniversitesi Araştırma Görevlilerine Açılan Soruşturmalara Karşı 1431 İmzalı Metin Yayımlandı


Noam Chomsky, Judith Butler, Ahmet İnsel, Nuray Mert, Yasemin İnceoğlu ve Baskın Oran'ın da içinde olduğu bin 431 kişi, Marmara Üniversitesi'nde araştırma görevlileri hakkında açılan soruşturmaya karşı hazırlanan metni imzaladı.

Eğitim-Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi, KESK'in 4-5 Haziran'da yaptığı iş bırakma eylemine katıldıkları için üyeleri hakkında açılan soruşturmanın geri çekilmesi amacıyla başlattığı imza kampanyası hakkında bilgi verdi.

Şube binasında basın toplantısı düzenleyen Şube Başkanı İsmet Akça, "KESK'in 4-5 Haziran 2013 tarihinde uyguladığı iş bırakma eylemine katılan Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi'nden Eğitim-Sen üyesi 11 araştırma görevlisi hakkında, sınav oturumlarına gelmedikleri ve bu sebeple sınavlarda aksamalar yaşandığı iddiasıyla Rektörlük tarafından başlatılan disiplin soruşturmalarına karşı Eğitim-Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi olarak başlattığımız imza kampanyası sona erdi" dedi.

İmza metninin gerekli kurumlara gönderileceği bilgisini de veren Akça, "Eğitim-Sen üyesi araştırma görevlilerinin, sendikaları tarafından gerçekleştirilen etkinliklere katılmaları suç olmayıp sendikal ve demokratik hakların kullanılması niteliğindedir" diye konuştu.

KESK'in iş bırakma eyleminin Dekan Prof. Dr. Yusuf Devran tarafından "yasa dışı" ilan edildiğini belirten Akça, Tunceli Üniversitesi'nden 4 akademisyen ile Uludağ Üniversitesi'nde yaptığı konuşma ile polis şiddetini eleştiren ve soruşturmaya maruz kalan Yard. Doç. Dr. Osman Erden gibi akademisyenlerin Gezi Parkı direnişine ilişkin ülke çapında başlatılan cadı avının kurbanı olduklarını söyledi.

Akça şöyle konuştu:

"Marmara Üniversitesi Rektörlüğü'nü soruşturmaları geri çekmeye, İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran'ı da akademik personelin anayasal, demokratik ve sendikal haklarını kullanmalarını engellemekten vazgeçmeye çağıran kampanya metnine yurt dışından 24 ülke ve 123 üniversiteden 173 akademisyen, Türkiye'den 83 üniversiteden 616 akademisyen, toplam 206 üniversiteden 789 akademisyenin yanı sıra çok sayıda gazeteci, yazar, siyasetçi, aktivist, öğrenci ve her meslek grubundan toplam bin 431 kişi imza attı." dedi.

Kampanya devam ederken Marmara Üniversitesi İletişim Fakültesi Dekanlığı'nın imzacılara ve basına gönderdiği mektuba rağmen imzacıların imzalarını geri çekmediğini belirten Akça, "Bu soruşturmalar ile birlikte Prof. Dr. Yusuf Devran'ın göreve başlamasından bu yana geçen iki yılda toplam 15 araştırma görevlisi hakkında açılan soruşturma sayısı 25'i bulmuştur. Dekanlık, özellikle araştırma görevlilerini mütemadiyen savunma hazırlamak, ifade vermek, dilekçe yazmak zorunda bırakarak asıl görevleri olan tezlerini yazmaya ve araştırma yapmaya ayırdıkları zamandan çalmaya son vermeli." dedi.

Metin şöyle:

Akademinin özgürlüğü, bizim özgürlüğümüz!
KESK'in 4-5 Haziran 2013 tarihlerinde iki gün olarak uyguladığı iş bırakma eylemine katılan İletişim Fakültesi’nden Eğitim-Sen üyesi on bir araştırma görevlisi hakkında Marmara Üniversitesi Rektörlüğü tarafından disiplin soruşturması başlatılmıştır. Bu soruşturmalar ile birlikte Prof. Dr. Yusuf Devran’ın göreve başlamasından bu yana geçen iki yılda toplam on beş araştırma görevlisi hakkında açılan soruşturma sayısı yirmi beşi bulmuştur.

Kamu görevlilerinin üyesi oldukları sendikaların aldığı karar doğrultusunda toplu eylem hakkı insan hakları sözleşmeleri, Anayasa ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile idari yargı kararları ile kesin biçimde tanınmaktadır. Eğitim-Sen üyesi araştırma görevlilerinin sendikaları tarafından gerçekleştirilen etkinliklere katılmaları suç olmayıp sendikal ve demokratik hakların kullanılması niteliğindedir. Eğitim-Sen İstanbul Üniversiteler Şubesi’nin bu doğrultuda yapmış olduğu basın açıklamasına cevaben, dekan Devran KESK’in iş bırakma eylemini yasadışı ilan etmiş ve sendikalarının kararı doğrultusunda bu eyleme katılan araştırma görevlilerinin cezalandırılmaları gerektiğini açıklamıştır. Böylece Devran, insan hakları sözleşmelerini, Anayasayı ve Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ile idari yargı kararlarını hiçe saydığını bizzat bir basın duyurusuyla ilan etmiştir.

Devran’ın açıklamasında kişisel sorumluluk alanları ve kişisel hak ve özgürlükler ile ilgisi olmadığını iddia ettiği iş bırakma eylemi, KESK'in “İnsanca Yaşam, Güvenceli İş ve Gelecek” talebine ilaveten Gezi Parkı direnişi esnasında ülke çapındaki polis şiddetini protesto etmek üzere gerçekleştirilmiştir. On bir araştırma görevlisi tam da bu nedenle, aynı iş bırakma eylemine katıldıkları için haklarında disiplin soruşturması açılan Tunceli Üniversitesi’nden dört akademisyen ve Uludağ Üniversitesi mezuniyet töreninde yapmış olduğu konuşmada polis şiddetini eleştirdiği için soruşturmaya uğrayan Yrd. Doç. Dr. Timuçin Köprülü gibi, Gezi Parkı direnişine ilişkin ülke çapında başlatılan cadı avının akademideki kurbanları ilan edilmek istenmektedir.

Bizler, aşağıda imzası olan yurttaşlar olarak bilimsel, mesleki ve insani sorumluluklarımızdan ötürü Marmara Üniversitesi Rektörlüğü’nü üniversitelerde ifade ve örgütlenme özgürlüğüne darbe niteliğindeki bu hukuksuz soruşturmaları geri çekmeye, İletişim Fakültesi Dekanı Yusuf Devran’ı da akademik personelin anayasal, demokratik ve sendikal haklarını kullanmalarını engellemekten ve soruşturma mekanizmasını araştırma görevlileri üzerinde psikolojik şiddet aracı olarak kullanmaktan vazgeçmeye çağırıyoruz.

Çünkü Akademinin özgürlüğü, bizim özgürlüğümüz!

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.