Header Ads

Sendikacı Süleyman Yeter Cinayeti Davası: Sanık Polis Ahmet Okuducu İçin "Özel Rapor" Alınacak


Limter-İş Sendikası yöneticisi Süleyman Yeter'i işkenceyle öldürdüğü iddiasıyla yargılanan polislerden biri olan Ahmet Okuducu'nun avukatı Adli Tıp raporunun 'gerçeği yansıtmadığını' iddia ederek 'özel rapor' istedi. Okuducu için 'özel rapor' istemi kabul edildi. Dava 22 Ekim'e ertelendi.

Limter-İş Sendikası Eğitim Uzmanı Süleyman Yeter'in işkenceyle öldürülmesi davasına Çağlayan'da bulunan İstanbul Adliyesi 6. Ağır Ceza Mahkemesi'nde devam edildi. Avukatlar savcının, "kastı aşan insan öldürmek"ten 15 yıl hapsini istediği Okuducu'nun, canavarca hislerle, işkence yaparak, kasten insan öldürmekten yargılanmasını istedi.

'YETKİLİLER SUÇU ÖRTMEYE ÇALIŞTI'
Süleyman Yeter'in ağabeyi Musfata Yeter'in de katıldığı davayı 30'a yakın avukat takip etti. Avukatlar adına davadaki gelişmeleri özetleyen Keleş Öztürk, "Yetkililer bir insanlık suçu olan işkenceyle insan öldürme suçunun aydınlanması için çaba göstermek yerine gerçeğin üstünü örtmeye çalışmıştır. Suçu işleyenler değil, Yeter'in işkenceyle öldürüldüğünü ispatlayan Adli Tıp raporunu hazırlayan bilim insanları hedef gösterilmiştir" şeklinde konuştu.

İşkencenin sistematik bir yöntem olarak kullanıldığını hatırlatan Öztürk, sadece Okuducu'nun değil o dönem devrimci, sosyalist ve muhalif kesimleri işkenceden geçiren bütün TİM-3 üyelerinin yargılanarak ceza alması gerektiğini ifade etti. Öztürk, işkencecilerin devlet yetkilileri tarafından kollandığını da vurgulayarak, işkence tanıklıklarını haberleştirdiği için ETHA'ya dava açan Sedat Selim Ay'ın İstanbul Emniyeti terörle mücadeleden sorumlu müdür yardımcılığına terfi ettiğini hatırlattı.

MUHTAR KİMLİĞİ DÜZENLENDİ!
Öztürk'ün ardından söz alan Avukat İbrahim Erbil ise Okuducu'nun ifadelerinin çelişkili olduğunu belirterek, "3 saatlik sorgu sırasında tutulan tutanak yarım sayfadır ve sadece kimlik bilgilerinden ibarettir. Bu bile işkence yapıldığı için yeterli delildir. Yeter komünist bir işçi önderi olduğu için bilinçlice seçilmiş ve kasten öldürülmüştür" dedi.

Okuducu'ya nüfusa kayıtlı bulunduğu köyün muhtarı olan İskender Arıcı adıyla sahte kimlik düzenlendiğini ve Okuducu'nun kendisi hakkında yokluk belgesi hazırladığını hatırlatan Erbil, AİHM'e de başvurduklarını belirtti.

YARGILANMASINI İSTEMEK AYRIMCILIKMIŞ!
Erbil'in avukatlar adına hazırlanan toplu dilekçe ve AİHM kararını Mahkeme Heyeti'ne sunmasının ardından söz alan Okuducu'nun avukatı Ali Çelik, avukatların insanlık suçu niteliği taşıdığı için cezada indirime gidilmemesi talebinin 'ayrımcılık' olduğunu iddia etti.

 'ÖZEL RAPOR'
Adli Tıp raporunun olayı yeterince aydınlatmadığını öne süren Çelik, 'özel bir rapor' hazırlamaları için ek süre talep etti.

Savcı'nın talebin reddedilmesine ilişkin ifadelerini dikkate almayan Mahkeme Heyeti, davayı 22 Ekim tarihine erteledi. Hasta tutuklular için başka hastanelerde hazırlanan raporları kabul etmeyen yargı, Okuducu için 'özel rapor hazırlanmasını onaylamış oldu.

Davanın ardından bir açıklama yapan Avukat Ercan Kanar ise, devletin bütün birimlerinin katili korumaya çalıştığını hatırlatarak, "Okuducu hakkında zamanında kırmızı bülten çıkartılsaydı bu dava bu kadar uzamazdı. Savcının talebi ise canavarca hislerle, işkence ederek ve kasten öldürme olduğu için yetersizdir. Yeter'in katledilmesi insanlık suçu vasfı taşımaktadır" ifadelerini kullandı.

Kanar'ın ardından söz alan Limter-İş Genel Başkanı Kanber Saygılı da "TİM-3 bir bütün olarak bu suçtan sorumludur. Hepsi yargılanmalıdır" dedi. (etha)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.