Header Ads

17 Aralık Seks İşçilerine Yönelik Şiddetle Mücadele Günü: "Seks İşçisiyim Diye Beni Öldüremezsin"


Bugün 17 Aralık Seks İşçilerine Yönelik Şiddetle Mücadele Günü. Türkiye’nin ve dünyanın her yerinde seks işçisi kadın, erkek ve translar şiddetin ortasında yaşamlarını sürdürmeye çalışıyor. Damgalanma, ötekileştirme, toplumsal dışlanma, ayrımcılık, şiddet ve cinayetler seks işçilerinin gündelik tecrübeleri arasında. Seks işçileri tehdit, cinsel saldırı, gasp, fiziksel saldırı ve cinayet çemberine mahkum edilmiş durumda. Buna ne toplum karşı çıkıyor ne de yetkililer önlem alıyor. Seks işçileri ölüme terk ediliyor.

Seks işçileri sokakta polisin kötü muamelesine ve işkencesine maruz kalıyor, keyfi para cezaları ile daha çok sokağa ve şiddetin göbeğine itiliyor. Polis çeteleri seks işçilerinin üzerine salıyor.

Seks işçilerinin evleri basılıyor ve kapatılıyor. Seks işçisi kadınlar sokakta çalışmaya itilirken, müşteri, polis ve çete şiddetinin kucağında her türlü şiddeti tecrübe ediyor.

Neredeyse her gün “fuhuş operasyonları” yapılıyor, seks işçisi kadınlar medyaya deşifre ediliyor, zorunlu HIV testlerine maruz bırakılıyor. Yetmezmiş gibi haklarında açılan davalarla linç ediliyor.

Her yıl birçok seks işçisi müşterileri, çeteler veya partnerleri tarafından öldürülüyor; failleri ya yakalanmıyor ya da çeşitli bahanelerle cezalarında indirime gidiliyor veya serbest bırakılıyor. Devlet bu yolla, seks işçisi öldürmek mübahtır diyor.

Genelevler kapatılıyor, seks işçisi kadınlar sokakta son derece güvenliksiz ve riskli ortamlarda her türlü korumadan yoksun şekilde çalışmak zorunda kalıyor. Genelevlerin kapatılmasıyla çalışma mekanları ellerinden alınan seks işçisi kadınlar güvencesizliğe ve yoksulluğa itilerek ekonomik şiddetin mağduru oluyor.

Seks işçilerini suçlu haline getiren yasa ve politikalar, seks işçilerini “namussuz”, “ahlaksız”, “düşmüş” ve “toplumsal değerlere aykırı” gösteriyor; bu durum da seks işçilerine yönelik toplumsal nefreti körüklüyor.

Yazılı ve görsel medya, seks işçiliğini olumsuzlayarak ve polisin kendilerine verdiği bilgiler ışığında taraflı haber yaparak, seks işçilerini bir kat daha mağdur ediyor.

Yaşlı, HIV+, hasta, evsiz, yoksul, engelli ve benzeri kırılgan gruplardan seks işçileri, bütün yaşanan hak ihlallerine ek olarak kendi özel durumları sebebiyle şiddeti ayrıca tecrübe ediyor.

Seks işçilerinin maruz kaldığı şiddet önlenmediği sürece kadına yönelik şiddet ve nefret suçları bitmeyecek. Seks işçilerinin çeşitli alanlarda maruz kaldığı şiddet bitmedikçe, cinsel yolla bulaşan hastalıklar artış göstermeye devam edecek. Hükümet seks işçilerine yönelik şiddete karşı seks işçilerinin seslerini duymadıkça ölümler durmayacak ve toplumsal barış tesis edilemeyecek.

Hükümet genelevlerin kapatılmasına son vermeli; Kabahatler Kanunu’nu gerekçe göstererek yazılan keyfi cezaları durdurmalı; polisin seks işçilerine uyguladığı kötü muamele ve işkence vakalarını titizlikle soruşturmalı ve failleri cezalandırmalı; seks işçisi cinayetlerinin faillerinin cezalarında indirime gidilmemeli ve etkin soruşturma yürütülmeli; fuhuşu bitirmek iddiasıyla kadın seks işçilerine yönelik bir linç uygulamasına dönüşen “fuhuş operasyonları”na son verilmeli; seks işçiliği bir meslek olarak tanınmalı ve seks işçilerine yönelik her türlü aşağılayıcı ve ayrımcı uygulamaya son verilmelidir.

Seks işçilerine yönelik fiziksel, psikolojik, cinsel ve ekonomik şiddete son verilmeli. Seks işçilerinin insan haklarının insan hakları olduğunun bilincine varılmalıdır.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.