Header Ads

"Berkin Elvan İşgal Evi'nde Çocuklara İşkence Yapıldı" İddiası Doğrulandı


HDP’nin bileşeni SYKP’li yönetici, üye olmak üzere 7 kişilik bir grup tarafından iki çocuğu işkencesi "bu olayın üstünün örtülmemesine karşı çıkan bir sosyalist" tarafından duyurulmuştu. HDP'li Kürkçü olayı doğrularken, olayda adı geçen SYKP yönetisi Saymadi de "keşke hiç yaşansamaydı" dedi.

Olayda adı geçen ve yerel seçimde HDP Beşiktaş belediye eşbaşkan adayı olan Ahmet Saymadi twitter hesabından olayın doğruluğunu kabul etti "Yaşananlar sebebiyle üzgünüm. Keşke hiç yaşanmasaydı. Gençlerden özür de diledim." dedi.

SYKP yöneticisi de olan Saymadi tumblr sayfasında da yayınladığı açıklamasında "Gençlerin üzerinden daha önce parti (HDP) bürosunda çalınan bir telefon ve bazı eşyalar çıkmıştır. Çıkan eşyaların çalınan eşyalar olup olmadığı teyit edilmiştir. Hırsız yakalandığı haberi bana gelince, parti (HDP) bürosundan ayrılıp, işgal evine gittim. Orada yaklaşık 20 dakika kalıp ayrıldım. Olaydaki sorumluluğum, yönetici olduğum halde olayı o an bitirmemiş olmamdır. Gençler dövülmüş, bir süre evde tutulmuş, sonra da evden gönderilmişlerdir. Ayrıca ertesi gün bu iki gençle görüşülmüştür. Sağlık durumlarında -evden çıktıkları andan itibaren- herhangi bir problem yoktur." dedi.

SYKP de olaya karışan 4 yöneticiye 12 ay, 3 üyeye ise 11 ay geçici çıkarma kararı verdiğini açıkladı.

HDP Eş Genel Başkanı Ertuğrul Kürkçü, Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin (SYKP) yönetici, üyelerinden oluştuğu söylenen 7 kişilik gurubun ‘hırsızlık’ gerekçesiyle 18 yaşından küçük iki çocuğa yönelik işkence iddialarını “Olaydan bilgimiz var. Sosyalist Yeniden Kuruluş Partisi’nin (SYKP) bu olayı disiplin kuruluna götürdüklerini ve adı geçenlerin cezalandırıldıklarını biliyoruz” dedi.

SYKP’nin HDP’nin bir bileşeni olduğunu hatırlatan Kürkçü, HDP’nin bileşenlerin içişlerine karışma ya da herhangi bir yaptırım yükümlülüğüne sahip olmadığını bunu da doğru bulmadıklarını söyledi. Bununla birlikte söz konusu dosyanın kendilerine ulaştırılmasını istediklerini vurgulayan Kürkçü olayı izlemeye devam ettiklerini de dile getirdi.

HDP’nin bileşeni SYKP’li yönetici, üye olmak üzere 7 kişilik bir grup tarafından iki çocuğu işkencesi "bu olayın üstünün örtülmemesine karşı çıkan bir sosyalist" tarafından duyuruldu.

“ Çocuklara İşkence Eden Bazı ‘Solcular’ Üzerine” başlığıyla kaleme alınan yazı, mail ortamında yaygınlaştı.

Yazı şöyle:

“Önce adı geçen partinin üyesi devrimcilerin bu rezalete tavır almaları şarttır. O yüzden isimleri teşhir etme onurunu onlara bırakıyorum. 1 Mayıs’a kadar devrimci kamuoyuna bu kişileri teşhir etmezlerse, bir insanlık suçunu cezalandırmak için kendi üye ve yöneticilerini teşhir ederek büyümezlerse, bu büyük fırsatı teperlerse, isimleri ben açıklarım.”

Çocuklara işkence Beşiktaş’da yaşanıyor. Öksüz ve yetim olduğu söylenen iki Kürt çocuğunun kaldıkları evde oluyor. Çocuklardan biri “TMK mağduru bir çocuk” olarak cezaevinde bir süre kalıyor. İkisinin de 18 yaşın altında olduğu söyleniyor.

Çocukların bu eve gelip giden SYKP’lilerin bazı eşyalar ve bir miktar parayı çaldıkları iddia ediliyor. SYKP’li yönetici ve üye dört kişi daha sonra üç kişiyi de çağırarak çocukları 5 saat evde tutuyor. Sopalarla kan içinde bırakıncaya kadar dövüyor. Kendilerince sorguluyor. Kan içinde bıraktıkları çocukları daha sonra Abbasağa Parkı’na bırakıyorlar. Saat başı ölüp ölmediklerini kontrol etmeyi ihmal etmiyorlar.

Beşiktaş’ta Berkin Elvan İşgal Evi’nde yaşanan bir olaydan bahsediyorum. Söz konusu evde iki tane Kürt çocuk kalırmış. Bunlar öksüz ya da yetim, evsiz, işgal evinde yaşayan çocuklarmış. İçlerinden biri daha önce “TMK mağduru bir çocuk” olarak cezaevinde de kalmış. Bu iki “çocuk” (yaşları 18in altındaymış), işgal evine gelip giden kişilere ait bazı eşyalar ve bir miktar parayı çalmış ve bir sol partinin üye ve yöneticilerinden oluşan dört kişilik bir grupça yakalanmış. Daha sonra çağırdıkları 3 kişiyle de beraber bu “üye ve yöneticiler” bu “çocukları” 5 saat zorla evde tutmuş, sopalarla kan içinde bırakıncaya kadar dövmüşler. Herhalde kendilerince sorgulamışlar. Kan içinde bıraktıkları hırsızları daha sonra Abbasağa Parkı’na bırakmışlar. Saat başı ölüp ölmediklerini kontrol etmeyi de ihmal etmemişler.

-miş’li geçmiş zaman kullanmama bakmayın, bu hadiseyi bana aktaranlara ilk ben de inanamadım. Güveneceğim ve mevzuyu bilen kişilere sordum. Bilgilerim doğrulatılmıştır, kesindir. Olayın detayını ayrıntılarıyla öğrendim. Bu “işkenceci” solcuların kim olduklarını ve mensubu bulundukları sosyalist partinin Disiplin Kurulu kararınca yönetici olan 3 kişinin 12 kınama, uyarı ve 12 ay uzaklaştırma cezası ve diğer 4 kişinin de kınama, uyarı ve 11 ay uzaklaştırma cezası aldıklarını öğrendim. Ancak bu partinin de olayı kendi kurulları içinde tartışıp cezalandırmaya gerek gördüğü bu kişileri teşhir etmeyip halktan saklamakla yanlış yaptıklarını düşündüm.

Biz Festus Okey’in gördüğü şiddetle, Berkin Elvan’ın kafasına isabet eden kapsülle bu “solcu şiddetini” ayıramayız. Çocuklara karşı şiddet ve en önemlisi işkence kim yaparsa yapsın aynı şeydir, ve insanlık suçudur diye düşündüm. Bir insanlık suçunun işlendiği koşullarda kimsenin “bu bizim iç meselemiz” deme hakkının bulunmadığını, üstelik bu yöneticilerden birinin HDP’mizin bir ilçe eşbaşkan adayı ve görünen yüzlerinden biri olduğunu göz önüne alarak, teşhirlerinin ve siyasi konumlarını telafisiz bir şekilde kaybetmeleri gereğini önemli bularak bu yazıyı yazıyorum. Geçici uzaklaştırmaların siyaseten bu kadar güçlenmiş bireyler için uygun cezalar olmadığını, bu kişilerin tamamen tecrit edilmeleri ve halka teşhir edilmeleri gereğine inanıyorum.

Bu kişilerin isimlerini, üyesi bulundukları parti, kendileri karara itiraz ettikleri için henüz açıklamamış. İtiraz sonucu bekleniyormuş. Böyle bir karara itiraz hakkı varmış. Bu kişileri resmen uzaklaştırmış ama bu kararın saklandığı koşullarda kitlelerin bunu bilmesi mümkün değil. Adı geçen yöneticilerden biri HDK’nın en görünür yüzlerinden biridir, bir twitter fenomenidir, binlerce takipçisi onu HDK’nın ve Gezi’nin yüzü olarak görmektedir. Onun çağrısını yaptığı eylemlere gitmekteydik. Bir ilçede HDP’liler olarak ona oy verdik. Bu nedenle özellikle bu kişinin teşhiri ve siyasi gücünün sıfırlanması hayati önem taşımaktadır.

Arkadaşlar, proletarya burjuvazinin hakkından gelir, biz önce kendi içimizdeki bürokrat tayfasını, kendi içimizdeki despot taslaklarını, en beteri kendi içimizde -işkence ve çocuklara karşı şiddet- gibi insanlık suçlarına bulaşmış olanları siyaseten etkisizleştirmeliyiz.

Üyesi bulundukları partinin bu kişilere ceza vermiş olması olayın gerçekliğinin kanıtıdır. Ancak böyle bir suçta “geçici uzaklaştırma” verilemez. İnsanlık suçlarının affı yoktur. Ne varmış çocuklar hırsızlık yaptıysa? Biz baklava çalan çocuklara ceza veren devlete karşı çıkarken, kendi içimizde “mülk sahibi sınıfların refleksiyle” evsiz ve sahipsiz iki gariban çocuğu dövenleri mi koruyacağız? Acaba bu “hırsızlar” ailesi evi olmayan sahipsiz Kürt çocukları olmasa da bu rahatlıkla dövebilecekler miydi? Bu meselede ırkçılık vardır, “özel mülkiyetin kutsallığı” safsatası vardır, beyaz Türk refleksleri vardır, işkence ve çocuklara karşı şiddet vardır.

Denilebilir ki bu partinin iç meselesidir, onlar karar verir. Hayır! Bu konudaki tavrınız düzen ile devrim arasında bir seçimdir. “En kutsal savaş insanın kendi nefsine karşı verdiği savaştır”. Önce adı geçen partinin üyesi devrimcilerin bu rezalete tavır almaları şarttır. O yüzden isimleri teşhir etme onurunu onlara bırakıyorum. 1 Mayıs’a kadar devrimci kamuoyuna bu kişileri teşhir etmezlerse, bir insanlık suçunu cezalandırmak için kendi üye ve yöneticilerini teşhir ederek büyümezlerse, bu büyük fırsatı teperlerse, isimleri ben açıklarım.

Bu yazdıklarıma tepki duyacak olanların diyebileceklerini tahmin edebiliyorum. Bu partinin içinden “ceza verdik işte, gerisi bizi ilgilendirir” diyebilecek olanlara sesleniyorum: Kendinize gelin ve halka gerçeği söylemenin en devrimci görev olduğunu hatırlayın. Hiç bir grubun, partinin dar çıkarları devrimin önünde değildir.

Üstelik bu yöneticilerinizin güçlerini siyaseten sıfırladığınızda ve kamuoyuna teşhir ettiğinizde, aynen vakti zamanında taciz nedeniyle bağlı bulunduğu partiden ayrılmayı bir devrimci görev saymış olanlar gibi, büyüyeceksiniz.

Pislikle beraber yaşamayı, pisliğin üzerini kapamayı seçerseniz de küçüleceksiniz. İçimizdeki pisliği yok etmede ilk görev size ait.

İşkence ve çocuğa karşı şiddet gibi bir pisliğe bulaşanların yeri devrimci saflar olamaz. Partinizi ve HDP’yi bu kişileri süresiz uzaklaştırması için ikna edin, ve bu kişileri önce siz devrimci kamuoyuna teşhir edin.

2 yorum:

  1. Olay yazdığınız gibi değil arkadaşlar,
    http://siyasihaber.org/haber/berkin-elvan-ogrenci-evi-olayinin-arka-yuzu

    YanıtlayınSil

Blogger tarafından desteklenmektedir.