Header Ads

Cumartesi Anneleri'nin 475. Buluşması: "Gençlerimizin Varlığı Bu Topraklardan Hiç Silinmeyecek"


Cumartesi Anneleri, 475. kayıplar eyleminde, 22 yıl önce kaybedilen Hüsamettin Yaman ve Mehmet Soner Gül'ü andı.

Galatasaray Meydanı'nda ellerinde karanfiller ve yakınlarının fotoğraflarıyla gelen aileler, bir kez daha kayıpların akıbetini sordu, adalet istedi. Konuşmalardan önce Hüsamettin Yaman'ın en sevdiği türkü "Büyü de" dinletildi.

Ardından söz alan Hasan Ocak'ın kardeşi Maside Ocak, Mardin'de kazı sırasında bulunan ve Kemal Birlik, Zübeyir Birlik, Abdülbaki Birlik ve Zeki Alabalık'a ait olduğu tespit edilen kemiklerin bugün defnedileceğini belirtti. "Onlar uzun bir sürenin ardından artık bir mezara kavuştular" diyen Ocak, orada olamamanın üzüntüsünü yaşadıklarını dile getirdi.

'TÜM İNSANLIK BU KAYIPLARDAN HABERDAR OLSUN'
Yüksekova'da 1996 yılında kaybedilen Abdullah Canan'ın yakını Vahap Canan, yakınının kaybedilmesinin ardından gerçekleşen bir itiraf olayını şöyle aktardı: "Abdullah Canan kaybedildikten sonra tayini çıkan Cumhuriyet Başsavcısı evimize geldi ve failleri tanıdığını anlattı. Başsavcı gerekeni yapmak istediğini ancak ona dosyadan el çektirildiğini söyleyerek ailemiz ile helalleşti."

Tüm kayıp yakınlarının acılarının aynı olduğunu belirten Canan, "Tek istediğimiz tüm insanlığın bu kayıplardan haberdar olması ve faillerin cezalarını çekmeleridir" dedi.

ROBOSKİ'NİN, GEZİ'NİN HESABI VERİLMİYOR
İzmir'de 1995'de kaybedilen Murat Yıldız'ın annesi Hanife Yıldız, Başbakan Tayyip Erdoğan'ın Almanya ziyaretini hatırlattı. Başbakan Erdoğan'ın Almanya'da Nazi çeteleri tarafından katledilen 8 göçmenin hesabını sorduğunu hatırlatan Yıldız, "Almanya'da hesap soruyor, ama bizim kayıplarımızın, Roboskî'de katledilen 34 canın, Gezi'de katledilenlerin hesabını vermiyor bize" dedi. 1 Mayıs'ta yaşanan devlet şiddetini de kınayan Yıldız, özgürlük talebiyle sokağa çıkan gençlerin derhal serbest bırakılmasını istedi.

'CESEDİNİZİ GETİRİN, FAİLLERİ BULALIM'
1980'de kaybedilen Hayrettin Eren'in kardeşi İkbal Eren, Başbakan'ın birkaç yıl önce Cumartesi Annelerini tanımak için ayağına kadar çağırdığını, fakat görüşmenin ardından hiçbir gelişme yaşanmadığını belirtti. Eren, yaptıkları görüşmede yetkililerin "Cesedinizi getirin faillerini bulalım" dediklerini ifade etti. "Biz cesetlerimizin nerede olduğunu bilsek burada olmazdık" diyen Eren, yakınlarının cansız bedenlerini istediklerini ve failleri yargılanana kadar meydanlarda olmaya devam edeceklerini vurguladı.

'BÜYÜ DE ÇOCUK, BÜYÜ DE'
22 yıl önce Mehmet Soner Gül ile birlikte kaybedilen Hüsamettin Yaman'ın ağabeyi Feyyaz Yaman, "Sadece Hüsamettin ve Mehmet için değil, bütün analar ve kayıpları için yeniden anlatacağız hukuksuzlukları" diye konuştu. "Büyü de" türküsüne atıfta bulunan Yaman, "Onlar büyümeye devam edecekler, Gezi'de de, Roboskî'de de büyüyecek bizim gençlerimiz" diyerek, katledilen gençlerin faillerinin yargılanmasını istedi.

"İktidarın şiddeti gençlere karşı her zaman acımasız olmuştur. Devletin eli dün de, bugün de kanlıdır" diyen Yaman, bunun bütün dünyada örnekleri olduğunu aktardı. Berkin Elvan'ı da anan Yaman, "Gençlerimizin varlığı bu topraklarda hiç silinmeyecektir. Büyü de çocuk büyü" sözleri ile konuşmasını sonlandırdı.

İnsan Hakları Derneği İstanbul Şubesi Gözaltında Kayıplara Karşı Komisyon adına basın metnini okuyan Mukkades Şamiloğlu, üniversite öğrencisi olan Hüsamettin Yaman ve Mehmet Soner Gül'ün 4 Mayıs 1992'de Fındıkzade otobüs durağından birlikte gözaltına alındığını hatırlattı. Yaman ve Gül'ün ailelerinin tüm girişimlerine rağmen hiçbir gelişme kaydedilmediğini belirten Şamiloğlu, özel harekatçı Ayhan Çarkın'ın, Hüsamettin Yaman ve Mehmet Soner Gül'e ilişkin, "Kafalarına ve enselerine birer kurşun sıkmak suretiyle öldürdük. Çerkezköy kırsalına gömdük" itirafında bulunduğunu belirtti.

Şamiloğlu, Yaman ve Gül'ün faillerinin belli olduğunu ifade ederken, tüm sorumlular yargılanana kadar mücadele etmekten vazgeçmeyeceklerini vurguladı.

(ETHA)
foto: Yarın

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.