Header Ads

Şafak Pavey'den Çorum Açıklaması: 'Katliam Anmasını Hovardaca Tartaklamak Kötü Niyetlidir'


Çorum’da 1980 yılında meydana gelen ve 57 kişinin katledilmesi, yüzlerce yaralı ve onlarca evin yakılması ile sonuçlanan olaylar dün bir kez daha lanetlendi. Anma etkinlikleri esnasında CHP milletvekilli Şafak Pavey konuşma yaptığı anlarda, HDP'lilerin protestosuyla karşılaşmıştı. Pavey bu protestoya dair bugün bir açıklama yayımladı.

Açıklama şöyle:

İftiralara cevap vermemenin, endişelerinizi duymazdan gelmenin size değer vermemek olduğunu düşünüyorum. Her zaman kötü de olsa iyi de olsa, gerçeği bilme hakkımız vardır. Ben bu ilkeye yemin ederek siyasete adım attım..Halkımızın kirli propagandalar arasından sağ salim çıkarak doğruyu bulma yeteneklerine sonsuza kadar güveniyorum..

34 yıl boyunca karanlığa bırakılmış, Çorum katliamı anmasında; acıları yüreklerinde yumruk gibi takılı kalmış Aleviler tarafından protesto edildiğim masalına; bir avuç tuz alıp seğirten AKP medyasına bir kez daha acıdım. Eşi benzeri görülmemiş hortumlama servetlerine; eşi benzeri görülmemiş devlet imkânlarına; eşi benzeri görülmemiş propaganda araçlarına; milyonlarca dolara kiraladıkları Obama seçim ekibinin kullanılmış aklını yeniden boyayıp Türk halkına satmalarına rağmen hala o kadar çaresizler ki, matemimize saldırarak çakma haber arıyorlar...

Muazzam soygunlardan, ayrımcılık, nefret üretmek ve yaymak, toplu işçi katliamları, müzmin yalancılık, vatandaşlarımızın yandaş terör örgütü elinde esir tutulmaları dahil arsızlık seviyesindeki utanmazlık hallerinden haberdardık. Ama matemden medet umacak kadar yerlerde süründüklerini doğrusu yeni öğrendik;

1- Çorum’da canlarımızın katledilmesi anmasına vekil olarak davet edilmeme rağmen, vekil olarak değil, bu barbarlığı bildiğim günden beri ruhunda hiç unutmadan taşıyan sıradan biri olarak gittim.

2- Konuşma yapmak niyetim yoktu. Anmaya katılan vatandaşların ve dedelerin ısrarı sonucu kısa bir konuşma yaptım. Katillerini bulamadığımız bir kıyımda kalanlara söyleyecek ne sözüm olabilir ki, ağır kederi bölüşmekten başka.. Dolayısıyla konuşmamı kesmedim, o kadardı.

3- Konuşmama başlar başlamaz, birkaç bin kişinin katıldığı kitlesel matemi anmaya değil, anmayı gürültüyle itibarsızlaştırmaya niyetli olan, başlarında HDP il başkanının olduğu 7 kişi tarafından 'Dersim' sözcüğüyle sloganlar atıldı.

4- Bunun protesto olduğunu bile düşünmedim. 2012 de AB parlamentosunda yaptığım Dersim konuşmasından ötürü, Dersim hakkında konuşmak üzere defalarca Avrupa’daki etkinliklere davet edildiğim için...

5- Ama halk derhal onları protesto etti ve anmadan ayrılmaya mecbur kaldılar. Hatta akşamüstü yapılan panele bile katılamadan şehri terk ettiler.

6- Benimse konuşmam defalarca alkışlarla kesildi. Dinleyicilerimle karşılıklı çok duygusal anlar yaşadık.

7- Dolayısıyla protesto edilen ben değil, protesto etmeye niyetlenenler oldu. Olay bundan ibarettir. Orada bulunan yerel Yayla Haber Gazetesi doğruyu yazdı: “Vatandaşlar, Pavey’i protesto eden HDP’lilere tepki gösterdiler. HDP'liler protestolarının Pavey’in şahsına değil CHP’ye olduğunu belirttiler. “ Doğru ne zaman kara propagandaya döndüğünü anlamadım.

Alevileri dostlarından ayırmak, yalnızlaştırmak hedefiyle, yılan dozundaki sinsi kurnazlıkları sonuna kadar kullanan, mal bulmuş mağribi gibi atlayan AKP’nin heyecanlı kumpasçıları; matem bölüşenlerden ekmek çıkaramazlar.

8- HDP’nin bağlı olduğunu sıkça ilan ettiği 'barış' ve 'kardeşlik' değerlerine ve Çorum Matemi ruhuna aykırı davrandıklarını düşündüğüm söz konusu kişiler; kimliklerini, altındaki niyetlerini gizlemek üzere siper olarak kullanıyor olmalılar.

9- Ancak hesabı mahşere kalmış bir katliam anmasını; hovardaca tartaklamak, katledenlerinki kadar olmasa da bir o kadar kötü niyetlidir. Kötüler ne yaparsa yapsın, Ozan’ın dediği gibi uzun ince bir yol bu! Gah ağlaya gahi güle mutlaka ulaşacağız menzile.

10- Bu vesile ile Çorum Katliamı Anma Konuşmamı da paylaşmak istiyorum:

“3 Temmuz 1980 de bu şehirde 10 yaşında bir çocuk ağabeyinin gözünün önünde tıpkı Ali İsmail gibi insanlığını kaybetmişler tarafından dövülmesine; kurşunlarla delik deşik edilmesine; hala yaşıyorken hastanelere alınmamasına; gözlerinin önünde acılar içinde ölmesine tanık oldu. Adı Metin Ardıç’tı ve yeryüzündeki tek suçu Alevi olarak doğmaktı. Finlandiya’da doğsaydı Alevi olması bir günah olarak cezalandırılmayacak, muazzam bir zenginlik olarak takdir edilecekti.

Ben Çorum katliamı ve talanının olduğu o tarihte Metin’den daha küçüktüm. Ama Alevi olmayan ailemin nasıl gözyaşı döktüğü hafızamdan hiç silinmedi. Kurşunların, tekmelerin, hakaretlerin, kovulmaların arasında ağabeyini kurtarmaktan başka hiçbir arzusu olmayan Metin’in de asla unutmadığını biliyorum.

Ben Alevi değilim ama kendimi Alevi gönlüyle doğmuş bir Sünni diye tanımlıyorum.

Aleviler sessiz kederleriyle her zaman en vakur bağışlayıcılardır. Bize yetinmeyi, bize anlamayı, bize cesareti ve bize Anadolu’daki bunca Alevi katliamına rağmen ayakta kalınacağını öğrettiler. Onlara borcumuz çok.. Çağlar boyu dilimizden düşmeyen türküler verdikleri için.. Bu zor coğrafyada seküler kalabilmenin de mümkün olduğunu öğrettikleri için.. Eğer hala umudumuz canlıysa, katliamlara, bu vahşi kırımlara rağmen engin canları yanarak bizi aydınlattıkları içindir.. Buna bütün yüreğimle inanıyorum. Sizlerin yüreklerinize inandığım kadar…”

Saygılarımla, 4 Temmuz 2014
Şafak Pavey-İstanbul Milletvekili

Not: Anmada bulunan Tunceli Milletvekili Hüseyin Aygün ve panel konuşmacısı Denizli Milletvekili İlhan Cihaner de bu açıklamayı imzalarıyla paylaştılar.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.