Header Ads

Çarşı Davası 16 Aralık'ta: 'Çapulculuktan Darbeciliğe Yükseldiler'


Osman Arslan/cha

Gezi eylemlerine katıldıkları için darbecilikle suçlanan taraftar grubu Çarşı üyelerinin avukatı, müvekkillerinin çapulculuktan darbeciliğe yükseldiğini söyledi. Bu davanın Türk yargısının varlık imtihanı olduğunu belirten avukat Sabit İnan Kaya, Gezi’den önce başlayan soruşturmada tehdit suçundan dinleme yapıldığını daha sonra darbeciliğe çevrildiğini anlattı.

Gezi eylemlerine katıldıkları gerekçesiyle Çarşı grubunun liderlerinin de aralarında bulunduğu 35 kişi hakkında darbecilikten iddianame düzenlendi. Gezi nedeniyle ilk kez darbe suçlamasının yapıldığı iddianameye, sanıkların avukatlarından Sabit İnan Kaya, tepki gösterdi.

Böyle bir suçlamayı beklemediğini ancak Türk yargısından beklenilmeyecek şeyler olduğu için alışkın olduklarını kaydetti. Müvekkillerinin gözaltına alınmalarının şüpheli olduğunu ifade eden Kaya, “Cem abiyle (sanık Cem Yakışkan) görüşmüştük ‘gözaltı olma ihtimali yüksek’ demiştim. Ertesi gün de gelip aldılar. Örgüt suçlamasını beklemiyordum. Ama emniyetteki memurların yaklaşımını gördüğümde söyledim bir örgüt çıkabilir işin içinden. Zaten belli isimleri söylemiştim, ‘sizi birbirinize bağlamaya çalışacaklar.’ Çünkü bu yapının oluşabilmesi için böyle görünmesi gerekiyor. Ama tapelerden bunu bağlayacak herhangi bir şey bulamamışlar. Zaten gözaltına alınan 22 kişi vardı, 22 kişiyi birbirine bağlayacak herhangi bir şey yoktu.” dedi.

Çarşı’ya ilişkin davanın Türk yargısının varlık imtihanı olacağını vurgulayan Kaya, “Gerçekten var mıyım yok muyum diye karar verebilir, veya kendisini gösterip gösteremediği, başka bir şekilde söyleyecek olursak bence Türk yargısı için onur mücadelesi.” ifadelerini kullandı.

Böyle bir iddianamenin belli bir gücün baskısında çıkmış olabileceğini kaydeden Kaya, aksi durumda bu iddianameyi açıklamanın mümkün olmadığını söyledi. Kaya, “Nereden bakarsanız bakın bu suçu görme ihtimaliniz yok.” diye konuştu.

"IŞİD İLE DE BAĞLANTI KURULABİLİR"
İddianamede DHKP/C ve MLKP gibi haklarında hüküm kurulmuş örgütlerin anlatılmasına değinen Kaya, “Bunlar zaten şu ya da bu şekilde var olan, kendileri hakkında bir sürü şey kurulmuş olan örgütler. Ama örgütleri anlatırken savcı bey şu özeni göstermemiş, bu örgütlerle bu kişiler arasındaki bağlantıyı neye göre kuruyorsunuz. Teknik olarak konuşuyorum. İki kişi aynı zamanda dünyada eş zamanlı olarak var olabilir. O zaman bu kişilerle IŞİD arasında da bağlantı kurabilirsin, çünkü IŞİD de var. Bu örgütlerle ilgili hiçbir soru da sorulmadı. İnsanlar arasında bağlantı kurarlar, taraftar grubunu belki bir örgüte dönüştürmeye çalışırlar, bu geniş bir hayal gücü ama yapılabilir. Diğer yapılarla bağlantı kurulması mümkün değildi. Zaten bağlantı kurulmadan sadece yer verilmiş. İşin acınası tarafı bu.” dedi.

Gezi olayları sırasında eylemciler için ‘çapulcu’ ifadelerinin kullanıldığı hatırlatılan Kaya, “Yani gördükleri değer artmış olabilir. Çapulculuktan darbeciliğe yükseldiler. İktidar yaklaşımı olarak görüyorum. Karşınızdaki insanı çapulcu olarak nitelendirmek de bir gün ondan kurtulmak için darbeci ilan etmek de benzer mantığın ürünüdür.” şeklinde konuştu.

Kaya, “Eğer bu dosyada Türk yargısı bu şekilde karar verebilecekse, eğer hakimler bana göre iktidardan bu denli etkilenebileceklerse artık Türkiye’de yargıyı yok sayabilirsiniz. Ama bunu halka nasıl anlatırsınız onu bilmiyorum.” ifadelerini kullandı.

Bu davanın herhangi bir örgüt davası olmadığını belirten Kaya, Çarşı’nın dünyada ilk kez darbecilikle suçlanan taraftar grubu olduğunu kaydetti.

Çarşı hakkındaki soruşturmanın 25 Aralık yolsuzluk soruşturmasını başlatan savcı Muammer Akkaş ile başladığını hatırlatan Kaya, “Muammer Akkaş başka şeyleri yaşadıktan sonra, o basın açıklamasını yaptıktan sonra başka savcıların elinde dolaştı ve bu hale geldi.” dedi.

SORUŞTURMA GEZİ’DEN ÖNCE TEHDİT SUÇUYLA BAŞLADI DARBEYLE BİTTİ 
Çarşı hakkındaki soruşturmanın Gezi olayları ile başlamadığını anlatan Kaya, daha önceki bir soruşturmanın içinden ayrılarak devam ettiğini söyledi. Kaya, “Biz emniyete girdiğimizde bana gösterilen alınma nedeni ‘yağma amacıyla tehdit’ suçu. Şimdi darbeye geldik, nasıl geldik bilmiyorum ama teknik olarak bildiğim şeylerden biri, siz dinleme kararlarını yağma amacıyla tehdit suçundan alıp daha sonra darbe suçlamasıyla kullanamazsınız. Gezi’den daha önce devam eden soruşturma kapsamında alınan dinleme kararıydı. Gezi sırasında özel bir dinleme kararı alınmamış.” diye konuştu.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.