Header Ads

Kılıçdaroğlu: 'Onlar Malı Götürmekten; Ben Emekten, Çiftçiden, Üretenden Yanayım'


haber: cha foto: chp

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, milletvekili adayı olduğu İzmir'de, Ticaret Borsası'nın davetlisi olarak iş adamlarıyla bir araya geldi. Kaya Termal Otel'de, İzmir Ticaret Borsası üyelerine hitap eden Kılıçdaroğlu, Merkez Türkiye Projesi'ni anlattı, projeye yöneltilen eleştirileri yanıtladı.

Genel seçimlere hazırlanırken Türkiye'nin gerçeklerinden yola çıkmaya özen gösterdiklerini aktaran Kemal Kılıçdaroğlu, "Neyi, nasıl yapabiliriz, Türkiye'yi içinde bulunduğu girdaptan nasıl kurtarabiliriz, Türkiye'nin mukayeseli üstünlükleri nelerdir ve biz bu üstünlükleri nasıl avantaja dönüştürebiliriz, bu çalışmalardan yola çıktık. Seçim bildirgemizi hazırladık. Seçim bildirgemiz daha çok kısa vadeli çözümler içeriyor ama aralarında geleceğe yönelik hedeflerimiz de var. Merkez Türkiye Projesi ise geleceğe yönelik, Türkiye neler yapar, biz neler yapabiliriz veya neleri yapmalıyız, bu projenin ana felsefesi bu düşünceden yola çıkarak sizlere ulaştırıldı" dedi.

'2017'DE KATMA DEĞER YARATACAK'

Projeyle ilgili, 'efendim 2035 yılı, kim öle, kim kala' şeklinde eleştiri geldiğini vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Oysa projenin katma değer yarattığı tarih 2017. Projenin olgunlaşma tarihi 2035. Bizim hedefimiz 2035 yılında Türkiye'yi insani gelişmişlikte 49 basamak yukarıya taşımak. Eğer siz bunu yapabilirseniz, Türkiye gerçek anlamda dünyanın ilk 10 ülkesi arasına girebilecek. İnsani gelişmişlikte, hukukun üstünlüğünde çok önemli bir basamağı aşmış olacağız. Zaman zaman bu projeye, 'bu bir lojistik projesidir' diye söylüyorlar. Tek başına lojistik projesi değil. Aynı zamanda Merkez Türkiye diyoruz. Türkiye'nin kalbinde bir mega kent var. Bu kent aynı zamanda bir kültür kenti, aynı zamanda bir teknopark, bilim üreten bir kent. Bu kent aynı zamanda ağır sanayi değil hafif sanayinin olduğu bir kent. Bu kent aynı zamanda istihdam yaratan bir kent. Bu kent aynı zamanda bütün dünyayı bilen, yakından takip eden bir kent" diye konuştu.

'YERİNİ BİLİNÇLİ OLARAK BELİRLEMEDİK'

Merkez Türkiye Projesi'nin yerini bilinçli olarak belirlemediklerine dikkat çeken Kemal Kılıçdaroğlu, "Hiçbir iktisatçı, 'bu proje yeteri kadar düşünülmemiş bir projedir' demedi. Sadece şunu sordular: Yeri nerede olacak? Neden yerini belirlemediniz? Yerini bilinçli olarak belirlemedik. Eğer siyasetçi olarak biz yeri belirleseydik projeye gölge düşürürdük. Çünkü yeri belirlemek siyasetçinin işi olmaktan çok bu mega kentte görev yapacak iş dünyasınındır. En iyi yer neresi olmalı, bürokratlar, iş dünyası bir araya gelecekler ve siyasetçiler bu mega kentin burada kurulması lazım maliyet en düşük burada sağlanabilir demeleri lazım" ifadelerini kullandı.

'MALİYETİ 200 MİLYAR DOLAR'

Projenin maliyetini de hesapladıklarını vurgulayan CHP Lideri Kılıçdaroğlu, "Projenin maliyetlerini de hesapladık. 200 milyar dolarlık bir yatırım gerekiyor. 40 milyar dolarını, altyapısını devlet yapacak. 160 milyar dolarını özel sektör yapacak. Emin olun projeyle ilgili olarak dünyanın çok saygın kuruluşlarından güzel telefonlar aldık. Bu proje hayata geçtiğinde göreceksiniz dünyanın pek çok dev sanayii burada yatırım yapmak için harekete geçecektir" dedi.

'KISKANANLAR DA OLACAKTIR'

Merkez Türkiye Projesi'ni kıskananların olduğunu öne süren Kılıçdaroğlu, "Tabi kıskananlar da olacaktır projeyi. 'Neden biz üretemedik' diye. Diyor ya sayın Davutoğlu; benim kitabımda vardı, oradan yürüttüler mi diyor, çaldılar mı diyor, öyle bir şey söylüyor. Arkadaşlara söyledim, gerçekten kitabını okumamıştım, ya kitabında var mı bu proje diye. Bir yerde bir merkez sözcüğü geçiyormuş. Merkez sözcüğü geçti diye Merkez Türkiye Projesi olmaz tabi bu. Bu proje emek isteyen, akıl isteyen, bilgi, birikim isteyen bir projedir. Bu proje bizim projemizin ötesinde bir Türkiye projesidir. Ben şuna yürekten inanıyorum, hangi iktidar gelirse gelsin bu projeyi uygulamak zorundadır. Bu projenin uygulanmadığı bir Türkiye büyüyen bir Türkiye olmaz" diye konuştu.

'SEÇİMLERDE TÜRKİYE BİR TERCİH YAPACAK'

7 Haziran seçimlerinin önemli olduğunu ifade eden Kemal Kılıçdaroğlu, "En önemli sorun şu, 7 Haziran seçimleri. Bu seçimler Türkiye için hayati seçimlerdir. Eğri oturup doğru konuşalım. Türkiye bir tercih yapacak. Türkiye ya çağdaş uygarlığa doğru gidecek, ya bilgi toplumuna doğru gidecek, ya demokrasisini geliştirecek güçlü bir Türkiye olacak, katma değeri yüksek ürün üretecek, her yıl en az 40 milyar dolar yabancı sermaye gelecek veya diyeceksiniz ki bunlara gerek yok, eski tas eski hamam biz yolumuza devam edelim. Bu seçimlerin temel niteliği budur" ifadelerini kullandı.

AYDIN MİTİNGİ

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, "Seçim bildirgemizi açıkladık, ezberleri bozuldu. Arkadan 100 yılın projesi Merkez Türkiye projesini hazırladık kimyaları bozuldu" dedi.

Aydın'da Atatürk Kent Meydanı’nda partisinin düzenlediği mitingde konuşan Kemal Kılıçdaroğlu, “Türkiye’yi şaha kaldıracağım. Türkiye’nin içinde bulunduğu şartları ben de biliyorum siz de biliyorsunuz. 7 Haziran'da sandığa gideceğiz. 8 Haziran yeni bir başlangıç olmalıdır. Rahmetli Ecevit'in dediği gibi, ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzenin başlangıcı olmalıdır. 8 Haziran esnafın, çiftçinin sanayicinin emeklinin kazandığı herkesin kazandığı ama hortumcuların kaybettiği bir tarih olmalıdır.” şeklinde konuştu.

Kılıçdaroğlu, “Biz seçim bildirgemizi açıkladık, ezberleri bozuldu. Arkadan 100 yılın projesi Merkez Türkiye projesini hazırladık kimyaları bozuldu. 8 Haziran’da inşallah yeni bir başlangıçla Türkiye’yi şaha kaldıracağız. Kimsenin aç ve açıkta kalmadığı bir Türkiye. Yoksulluğun olmadığı bir Türkiye. Çiftçinin tarlasına bağına bahçesine onurla gittiği bir Türkiye. Böyle bir Türkiye’yi şaha kaldıracağız. Sözüm sözdür.” ifadelerini kullandı.

Kılıçdaroğlu, şunları söyledi; “Bu tablo için bir kısa dönem bir uzun dönemimiz var. Onların akılları ermez ama Ankara’daki beylerin, çünkü onlar ceplerini düşünürler milleti değil. Çünkü onlar köşeyi nasıl döneceklerini düşünürler, milleti değil. Kısa vadede refahı topluma yayacağız. Türkiye nüfüsunun yüzde 1’i yüzde 99’undan daha zengin bu bizim içimize sindirebileceğimiz bir tablo değil. Önce üreteni, alın teri dökeni destekleyiz. Dünyanın en pahalı mazotunu Türk çiftçisi kullanıyor. Madem refahı tabana yayacağız, o zaman dedim sözüm söz üreticiyi, çiftçiyi savunacağım, mazotu çiftçi için 1,5 TL yapacağım. İtiraz ediyorlar nasıl çiftçi için 1,5 lira yaparsın bunu diye koro halinde bağırıyorlar. Aydın’dan bir daha soruyorum. Sen yatlara, gemilerine mazotu 1,21 kuruştan verirken iyi de ben çiftçiye 1,5 liradan verince neden kötü oluyor, neden çiftçinin hakkını savunmuyorsun? Onlarla aramızda Ağrı dağı kadar fark var. Örnek mi? Onlar, yakutta, pırlantada, incide elmasta KDV’yi ÖTV’yi sıfırladılar. Ben nerde sıfırlıyorum, çiftçinin mazotunda. Aramızda fark budur. O inciden pırlantadan yana ben çiftçinin alın terinden yanayım. O malı götürmekten yana, ben çiftçi kazansın ondan yanayım, emekten, çiftçiden üretenden yanayım. Ben halktan yanayım. Çiftçi kardeşim şunu unutma senin hakkını teslim edeceğim. Sen Türkiye’yi doyuruyorsun"

Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti; “Ankara’daki beyler vatandaşın derdini unuttular, kendilerine başka mekan buldular. Ben sizin gibi yaşayan birisiyim, yoksulluğun açlığın ne olduğunu bilirim. Eğer bir evde akşam tencere kaynamıyorsa o evdeki kadının nasıl bir ızdırap çektiğini çok iyi bilirim. Ankara’da oturan beyler, Samsun’da açlıktan ölen Kübra bebeği unuttular ama ben unutmadım. Ben Konya’da zatürreden ölen Ayaz bebeği unuttular ama ben unutmadım Çünkü ben sizden birisiyim. Onlar kendilerine saray yaptılar. Benim saray merakım yok. Koruma ordusu kurdular, benim öyle bir orduya ihtiyacım yok, halkıma güveniyorum. 4 yıllık yetki verin yoksulluğu tarihe gömeceğim. Ne derlerse desinler hiçbir ailenin geliri 720 liranın altında olmayacak, yazın bir köşeye. Hiçbir çocuk yatağa aç girmeyecek. Onun için diyorum bir kişiyi ikna edip sandığa götüreceksiniz. Diyeceksiniz ki Kılıçdaroğlu bizden halktan birisi, yetkiyi verelim bakalım yapıyor mu yapmıyor mu? Ben de size söz veriyorum, 24 saat diyorsanız 24 saat, 36 saat derseniz 36 saat sizin için, çocuklarımız, torunlarımız, bayrağımız bu güzel ülke için çalışacağım, emek harcayacağım, alın teri dökeceğim. Dökeceğim her alın teri size helal olsun diyeceğim.”



Müslüman ülkede Papa’yı değil, Peygamberimizi örnek göster

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Çerez parası diyorlar milyarlık arabaya. İsraf için örnek olarak Papa’yı gösteriyorlar. Allah aşkına Müslüman bir ülkede Papa’yı niye örnek gösteriyorsun? Örnek göstereceksen sevgili Peygamberimizi örnek göster.” dedi.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Ankara Pursaklar, Çubuk, ve Keçiören ilçelerinde vatandaşlarla bir araya geldi. İlçelerden geçerken halkı selamlayan Kılıçdaroğlu, Pursaklar Meydanı’nda halka seslendi. Kılıçdaroğlu, CHP’nin, Pursaklar’ın az oy aldığı yerlerden olduğunu söyledi. Kılıçdaroğlu, “Bizim bir özelliğimiz var. Biz kul hakkı yemeyiz. Biz israf yapmayız. Biz devlet malını çalmayız. Biz millete hizmet ederiz. Eski anlayışları, eski yargıları bir tarafa bırakmak zorundayız. Hiç kimsenin yaşam tarzıyla uğraşmadım. İsteyen istediği gibi giyinecek. Hiç kimsenin inancını siyaset konusu yapmadım.” ifadelerini kullandı.

"Din, iman edebiyatı yapanlardan söz edeceğim size." diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Din iman edebiyatı yaptılar, hepsi köşeyi döndü. Sadece kendileri değil, bütün yakınları köşeyi döndü. Ama bu ülkede yatağa aç giren çocuğun derdini kimse bilmedi. Ben sizden birisiyim. Ben aristokrat zengin bir aileden gelen birisi değilim. Milletten o kadar koptular ki milyarlık arabaları bile çerez parası görüyorlar. Koruma ordusu olmadan milletin arasına giremiyorlar.”

Vatandaşa bir şeyi unutmamaları konusunda uyarılarda bulunan Kılıçdaroğlu, “Davutoğlu Erdoğan için çalışır, Kılıçdaroğlu fakir fukara için çalışır. Benim siyaset anlayışımda cebi doldurmak yoktur. Ben 7 kardeşim. 7 kardeşin ne yaptığını kimse bilmez.” değerlendirmesinde bulundu.

CHP Genel Başkanı, şöyle devam etti: "Çerez parası diyorlar milyarlık arabaya. İsraf için örnek olarak Papa’yı gösteriyorlar. Allah aşkına Müslüman bir ülkede Papa’yı niye örnek gösteriyorsun? Örnek göstereceksen sevgili Peygamberimizi örnek göster. ‘İsraf haramdır’ diyor. Onların bu sözünü de Pursaklar’ın vicdanına havale ediyorum.”

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.