Podemos Lideri Pablo Iglesias: 'İspanya'da Değişim Çarkı Dönmeye Başladı'


Yunus Akan/etha foto: gettyimages

İspanya'da, Franco diktatörlüğünden sonra yaklaşık 40 yıl boyunca iktidar, Halk Partisi (PP) ve Sosyalist İşçi Partisi (PSOE) arasında el değiştirdi. 2000'li yıllarla birlikte Avrupa'da hissedilmeye başlayan ekonomik krizin kesinti programlarından en çok etkilenen iki ülke İspanya ve Yunanistan oldu. Aynı dönemde 2003 Irak işgalinde iktidar partisi PP, saldırgan tutumlarını sürdürüyordu. PP lideri ve İspanya Başbakanı Mariano Rajoy hükümetinin 2008'de kesinti politikalarını yürürlüğe koymasıyla birlikte, "liberal demokrasi"nin karşılığı halk tarafından anlaşılmış oldu.

PODEMOS SOKAĞI MECLİSLE BULUŞTURDU

Indignados (Öfkeliler), 15 Mayıs Hareketi (15M) gibi oluşumlar üzerinden ülkenin bir çok yerinde forumlar örgütlendi. Banka kredilerini ödeyemenlerden evsizlere kadar çok sayıda yerel örgütlenme kuruldu. Öfkeliler'in içerisinde Juventud Sin Futuro (Geleceksiz Gençler) ve Democracia Real YA (Gerçek Demokrasi ŞİMDİ) gibi, kendi politikasını sosyal medya üzerinden çok iyi yapan örgütlenmeler bir araya geldi. Ocak 2014'te "mover ficha" (hamle yapmak) manifestosuyla büyük bir atılım gerçekleştiren Podemos (Yapabiliriz), internet oylaması üzerinden karar alma mekanizmasını yüksek katılımlı bir vatandaş meclisi (Asamblea ciudadana) seçimiyle yaptı. Genel Sekreterliğe Complutense Üniversitesi siyaset bilimi akademisyeni 36 yaşındaki Pablo Iglesias getirildi. Podemos, 2006'da kurulan ve Katalonya'nın bağımsızlığı için mücadele eden Ciudadanos (Vatandaşlar), bankaların faiz sömürüsüne karşı mücadelede rol alan Barcelona en Comu (Meydanda Barselona), Birleşik Sol Parti (IU) ve Antikapitalist Sol (IA) gibi örgütlerin yanı sıra çok sayıda demokratik kitle örgütü ve forumların katıldığı Ahora Madrid (Şimdi Madrid) ile birlikte seçim hazırlıklarına başladı. Böylece parti, yakın geçmişteki sokak hareketi deneyim ve birikimini doğru ve etkili bir şekilde kullanarak mücadeleye kattı.

Kesinti politikalarına İspanya'nın yanı sıra uluslararası ilişkilerde de karşı çıkan Podemos, Troyka'ya karşı olan tutumunu net bir şekilde ortaya koydu. Hatta Podemos daha da ileriye giderek Yunanistan'ın yanı sıra İspanya'nın borçlarının silinmesi gerektiğini de savundu. Syriza ile Podemos arasındaki dayanışma kapsamında, Podemos lideri Pablo Iglesias ve Syriza lideri Aleksis Çipras, Syriza'nın son seçim mitinginde bir araya geldi. İki partinin antikapitalist tutumları Filistin'in bağımsızlığı konusunda da özgünlüğünü korudu. Iglesias, Eylül 2014'te Gazze'ye gidecek heyete katıldı. Siyonist İsrail hükümetinin Gazze'ye geçişlerini engellediği heyet, Knesset'te yer alan Filistinli milletvekilleri ve İsrailli insan hakları aktivistleriyle bir araya geldi. Her iki parti için de aynı tutum Avrupa Parlamentosu'nda Kürt aktivistlerle bir araya gelme ve Rojava'ya yönelik saldırılara karşı tutum alma noktasında da kendini gösterdi. Syriza'nın Gençlik Koordinasyonu üyeleri Kobanê ile dayanışmak için başlatılan kampanya ile Suruç'a gelirken, Podemos lideri, Avrupa Parlamentosu'nda Kobanê'ye yardım koridoru açılması için açlık grevi yapan annelerle bir araya geldi. Podemos'un Kasım ayında yaptığı kongresine Halkların Demokratik Partisi (HDP) Avrupa Temsilcisi Eyyüp Doru da konuk olarak katıldı. Konuşmasında Doru'yu selamlayan Iglesias, "Kürt halkının kahraman savaşçıları ve direnen Kürt halkına sahip çıkmak gerektiğini" ifade etti.

İSPANYA'DA EZBERLER BOZULDU

Güçlenen halk hareketi karşında etkisini kaybetmeye başlayan Rajoy hükümeti, Podemos'u "Chavizm" ve İspanya'yı Bolivarcı bir diktatörlüğe sürüklemekle suçladı. Podemos lideri Pablo Iglesias'ın ise BASK siyasi hükümlülerinin BASK Ülkesi'ne getirilmesini organize eden Herrira Platformu ile ilişkilendiğini ve BASK ulusal kurtuluş hareketi ETA üyesi olduğunu iddia etti.

Kesinti ve korku politiklarıyla tehditlerini sürdüren Mariano Rajoy, Podemos'u destekleyenlerin "Rus ruleti oynadığını", Podemos'un imkansız vaatlerde bulunduğunu da öne sürdü. Ancak 25 Mayıs'taki yerel seçimlerde Podemos, iktidarı büyük bir hezimete uğrattı. Eski Senato Başkanı, Eğitim Bakanı ve eski Madrid özerk yönetim başkanı olan Esperanza Aguirre'yi aday göstermesine rağmen iktidar partisi PP, 2011'de aldığı yüzde 37 oy oranına göre ciddi kayba uğrayarak yüzde 27'ye kadar düştü.

İlk kez katıldığı seçimlerde bütün ezberleri bozan Podemos, en büyük şehirler Barselona ve Madrid'de öne geçti, ülke çapında tüm yerel meclislere üye soktu. Podemos'un kadın aktivisti Ada Colau -ki o da ETA üyesi olmakla suçlanıyordu- en çok oyu alarak Barselona'nın ilk kadın belediye başkanı oldu. İktidar partisi PP'nin çoğunluğu almasına rağmen her kentte koalisyon kurmak zorunda kalması da Podemos için bir diğer başarı oldu. Podemos, yerel seçimlerden aldığı enerjiyle şimdiden Kasım ayında yapılacak genel seçimlere hazırlanmaya koyuldu.

'DEĞİŞİM ÇARKI DÖNMEYE BAŞLADI'

Iglesias, seçim günü yaptığı konuşmada, değişim çarkının dönmeye başladığını söyledi. Ancak bu çark sadece İspanya için değil, bölgesel bir çok dinamik için değişmeye başladı.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.