Header Ads

Erdoğan Can Dündar'ı Şikayet Etti, İki Kez Müebbet ve 42 Yıla Kadar Hapsini İstedi


haber: cumhuriyet foto: haberler

Cumhurbaşkanı Erdoğan, MİT’e ait TIR görüntüleri nedeniyle “Bedelini en ağır şekilde ödeyecek. Öyle bırakmam onu” diyerek tehdit ettiği Can Dündar’ı dün “Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanı” sıfatıyla şikayet etti. Alican Uludağ’ın Cumhuriyet’teki haberine göre, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığına iki sayfalık bir dilekçe veren Erdoğan, şu suçlamada bulundu:

“Şüpheli Can Dündar, paralel örgüt tarafından kendisine sızdırılan bu sahte görüntü ve bilgileri yayınlayarak bahse konu yardım TIR’larını, planlanan kurgu çerçevesinde ‘Türkiye Cumhuriyeti Devleti’nin terör örgütlerine yardım ettiği algısı oluşturmak amacıyla’ sahte ihbar ve sahte delillerle tuzak kurarak tamamen hukuka aykırı bir biçimde arayan örgüt mensuplarının eylemlerine iştirak etmiştir. Devletin ve milletin milli menfaatlerini paralel örgüt ile birlikte hareket ederek, gerçeğe aykırı görüntü ve bilgileri yayınlamak suretiyle hedef alan şüphelinin bu eylemi kesinlikle gazetecilik olarak değerlendirilemez.”

Gerçek değil ama…

Erdoğan, ayrıca Can Dündar’ın yürütülen soruşturmalarla ilgili alınan yayın yasağı kararlarına rağmen, “gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs ve gizliliği ihlal suçlarını da işlediğini” öne sürerek, şikayet konusu eylem nedeniyle Dündar’ın, Türk Ceza Yasası’nın eylemine uyan maddeleri gereğince cezalandırılması amacıyla başsavcılığa başvurma zarureti doğduğunu belirtti.

Dilekçede, Dündar’ın Türk Ceza Yasası’nın 312, 327, 328, 330, 220, 285 ve 289. maddeleri uyarınca biri ağırlaştırılmışmış olmak üzere iki kez müebbet ve ayrıca 42 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını istedi.

Söz konusu maddeler, terör örgütü kurmak ve yönetmek, kurulan örgüte üye olmak; terör örgütünün faaliyeti kapsamında siyasal veya askeri casusluk, devletin güvenliğine ilişkin bilgileri temin etme, gizli kalması gereken bilgileri açıklama, adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs, soruşturmanın gizliliğini ihlal, Türkiye Cumhuriyetini ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs suçlarını düzenliyor.

Cumhuriyet’ten yanıt: Böyle bir suç yok

Cumhuriyet Gazetesi İcra Kurulu Başkanı Avukat Akın Atalay, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın avukatının, Can Dündar’la ilgili suç duyurusunu değerlendirdi. Atalay, Twitter’da, “Cumhurbaşkanı adına verilen şikayet dilekçesine göre, bir haberin yayınlanması bakın ne kadar çok ve ağır suçlara yol açıyormuş?” dedi ve şunları yazdı:

* TIR’ları arayan örgüt mensuplarının eylemine iştirak deniyor. TIR’ların aranmasına fiilen Can Dündar katılmadı.

* Soruşturma yürütülen örgüt mensuplarının eylemine iştirak” deniyor. “soruşturma yürütülen örgüt mensupları” yeni Türkiye’nin hukuk anlayışı mı?

* Hakkında daha dava bile açılmamış insanlara örgüt mensubu demek hiçbir şekilde izah edilemez. Madem cumhurbaşkanı, bunların örgüt mensubu olduğunu tespit etmiş, o halde savcılar soruşturmaya hemen son versin; artık yargılama yapmaya da gerek kalmamış oluyor bu durumda.

* Gerçeği yansıtmayan haber, yorum ve görüntüleri yayınlamak suretiyle hem “adil yargılamayı etkilemeye teşebbüs” etmiş, hem de “gizliliği ihlal” suçunu işlemiş. İddiaya göre, gerçek olmayan (dava dosyasında da olmayan) bir kaydın yayınlanmasıyla dosyanın gizliliği nasıl ihlal edilebiliyor? Dosyada olmayan bir şey yayınlanınca, dosyanın gizliliğinin ihlal edilmesine ceza hukukunda “işlenemez suç” deniyor. Şuna benzer: bugün 25 yaşında olan bir gencin Adolf Hitler’i öldürmeye teşebbüsle suçlanması.

* Bu haberi yayınlayarak Can Dündar, “Hükümeti ortadan kaldırmaya veya görevini yapmasını engellemeye teşebbüs” etmiş oluyormuş. Birincisi, böyle bir suç yok. Söyleneni cebir ve şiddet yoluyla yapmaya kalkarsanız ve tabi elverişli bir örgüt ve teçhizatla birlikte o zaman böyle bir suçlamanın mantığı olabilir. (Cumhuriyet)

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.