Header Ads

Kılıçdaroğlu: 'Benim Çocuğum Değil Kahvede Oturan Mehmet Efendi'nin Çocuğu Önce İş Bulacak'

ajanslar foto: chp

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Onlar sanıyor ki çiftçi traktöre mazot koyacak, Kanarya adalarına tatile gidecek. Ya kardeşim çiftçi mazotunu alacak, tarlaya gidecek. Alın teri dökecek, uğraşacak.” dedi.

CHP lideri Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin Şanlıurfa mitingine katıldı. Topçu Meydanı’nda toplanan partililerine seslenen Kılıçdaroğlu’nun gündeminde ekonomik vaatler vardı. Emeklilere ödemeyi taahhüt ettiği iki ikramiye vaadini yineleyen Kılıçdaroğlu, Suriyeliler nedeniyle işsiz kalan vatandaşın sorunlarına dikkat çekti, vatandaşın 20 liraya günlük çalışacak iş bulamadığını ifade etti. Bu sırada emekli bir vatandaşın boş cüzdanını havaya kaldırması dikkat çekti. 

“2002’de oy verdiğiniz parti, bugün o parti değil. 2002’de ‘biz garip gurabanın partisiyiz diyorlardı.'” diyen Kılıçdaroğlu, şimdi, bubu söyleyenlerin altın kaplamalı klozetlerde tuvalete gittiklerini iddia etti ve ‘Ne oldu bunlara?' diye sordu.

Emekli için vaad ettiği ikramiyenin kaynağını 'sabah 06.00’da oğlumu arayıp paraları sıfırla demeyeceğim' diyerek açıklayan Kılıçdaroğlu, “Benim Bakanlarımın çocuklarının yatak odalarında boy boy para kasaları olmayacak. Genel Müdürlerimin ayakkabı kutularında dolarlar olmayacak. Adaleti, hukuku, hukukun üstünlüğünü bilirim. En önemlisi kul hakkı yenmez onu da onlardan çok daha iyi bilirim. Sizin yıllar yılı en temiz duygularınızı sömürdüler. Din iman edebiyatı yaptılar. Hepsi köşeyi döndüler. Emekliye iki ikramiye maaş vereceğiz diyorum kıyameti kopardılar.” diye konuştu. 



DÜNYANIN İMRENDİĞİ HARRAN OVASI, HALA SUSUZ

Hükümetin 13 yıllık iktidarı ile övündüğünü anımsatan Kılıçdaroğlu, “Türkiye’nin en verimli Harran Ovası, bütün dünyanın imrendiği Harran Ovası bütün Türkiye’yi barındıracak, dünyayı doyuracak Harran Ovası’nın büyük bir kısmını hala sulayamadılar. Ovayı sulamak için işsizlik fonundan para aldılar, 5 kuruş burada kullanmadılar.” ifadelerine yer verdi. 

Çiftçiye 1.5 liradan vereceği mazot vaadini yineleyen Kılıçdaroğlu, “Dedim ki çiftçiye mazotu 1.5 liradan vereceğim. Kıyameti koparıyorlar. Nasıl verirsin diyorlar. Ya sen yatlara, gemilere bir lira 25 kuruştan veriyorsun kardeşim. Onlara para var da çiftçiye mi para yok. Onlar sanıyor ki çiftçi traktöre mazot koyacak, Kanarya adalarına tatile gidecek. Ya kardeşim çiftçi mazotunu alacak tarlaya gidecek. Alın teri dökecek, uğraşacak.” şeklinde konuştu. 

MİTİNGDE ‘ÖZGÜR BASIN SUSTURULAMAZ’ PANKARTI

Öte yandan son zamanlarda basına yönelik baskılar mitingde pankartla protesto edildi. MİT TIR’larındaki silah taşıyan görüntülerin Cumhuriyet Gazetesi’nden yayınlanmasının ardından gazete ve haberi yayınlayan Can Dündar’a yönelik baskıları protesto eden partililer ‘özgür basın susturulamaz’ pankartı ile tepki gösterdi.


ajanslar foto: chp

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yoksulluk, işsizlik varken, bu ülkede açlıktan çocuklar ölürken sen bin 100 odalı sarayda oturuyorsan görevini yapmıyorsun kardeşim. Altın kaplama klozette oturacaksın, ‘ben milletin iradesini temsil ediyorum’ diyeceksin. Yahu sen milletin hangi halde olduğunu biliyor musun?” dedi.

Kılıçdaroğlu partisinin Sinop mitinginde halka hitap etti. Sinoplulardan iki milletvekili isteyen Kılıçdaroğlu, “Sandığa gideceğiz iki milletvekilini de CHP için seçeceğiz. Ben bir değil iki milletvekili istiyorum, iki milletvekili verin Sinoplu Bakan sözünü de ben size veriyorum” dedi. Kılıçdaroğlu, bir gazetenin manşetinde yer alan habere göre, Uluslararası Enerji Ajansı’nın 2014 yılında Türkiye’deki nükleer santralle ilgili bir rapor düzenlediğini belirterek şöyle devam etti:

“CENNETİN ORTASINA CEHENNEMİ KURDURTMAYACAĞIZ”

“Mahkeme raporu istiyor, hükümet ‘bu rapor gizli, devletin güvenliği için bu rapor gitmez’ diyor. Düşünün yabancıların bildiği bir rapor, bizim için sır. Niye? Başka ülkelerin bildiği bilgileri biz niye öğrenmeyeceğiz, çünkü orada kendi kusurları, kendi kabahatleri var. Kimse bunları görmesin… Sözüm söz biz cennetin ortasına cehennemi kurdurtmayacağız. Bunun için sizin bize yetki vermeniz lazım. Sadece bu değil, yetki vereceksiniz göreceksiniz, bu ülkede 4 yılda yoksulluğu bitireceğim.

“ELEŞTİRİYE TAHAMMÜL EDEMİYORLAR, DERDEST EDİP KARAKOLA GÖTÜRÜYORLAR”

2002’de oy verdiğiniz parti bugün iktidarda değil. 2002’de oy isterlerken ‘biz fakir fukaranın, garip gurebanın partisiyiz. Biz yoksulluğu, yolsuzlukları bitireceğiz. Biz yasakları kaldıracağız’ diyorlardı. Şimdi gerçek ortaya çıktı, altın kaplama klozetlere sahip oldular, yoksulları unuttular. Onlar halkı unuttular. Sizin aranıza bile girmeye cesaret edemiyorlar. Bir koruma ordusuyla gezmek zorundalar. Bir şey olduğu zaman hakaret sayıyorlar, hiçbir eleştiriye tahammül edemiyorlar. ‘Bu yanlıştır arkadaş, doğrusu şu’ dediğiniz zaman derdest edip karakola götürüyorlar. Diyorum ya bunlar milletten koptular. ‘Millet, millet’ dediler, milletin en temiz duygularını sömürdüler. O nedenle ben siz birinci demokrasi, yoksulluğun, işsizliğin olmadığı bir Türkiye vaat ediyorum.

“BAŞBAKAN OLACAĞIM, BU HARAMİ DÜZENİNİ YIKACAĞIM”

Sinop nüfusunun büyük ölçüde göç verdiğini biliyorum, İstanbul’daki Sinoplu sayısının Sinop’ta yaşayanlardan fazla olduğunu da biliyorum. Neden çocuklarımız göç eder, iş bulmak için. 13 yıldır iktidardalar onların çocukları KPSS’ye bile girmeden doğrudan devlet memuru oluyor. Sizin çocuklarınız alın teri döküyor, bekliyorlar ‘acaba ne zaman devlet memuru olacağım’ diye. Emin olun Allah’ın izniyle başbakan olacağım, bu harami düzenini yıkacağım. Fakir fukaranın çocuğuna haklarını teslim edeceğim.

ANNELERE SESLENDİ-

Benim en büyük özelliğim, ben kula hakkı yemem. Bütün hayatım yolsuzluklarla mücadeleyle geçti. Eğer kul hakkını korursanız, her parayı yerli yerinde harcarsanız, bu ülke zengin bir ülkedir. Bir liralık işi 5 liraya yaptırmazsanız, yandaşa para aktarmazsanız… Benim kardeşlerimin ne iş yaptığını kimse bilmez, hiçbirisinin dünya malında gözü yoktur. Çok şükür geçinip gidiyoruz. Ama eğer bir yerde bir çocuk açsa, o ailede akşam tencere kaynamıyorsa en büyük ıstırabı anneler çeker. Onun için anneler, 7 Haziran’da sandığa giderken bir anneyi daha yanınızda götürün, ikna edin. Bu ülkede yoksulluğu sizlerle bitireceğiz, haremlilerin iktidarını sizin sayesinde yıkacağız.

Kavgam insanlık kavgasıdır, güzel Türkiye kavgasıdır, işsizliğin, yoksulluğun olmadığı kavgadır. kavgam refahın tabana yayıldığı, herkesin güler yüzle gezdiği bir Türkiye kavgasıdır.

“ÖNCE KAHVEDE OTURAN MEHMET EFENDİNİN ÇOCUĞU İŞ BULACAK”

Verdiğim her sözüm arkasında duracağım. ‘Para yok, kaynak yok’ diyorlar, bu ülkenin parası, kaynağı var. Konya’dan küçük ülke Hollanda, 120 milyar dolarlık tarım ürünü ihraç edecek, biz 12 milyar dolarlık, bir sorunumuz var demektir. Neyimiz eksik, güneş toprak, çiftçi, her şey var. Eksik olan namuslu, dürüst siyaset. Ben siyasi köşeyi dönme aracı olarak görmedim. Benim çocuğumun iş bulması önemli değil, önce kahvede oturan Mehmet Efendinin çocuğu iş bulacak. Önce onun hakkını teslim edeceğiz, siyaset budur.

“ALTIN KAPLAMA KLOZETTE OTURACAKSIN, ‘BEN MİLLETİN İRADESİNİ TEMSİL EDİYORUM’ DİYECEKSİN”

Köşeyi döndüler. Hangi yüzle oy istiyorlar vallahi merak ediyorum. ‘Yol, köprü yaptık’ diyorlar, yapmayan hükümet mi var. Hükümetin görevi şudur; yoksulluk var mı, giderdin mi gideremedin, sen görevini yapmamışsın kardeşim. İşsizliği giderdin mi gideremedin, sen görevini yapmamışsın kardeşim. Bu ülkede açlıktan çocuklar ölürken sen bin 100 odalı sarayda oturuyorsan görevini yapmıyorsun kardeşim. Altın kaplama klozette oturacaksın, ‘ben milletin iradesini temsil ediyorum’ diyeceksin. Yahu sen milletin hangi halde olduğunu biliyor musun?”


KARS

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu Kars'ta yaptığı konuşmada, annelerin çocukları üzerine nasıl titrediklerine dikkati çekerek, "O Ankara'da oturan beyler sizin çocuklarınızı unuttular. Ben unutmadım bakın. Samsun'da açlıktan ölen Kübra bebeği ben unutmadım. Konya'da bir gecekonduda zattürre olan ve ölen 'Ayaz bebeği' unutmadım. Ama Ankara'da oturan beyler tamamını unuttular. Her eve huzuru ben getireceğim. Hiçbir aile 'ben yoksulum' demeyecek. Sözüm söz. Kılıçdaroğlu sözü" dedi.

Kars'a gelen CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Cumhuriyet Meydanında coşkulu biçimde karşılandı. 'Başbakan Kemal' sloganları eşliğinde yaklaşık 3 bin kişiye hitap eden Kılıçdaroğlu, işsiz, evinde tenceri kaynamayan vatandaşların derdiyle ilgilendiğini, 'halktan kopan ve yakınlarının ceplerini düşünenlerle ilgilenmediğini bildirdi. Karslılardan bir şeyi unutmamalarını isteyen Kılıçdaroğlu, "Davutoğlu, Erdoğan için çalışır, Klılıçdaoğlu halk için çalışır" dedi.

"Sizden biriyim" sözünü de unutmamalarını isteyen Kılıçdaroğlu, yaşam biçimini anlatırken, "Sizler nasıl yaşıyorsanız bizde aynen sizin gibi yaşıyouz, Acıyı, işsizliği, yoksulluğu ben bilirim. Söz verdim, bu ülkede yoksulluğu tarihe gömeyeceğim. Allah aşkına Kars'ın hangi sorununu çözdüler?" diye konuştu.

CHP iktidarında hiçbir şeker fabrikasını kapatmayacaklarına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, Kars'ın hayvancılık konusunda başarılı olması için yeniden yapılandırmaya gideceklerini, Et ve Süt Kurumu, kombinanın hizmet edeceğini belirtti. Köylü, esnaf, Kars ve Türkiye'nin kazanacağını anlatan Kemal Kılıçdaroğlu, sadece hortumcuların kaybedeceğini bildirdi. Kığlıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Ben merak ediyorum. Bunlar diyorlar ki yol yaptık, köprü yaptık. Her hükümet yapar. Sen 17 milyon yoksulluğu bitirdin mi? işsizliği çözdün mü? Sevgili anneler sizden istediğim var. Çocuklarınızın üstüne nasıl titrediğinizi biliyorum. O Ankara'da oturan beyler sizin çocuklarınızı unuttular. Ben unutmadım bakın. Samsun'da açlıktan ölen Kübra bebeği ben unutmadım. Konya'da bir gecekonduda zattürre olan ve ölen Ayaz bebeği unutmadım. Ama Ankara'da oturan beyler tamamını unuttular. Her eve huzuru ben getireceğim. Hiçbir aile 'ben yoksulum' demeyecek. Sözüm söz. Kılıçdaroğlu sözü. Kars'ın 13 yılda içme suyu sorunu çözülmedi. Sonra diyorlar ki biz Amerika'da Kızılderililerin su sorununu çözmek içim yardım ettik. Bırak Amerika'yı Kızılderili'yi. Önce bir Kars'a gel. 21'inci yüzyıldayız, insanların çeşmelerinden su aksın."

REFAHI TABANA YAYACAK

Dünyanın en pahalı mazotunun Türkiye'de olduğunu, çiftçilere mazotu 1.5 liradan vereceğini vurgulayan Kılıçdaroğlu, ülkenin yolsuzlukta dünya lideri, iş kazalarında Avrupa birincisi olduğunu anımsattı. Refahı tabana yayacağını, her vatandaşın büyüme ve kalkınmadan nasibini alacağına işaret eden Kemal Kılıçdaroğlu, emeklilere bayramlarda birer maaş ikramiye vereceklerini, onları ülkenin birinci sınıf vatandaşı yapacaklarını belirtti. Kılıçdaroğlu, emeklilere vereceği ikramiye üzerine hükümetin koro halinde bağırıp 'Veremezsin' dediklerini anımsattı. Annelere seslenen Kılıçdaroğlu, konuşmasına şöyle devam etti:

"Her eve gidip Kılıçdaroğlu'nu anlatacaksınız. 'O bizim çocuğumuz, o bizim sorunlarımızla ilgileniyor, o yoksulların halini biliyor' diyeceksiniz. 'Onun saray merakı yok. O bizim gibi yaşıyor' diyeceksiniz. Söz mü? Sizin dertlerinizin, nasıl çözüleceğini biliyorum. Asgari ücret 1500 lira olacak. Ona da itiraz ediyorlar. O Ankara'da oturan beyler 'Zulümdür' diyorlar. 'Zulümdür' diyen o beye sesleniyorum: Sen ayda 14 bin lira alırken zulüm değil de ben işçiye 1500 lira verirken mi zulüm oluyor?"

"HARAMİLERİN İKTİDARINI İNDİRİP HALKIN İKTİDARINI KURACAĞIZ"

"Kars'ın oğlu Kılıçdaroğlu" sloganları karşılığında onur ve gurur duyduğunu bildiren Kemal Kılıçdaroğlu, 1500 lirayı fazla görenlere "Bu parayla ev kirası, dolmuş parası, çocuk, mutfak masrafını bir ay karşılasınlar bakalım, nasıl geçiniyorlar?" dedi. Ecevit'in "Ne ezen ne ezilen, insanca hakça bir düzen' sözünü örnek aldığına dikkati çeken Kılıçdaroğlu, refahı tabana ulaştıracaklarını, Ecevit'in 'İnsanca ve hakça düzenini Türkiye'ye yayacaklarını' vurguladı. konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Sizden iki söz istiyorum. Birincisi 7 Haziran'da sandığa gidip 6 okun,CHP'nin altına 'evet' mührünü basacak mısınız? Söz mü? İkinci söz ise sandığa giderken geçen seçimde oy kullamamış veya CHP' ye oy vermemiş bir kardeşimizi daha ikna edeceksiniz. Ona " Güzel kardeşim. Bunlara 13 yıl yetki verdik. Mazeret üretmeye hakları yok. 13 yılın sonunda 17 milyon yoksulumuz, 6 milyon 250 bin işsizimiz, 2,5 milyon Suriyelimiz oldu. Suriyeliler 5.5 milyar dolar para verdik. 13 yılın içinde ayakkabı kutularından, bakanların çocuklarının yatak odalarından milyonlar çıktı. Kılıçdaroğlu 13 yıl değil 'Bana 4 yıl verin yoksulluğu bitireceğim' diyor. Bunu diyeceksiniz. Söz mü? Bende size söz veriyorum. Sizin için, çocuklarımız, torunlarımız, güzel ülkemiz, şanlı bayrağımız için çalışacağım. Dökeceğim her alın teri Karslılara, 77 milyon yurttaşıma helal olsun. Yani ben çalışacağım, siz de çalışacaksınız. El birliği, gönül birliği, yürek birliği yapacağız. Beraber gideceğiz haramilerin iktidarını indirip halkın iktidarını kuracağız."

"KUL HAKKI YEMEM, YEDİRMEM"

Konuşmasında isim vermeden sık sık AKP'ye yüklenen Kılıçdaroğlu, hükümetin 'kefen edebiyatı' yapıp 'mağduru oynadığını' iddia etti. Kılıçdaroğlu konuşmasını şöyle bitirdi:

"Kefen edebiyatı yapıyorlar. 'Mağdurum da mağdurum' diye geziyorlar. Ne mağduriyeti. Araba dedin aldın. Kırmızı plaka dedin aldın. Altın klozetli tuvalet dedin onu da aldın. Uçak dedin aldın. Saray dedin aldın. Mercedes dedin onu da aldın. Böyle mağduriyet varsa bırak biraz da vatandaş mağdur olsun. Din, iman debiyatı yapıyorlar bunlara inanmayın. Herkesin inancına saygılıyım, hepsinin başımın üstünde yeri var. Sizi seviyorum. Size hizmet etmek istiyorum. En temel özelliğm benim, kul hakkı yemem ve yedirmem."

Cumhuriyet Halk Partisi Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Kars Küçük Sanayii Sitesini ziyaret ederek esnaf ve işçilerle sohbet etti, çay içti, sorularını dinledi, CHP'nin çözüm modellerini anlattı

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.