Header Ads

Kılıçdaroğlu: 'Erdoğan Tazminat Davası Açmış. 100 Bin Lira Onu Tatmin Eder mi Bilmiyorum'


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir'de ilçe gezilerini sürdürüyor. Selçuk ziyaretinin ardından Ödemiş'e geçti. Burada Kılıçdaroğlu'na, CHP'nin İzmir milletvekili adayları ve parti üst yönetimi eşlik etti. Vatandaşlara seslenen Kılıçdaroğlu, "Gençler, sizi Ankara'daki beyler potansiyel suçlu olarak görüyorlar. Siz geleceğimizsiniz. Hiç endişelenmeyin, önünüzü açacağım." dedi.

Ödemiş'te, "Başbakan Kılıçdaroğlu" tezahüratıyla karşılanan Kılıçdaroğllu, "Bir şeyi unutmayın. Davutoğlu, Erdoğan için çalışır. Kılıçdaroğlu, halk için çalışır. Hangi istikrar kaldı? 2002'de oy verdiğiniz parti, o parti değil. 'Fakirin, garip gurebanın partisiyiz.' dediler, zenginlerin partisi oldular. Biz bu ülkede kavga istemiyoruz. Önce üreteceğiz, sonra hakça bölüşeceğiz. Onlar kavga ediyor, ben etmeyeceğim. Onlar işizleri, çocukları, gençleri düşünmüyorlar. Ben sizin için çalışacağım. 8 Haziran'da, yaşanacak bir Türkiye'yi elbirliğiyle kuracağız. Çocuğunuz işsizse en büyük dramı siz yaşıyorsunuz anneler ama sözüm söz, her eve bereketi ve huzuru getireceğim." diyen Kılıçdaroğlu, gençlere de seslendi: "Gençler, sizi Ankara'daki beyler potansiyel suçlu olarak görüyorlar. Siz geleceğimizsiniz. Hiç endişelenmeyin, önünüzü açacağım. İlk kez oy kullanacak gençler, yoksulluğa bakın. Biz Mustafa Kemal'in askerleriyiz. Kuvayi Milliyeciyiz. Onlar sizden koptular."

'ÖDEMİŞ'İN PATATESİ MEŞHUR AMA PATATES İTHAL ETTİLER'

Ödemiş'in patatesinin meşhur olduğunu hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Ama onlar ne yaptılar? Patates ithal ettiler. Bu düzeni değiştireceğim. Rahmetli Ecevit'in dediği gibi sizin için, işçiler, çiftçiler, alınteriyle üretenler için çalışacağım. 11 milyon emekli, 17 milyon yoksula, taşeron işçisine sesleniyorum. Bu ülkede, bu güzel ülkede hepimizin huzur içinde yaşaması için, ürettiğimizi hakça bölüşmek için 8 Haziran yeni bir başlangıç olacaktır." dedi.

"Ne dediysem karşı çıkıyorlar." diyen Kılıçdaroğlu, "Emekliye iki maaş ikramiyeyi, taşeron işçiliği nasıl kaldıracaksın diyorlar. Allah'ın izniyle başbakan olacağım. Devlet nasıl yönetilir kursu açacağım. Kul hakkı, en büyük günahtır. Bunu da öğreteceğim onlara. Benim güvencem sizsiniz. Yaşanacak bir Türkiye'yi örmek için birlikte çalışacağız. Ben Ankara'daki beyler gibiyim. Siz nasıl yaşıyorsanız, ben de öyle yaşıyorum. Benim saray merakım, köşeyi dönme ve yandaşı zengin etme merakım yok. Benim tek düşündüğüm hiçbir çocuğun yatağa aç girmediği, herkesin kazandığı özgür bir Türkiye. Bunun mücadelesini veriyorum." diye konuştu.

Kılıçdaroğlu, ardından programının diğer ayağını oluşturan Bayındır ilçesine hareket etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, “Yüksek Seçim Kurulu (YSK), iktidar partisinin arka bahçesi gibi görev yapıyor. Bu seçimin en başarısız kurumu YSK'dır." dedi. Kılıçdaroğlu, İzmir programının Selçuk ayağında, gazetecilerin gündemle ilgili sorularını cevapladı.

Kılıçdaroğlu, seçim güvenliği ile ilgili endişelerin olduğuna yönelik soruya, “Seçim güvenliğinin Türkiye’de tartışılıyor olması, YSK görevini yapmıyorsa seçim güvenliğinden vatandaşlar doğal olarak endişe duyarlar. Bu seçimin en başarısız kurumu YSK’dır. YSK, siyasal partinin yan kuruluşu gibi çalışıyor. Dolayısıyla oy kullanacak vatandaş endişe içinde, oylarımız çalınır mı diye. Yurttaşlarım, sandığa gidiniz, hiçbir endişe taşımayınız. CHP, bütün kadrolarıyla sanık konusunda gerekli güvenliği almış durumdadır. 4 bini aşkın gönüllü arkadaşımız bu konuda görev almıştır, STK’lar görev almışlardır. Sandığa gideceğiz ve demokrasinin gereği olarak oylarımızı kullanacağız. Kullanacağız ki hukuk devletini yeniden inşa edelim. Kullanacağız ki bir dahaki seçimlerde seçim güvenliği var mı yok mu tartışmalarını Türkiye’nin güvenliğinden çıkaracağız.” diye cevap verdi.

Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın, bu genel seçimi kurtuluş savaşı olarak değerlendirmesini de yorumlayarak, “Sayın Erdoğan’ın tarafsızlığı konusunda endişelerimi defalarca ifade ettim. Endişe olması ötesinde iktidar partisinin bir sözcüsü gibi çalışıyor. Kurutuluş savaşı benzetmesi yapmasını doğru bulmuyorum, çünkü kurtuluş savaşının ne olduğunu da bilmiyordur. Kuvayi Milliye’nin en olduğunu da bilmiyordur. İktidarda kalmak için olağanüstü çalışma içinde. Tüyü bitmemiş yetimin hakkını kullanarak nasıl bunları yapıyor bu zat? Bu zata sormak isterim, namus ve şeref kavramı nedir senin için? Tarafsızlığının üzerine yemin ettin, 'Tarafsız olacağım' dedin, 550 milletvekilinin önünde yemin ettin. Acaba yemin ettikten sonra tarafsızlığını unutarak meydanlara çıkıp iktidar partisine oy istemek, ne zamandan beri Cumhurbaşkanı'nın görevi oldu? Kendisini Cumhurbaşkanı olarak ben kabul etmiyorum. İktidar partisinin eş başkanı gibi çalışıyor. Kurtuluş savaşından söz ediyor. O Kurtuluş Savaşı’nı yapan insanlar, bize tarafsız bir cumhurbaşkanı armağan ettiler, siyasetle uğraşmayan bir cumhurbaşkanı armağan ettiler, 77 milyonu kucaklayacak bir cumhurbaşkanı armağan ettiler. Siz bunların tamamını tuzla buz ettiniz. Seçim meydanlarında çıktınız, kendi korkunuzun tutsağı olarak iktidar partisine açık ve net destek verdiniz. Siz cumhurbaşkanı değilsiniz. Siz cumhurun başkanı değilsiniz. Siz sadece ve sadece kendi iktidarınızın başkanısınız.” diye konuştu.

'YSK İKTİDARIN ARKA BAHÇESİ'

Seçimlerden sonra bir erken seçim yapılabileceğine dair söylentileri de değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: “Erdoğanın muhalefete yönelik eleştirileri biliyoruz. Cumhurun başkanı değil, iktidar partisinin başkanı. En büyük zararı da kendi partisine veriyor. En büyük zararı demokrasiye veriyor. Burada Erdoğan’dan daha çok, YSK üyelerini konuşmamız lazım. YSK üyeleri de yemin ederek görevlerine başladı. Tarafsız davranacaklardı, seçim tarafsız ortamda olacaktı. Hiçbir şeye uyulmadı. YSK, açıkça iktidar partisinin arka bahçesi gibi görev yapıyor. Kusura bakmasınlar, kendilerini yargıç olarak tanımlamasınlar. Çocuklarına da, 'Biz YSK’da görev yaptık, tarafsız görev yaptık.' demesinler. Açıkça şunu söylesinler, ‘Biz iktidarın seçim kurulu üyeleriyiz. Onlar için çalıştık. Türkiye’de hukuk güvenliği tartışılabilir. Zaten yoktu, hukuku da biz yok ettik.’ desinler kendi çocuklarına."

'KEŞKE 30 MİLYON EUROLUK DAVA AÇSAYDI'

Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın, kendisine 100 bin liralık tazminat davası açtığının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, “Erdoğan tazminat davası açmış, 100 bin liralık. 100 bin lira onu tatmin eder mi bilmiyorum. Keşke 30 milyon euroluk dava açsaydı, oğluna paralarını sıfırlarken biraz daha katkısı olurdu ama avucunu yalar.” dedi.

Türkiye’nin zenginleştiğinden söz edildiğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Türkiye'nin büyüdüğünden söz ediliyor. Doğrudur, Türkiye büyük ve zengin bir ülkedir. 7 Haziran’da sandığa giderken vatandaşlarıma şunu söylerim, kendinize sorun, zenginlik sizin mutfağınıza niye hiç uğramadı? Dün bir belediye 50 lira dağıtacak diye binlerce yoksul aile, belediye önünde toplandı. 21. yüzyılda böyle bir tabloya izin verecek miyiz? Bu tablo, iktidar partisinin tablosudur. Bu tablo, utanılacak bir tablodur. Yurttaşlarıma çağrıda bulunuyorum, bu tür tabloları Türkiye gündeminden çıkarmak için sandığa gidin, vicdanınızın sesini dinleyin ve oyunuzu kullanın.” dedi.

Kılıçdaroğlu, 7 Haziran'da oyunu Ankara’da kullanacağını sözlerine ekledi.



CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, İzmir programı kapsamında önce Menderes ilçesine hareket etti. Burada parti otobüsünün üzerine çıkarak halkı selamlayan Kılıçdaroğlu, daha sonra İzmir milletvekili adayları ve parti üst yönetimiyle birlikte programının ikinci durağı olan Torbalı ilçesine gitti.

Kılıçdaroğlu, Torbalı'da kendisini karşılayan vatandaşlara yaptığı konuşmada herkesten, bir kişiyi sandığa götürerek CHP'ye oy verdirmesini istedi. Kılıçdaroğlu, "Allah'ın izniyle 8 Haziran günü başbakan olacağız. Kim üretiyorsa en değerli o olacak. İşsizliği ve yoksulluğu bu topraklarda tarihe gömeceğim. Esnaf kazanacak, çiftçi kazanacak, üretici kazanacak, sanayici kazanacak, emekli kazanacak, taşeron işçisi kazanacak, herkes kazanacak, sadece hortumcular kaybedecek. Dünyanın en pahalı mazotunu bizim çiftçiye satıyorlar. Bir şeyde dünya lideriyiz, hakkını teslim edelim. Çiftçiye dünyanın en pahalı mazotunu satmakta dünya lideriyiz. Bunda hiçbir tartışma yok ama sözüm söz, üreteni savunuyorum, alınterini savunuyorum, üretenden yanayım. Çiftçiye mazotu, CHP iktidarında 1.5 lira yapacağım. Litresi 1.5 lira. Ankara'daki beyler buna itiraz ediyorlar, nasıl yaparsın 1.5 lira diye. Yapacağım, onlar da görecekler inşallah. Onlara emekten yana nasıl olunurmuş, çiftçiden yana nasıl olunur, üreticiden yana nasıl olunur, kul hakkı nasıl yenmez bunun için bir kurs açacağım. Bunlar, devlet nasıl yönetilir onu öğrenecekler. 13 yıldır bunlara yetki verdik, 13 yıldır bunlar bu ülkeyi yönetiyorlar. Ben öyle 13 yıl filan istemiyorum, adam gibi dört yıl istiyorum. Dört yılda bu memleketi şaha kaldıracağım." dedi.

Kılıçdaroğlu, konuşmasının ardından parti otobüsüyle bir sonraki durağı olan Selçuk ilçesine hareket etti.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.