Header Ads

Gazi Mahallesi'nde cenaze töreni engellendi, mahalle polis ablukasına alındı, 1 polis öldürüldü


Çağıl Kasapoğlu/BBC Türkçe foto: dha

Cuma günü İstanbul dahil 140 ayrı noktada Irak Şam İslam Devleti (IŞİD) ve 'diğer radikal örgütlere' düzenlenen operasyon sırasında Bağcılar’da öldürülen Günay Özarslan’ın cenazesinin bugün Sultangazi Gazi Mahallesi’nde defnedilmesi için toplanan kalabalığa polis TOMA ve akreplerle müdahale etti.

Kalabalık da polise, taş ve molotof kokteyli ile karşılık verdi.

Polis ekiplerinin 1411 sokaktaki bir binaya müdahalesi sırasında, bir polis memurunun göğsünden vurularak öldürüldüğü bildirildi.

Bu olayın ardından Özel Harekat Tim'leriyle birlikte mahalleye giren çevik kuvvet ekipleri, göstericilere yeniden müdahale etti.

Gazi Cemevi ile ara sokaklara TOMA ve zırhlı araçlarla giren polis, biber gazı ve plastik mermi kullandı. Çok sayıda gösterici de gözaltına alındı.

Peki polis memurunun öldürülmesinden önceki saatlerde mahallede neler yaşandı?

Polisin öldürülmesinden önceki saatlerde Gazi Mahallesi’nde yaşanan olaylara tanıklık eden Korkmaz Aslan, Özarslan’ın cenazesinin tutulduğu cemevinin ablukaya alındığını, cemevi önündeki caddenin de polis kontrolünde olduğunu söyledi.

Aslan, ‘akrep’ olarak bilinen 10 polis aracının cemevi önünde, en az 4 aracın da ara sokaklarda göstericilere müdahale ettiğini belirtti ve "Cenaze defnedilmeden bu olaylar durulmaz gibi görünüyor. Polis de hiç olmadığı kadar sert müdahale ediyor" dedi.

'Siyasi cenaze töreni' vurgusu

Cenazenin defni için Gazi Mahallesi’nde bulunan HDP İstanbul milletvekili Ali Kenanoğlu, öğlen saatlerinde BBC Türkçe’ye şu bilgileri verdi:

"Emniyet yetkilileri hiçbir şekilde siyasal bir cenaze törenine izin vermeyeceklerini, müsaade etmeyeceklerini ifade ediyorlar. Bu şekilde bir tören olursa da müdahale edeceklerini söylüyorlar."

BBC Türkçe telefonla bilgi veren Gazi Mahallesi’nden bir emniyet yetkilisi de 'kesinlikle siyasi bir gösteriye izin vermeyeceklerini' söyledi.

Adının verilmesini istemeyen yetkili, "Cenaze törenini siyasal bir gösteriye dönüştürmek istiyorlar. Sorun o zaten. Buna müsaade etmeyeceğiz. Olayların nasıl ve ne zaman sona ereceğine dair şimdi bir şey söyleyemiyoruz" dedi.

Cenazenin morgdan çıkarılmasına da izin verilmediğini aktaran HDP milletvekili Kenanoğlu ise olayların yatışması ve kalabalığa müdahalenin son bulması için valilik ve içişleri bakanlığı yetkilileri ile görüşmelerde bulunduklarını belirtti ve "Ancak bir mesafe alamadık" dedi.

Gazi Mahallesi’nde toplanan kalabalığın cenazenin defni konusunda taviz vermekten yana olmadığını ve kendi usulleri ile tören düzenlemek istediklerini ifade eden Kenanoğlu, "Devletin gücünü gösterme alanının bir cenaze töreni olmaması gerekir. Kimse devletin gücünü sorgulamıyor, sadece bir saatliğine müsaade edilmesini ve cenazenin defnedilmesini istiyorlar" diye konuştu.

'Gözaltı listesinde yoktu'

Halk Cephesi üyesi Günay Özarslan, Cuma günü sabah saatlerinde Bağcılar’da misafir olarak kaldığı eve polisin düzenlediği operasyonda öldürüldü.

Gazi Mahallesi’nde Günay Özarslan’ın ailesinin yanında bulunan Halkın Hukuk Bürosu avukatlarından Oya Aslan, emniyet tutanakları ve ön otopsi raporlarını incelediklerini belirtti ve Özarslan’ın ölümüne ilişkin şunları söyledi:

"Polisler evi Özarslan’ı aramak için değil başka birini aramak için bastı. Müvekkilimiz aranmadığını bildiği için teslim olmak istemiyor. Yanında kaldığı ailenin tanıklığı da var. Teslim olmak istemeyince de polis odasında Özarslan’ı tarıyor."

Avukat Oya Aslan, Günay Özarslan’ın vücudunda 15 mermi tespit edildiğini belirtti ve "Olay yerinde, duvardaki kurşunları delip almışlar, bunu delilleri karartmak için yapmışlar" dedi.

Gazi Mahallesi’nde Özarslan’ın vasiyetine uygun olarak cenaze töreni düzenlemek isteyen kalabalığın öfkeli olduğunu aktaran avukan Aslan, duruma ilişkin şunları aktardı: "Kalabalık TOMA’ları görünce ve müdahaleyle karşılaşınca tahrik olup cevap veriyor. Çok yaralı var. Cenaze başında bekleyen aile gazdan etkileniyor ama başından ayrılmıyor. "

Avukat Aslan, müvekkillerinin DHKP-C üyesi olduğu iddiasıyla bir buçuk sene cezaevinde tutulduğunu, delil yetersizliğinden serbest bırakıldığını söyledi.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.