Koalisyon arayışı: AKP-HDP görüşmesi 1 saat 55 dakika sürdü


cihan

Başbakan Ahmet Davutoğlu, Halkların Demokratik Partisi (HDP) Genel Merkezi'ne geldi. Davutoğlu, HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş ve Figen Yüksekdağ ile görüşüyor.

Koalisyon görüşmelerinin üçüncü durağı olan HDP Genel Merkezi'ne Başbakan Davutoğlu ve beraberinde heyet geldi. Görüşme saat 11.00’de başladı.

AKP'nin HDP ile koalisyon görüşmesini yürütecek heyette, Başbakan Yardımcısı Yalçın Akdoğan, Gıda, Tarım ve Hayvancılık Bakanı Mehdi Eker, eski İçişleri Bakanı Efkan Ala, AKP Adıyaman Milletvekili Adnan Boynukara ve Erzurum Milletvekili Zehra Taşkesenlioğlu yer alıyor.

HDP heyeti ise HDP Eş Genel Başkanları Selahattin Demirtaş, Figen Yüksekdağ, Grup Başkanvekilleri Pervin Buldan, İdris Baluken ile HDP İmralı heyeti sözcüsü Sırrı Süreyya Önder’den oluştu.

Başbakan ve heyeti HDP Grup Başkanvekilleri İdris Baluken ve Pervin Buldan ile Sırrı Süreyya Önder karşıladı. Heyetin ellerinde yanlarında getirdikleri bazı hediyeler dikkat çekti.

 HDP Genel Merkezi’nde saat 11.00’de başlayan görüşme saat 12.55'te sona erdi. Görüşme yaklaşık 2 saat sürdü. Görüşme sonrası Ahmet Davutoğlu'nu Selahattin Demirtaş uğurladı.

Görüşme sonrası AKP Genel Merkezi'nde basın toplantısı düzenleyen Davutoğlu, halkın verdiği oya duydukları saygı gereği herkesin herkesle konuşabileceği ortam olması gerektiğini ifade etti.

"Vatandaşlarımızın tercihinin dışlanmasını doğru görmem." diyen Davutoğlu, "Bu demokratik bir tavırdır. HDP ile yaptığımız güreşmede özellikle üzerinde durduğumuz konu şu oldu. 7 Haziran'da ortaya çıkan tablo ile herkes kendi yerini doğru konumlandırmak zorundadır. Demirtaş’ın açıkladığı 3 ilke üzerinden duruldu. Barış demokrasi adalet ilkeleri kapsamında görüşmelerimizi kendilerine aktardık. Barış söz konusu ise kimse silahla barışı tehdit edecek şekilde ülke topraklarını yer alamaz. Gelin HDP olarak bu tavrı sergileyin. Biz tek parti iktidarı olma şansı bulamadık. Ama demokrasiyi bağlılığımızı gösteriyorum ve kaç oy almış olursa olsun kimseyi dışlamadan siyasetimizi TBMM çatısı altında alıyorum. HDP’nin TBMM’ye 80 vekille girmiş olması fırsattır. Silahlı grupların Türkiye içindeki varlığı çelişki teşkil eder. Demirtaş'ın dünkü açıklamalarını da dinledim ve görüşlerimi ifade ettim. Çevredeki çatışmaların Türkiye’ye gelmesini istemiyorsak bütün bu baskılara şiddete karşı ortak tavır belirleme sorumluluğumuz var. Hangi terör grubu olursa olsun Türkiye’nin duruşunun bilindiğini istişare ettik. Türkiye’nin ve çevre bölgelerdeki sorunları istişare ettik. İletişimi her an açık olmamız gerektiğini ifade ettik. Koalisyonla ilgili görüşlerimizi paylaştık. Gelecekteki gelişmeler bağlamında bizim ilkesel tutumumuzu anlatma imkanı bulduk. Türkiye’deki tüm silahlı unsurların Türkiye dışına çıkma hususundaki sözlerin yerine getirilmesi gerektiğini konuştuk. Kamu düzenin tartışma konusu olmadığını açık yüreklilikle konuşma imkanı bulduk. Misafirperverlikleri nedeniyle kendilerine teşekkür ediyorum." diye konuştu.

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın dün PKK'nın silah bırakması gerektiği ve bunun muhatabının da Öcalan olduğu yönündeki açıklamalarının sorulması üzerine ise Davutoğlu, "Biz çözüm sürecini çok iyi niyetle başlattık. Neydi ekonomik geri kalmışlık var, halka hizmet edilmiyor, Kürtçe şarkı dinlemiyoruz gibi şikayetler vardı. Sıralamıyorum ama çok geniş bir demokratikleşme süreci hayata geçirdi. Bu gerçeklik üzerine bugün HDP güçlü bir grup olarak TBMM’de bulunuyor. Bütün bu argümanlar birer birer yok olmuşken hala silahlı grup bulundurmanın anlamı nedir? Bu soruyu HDP’ye soruyoruz. HDP oy verenlere de söylüyoruz lütfen bunu sorun. Biz size silahlı mücadele için oy vermedik. Bu soru daha çok sorulmalı. HDP’ye destek veren aydınların bu soruyu gündeme getirmesi lazım. Barış ve demokrasi derken silaha ihtiyaç duyuluyor. Acık ve net tavır almanın tam vaktidir. Kendisine ifade etti. Demokratik bir zafer kazandınız. Zafer derken kendisini iki katı oy aldık ifadesini kastettim. Bu silahsızlaşma öyle ya da böyle gerçekleşecek. Siz çağrıda bulunun Türkiye’de bütün silahlar teslim edilsin. Demokrasi arttıkça silahların azalması sonra da sıfıra inmesi lazım. 12 yıl içinde Türkiye’de demokrasi arttı silahların sayısı azaldı mı. Bu soruları sormanın vakti. Kimseye tepeden bir dil kullanmadım. Dün MHP ile görüşürken de bugün de. Biz söyleriz ama onlar dinlemezler. Birinci onlar dinleyene kadar söylemeye devam etmeniz gerekiyor. Süreç devam edecekse etkili olduğunuz varsayılır. Etkiniz yoksa görüşmelerin anlamı ne. Etkiniz yoksa sürece hangi yolla katkıda bulunacaksınız. Biz dörtlü parti olarak hep birlikte çağrı yapacaksak. Buradan da çağrıda bulunayım. Bizler demokratik standartın en üstü çıkması için hazır olduğumuz ama terör ve şiddet içeren müdahaleye karşı ortak tavır alacağımızı bildirir diye bir deklarasyon imzalayalım." karşılığını verdi.

HDP ile bir koalisyonun olmayacağına dair açıklamalarının hatırlatılması üzerine de Davutoğlu, bu ifadenin HDP'yi dışlamak için kullandığı bir ifade olmadığına dikkat çekti. "Yüzde 13 oy almış bir partiyi yok sayamam." diyen Davutoğlu, şöyle devam etti: "Aldığım görev gereği görüşmem gerekir. 7 Haziran’ın ertesi günün Demirtaş asla AK Parti’nin içinde olduğu hükümete içerinden ve dışarıdan destek vermeyeceğiz. Bu ifade açık ve net. AK Parti’nin dışındaki ihtimaller çalışıldı. Bu ifadeye cevap vermedim. Yüzde 47 oy almış bir partiyi dışlayacak formüller yürümez. 1 aylık süreçte HDP’nin duruşunun değiştiğini gördük. Doğrusu da budur. Her konuyu görüşürüz fakat koalisyon ortaklığı çerçevesi oluşmuş değil. Ama görüşmeye de devam ederiz. Kuracağımız hükümet Türkiye’nin bütününü temsil etmesi önemlidir. CHP, MHP ile görüşülürken HDP’nin ne düşündüğü önemlidir. Bu çerçevede HDP ile oluşturulmuş bir mekanizma yok."

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.