Özgür Özel: Davutoğlu ‘ahlaksız teklif’le bizi rahatsız ederse, telefonunu engelleriz

cihan

CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Türkiye Büyük Millet MecCihan Haber Ajansı muhabirine gündeme ilişkin önemli açıklamalarda bulundu. Özel, Başbakan Ahmet Davutoğlu’nun CHP ve MHP'li vekillere bakanlık teklifinde bulunacağını açıklamasını eleştirdi.
eclisi’nde

Böyle bir teklifi ‘ahlaksız teklif’ olarak tanımlayan Özel, “Çünkü bu parlamentoda 4 parti yüzde 95 oy almış durumda. Milletvekilleri partilerin aday göstermesi ile seçildi. İnsanlar da milletvekillerine oy verdi ama parti amblemleri altında verdi.” açıklamasında bulundu.

 Adalet ve Kalkınma Partisi'nin Anayasa’nın 114 ve 116’ncı maddelerini ilk kez işlettiğini kaydeden Özel, şöyle konuştu:

“Bu, Ahmet Davutoğlu’nun başarısızlığıdır. Ahmet Davutoğlu’nun utancı olması gereken bir noktadır. En çok oyu aldığı yerde bir hükümet kuramamıştır, gerekli gayretleri sarf edememiştir, daha sonra görevi teslim etmiştir ama bir başka görevlendirme yapılamamıştır. Gelinen bu noktada şu durumla karşı karşıyayız; bir hükümet kurulacaksa neye göre yapılıyor, meclisteki sandalye sayılarına göre orantılanıyor. Yani parti grupları esas alınıyor ve parti grupları esas alındığı zaman bir siyasi liderin yapması gereken siyasi ahlak ve etiğin gereği olarak o partilerin liderlerine 'sizin payınıza şu kadar milletvekili düşüyor, şu bakanlıklar düşüyor, bu konuda görevlendirmeyi bize yapar mısınız' diye sorması lazım.”

CHP olarak böyle bir işin içinde olmayacaklarını zaten söylediklerini anlatan Özel, şöyle devam etti:

“Ama teker teker milletvekillerini arama, vermek isteyen partilere de bunu yapıyor. Üye vermek istemeyen partilere yapmıyor sadece bunu. Bakan vereceğim diye HDP’ye de aynı şeyi yapıyor bunu hele de bir partinin lideri olarak nasıl içselleştirebiliyor bilemiyoruz. Ama CHP olarak şunu söylüyoruz. CHP’nin Grup Başkanvekili olarak 131 milletvekilimizin adına şunu söyleyebiliriz ki Davutoğlu bu niyetle sakın kapımızı çalma. Davutoğlu bu niyetle bizi aramasın. Biz bugüne kadar bütün iletişim kanallarını açık tuttuk. Bu ülke hükümetsiz kalmasın diye. Akan kan,anaların göz yaşı dursun diye. Çok net bir şekilde şunu söyledi. hep ülke ve mutfaktaki yangını söndürebilelim. Ama böyle bir ahlaksız teklife karşı kapılarımız kapalıdır, telefonlarımız kapalıdır. Eğer bizi ararsa bu telefonlar şimdi imkan tanıyor buna böyle bir ahlaksız teklif için bizleri rahatsız edecek olursa Davutoğlu’nun telefonunu engelleriz. Davutoğlu bundan sonra karşısında muhatap olacak kimseyi bulamaz. Bu tür bir ahlaksızlıkla CHP milletvekillerinin ilişkilendirilmesini, milletvekillerimizin isminin geçirilmesini dahi etik bulmayız bunu şiddetle reddederiz.”

Anayasa’daki seçim hükümeti yetkisinin ilk kez 12 Eylül’de Kenan Evren tarafından şekillendirildiğini belirten Özel, “Bu bizim için çok yeni bir uygulama ama parlamentonun uzak olduğu bir yaklaşım değil. Adalet ve Kalkınma Partisi Recep Tayyip Erdoğan’ın başbakanlığı zamanında 12 Eylül Anayasası'nın etinden, sütünden, yününden yararlanmıştır. Seçim barajı bugünlerde onların da kaldırılmaya ikna olduğu çünkü bir başka partiyi baraj altında bırakarak yerine milletvekili çıkarma sistemini kullanıyorlardı. Kanun hükmünde kararname çıkarma yetkisi Kenan Paşa’ya 'anayasaya bunu koyacağız' demişler. Demiş ki 'nasıl bir şey o?' 'Bir kararname yazacaksınız bakanlar kurulunda kanun yerine geçecek.' 'Hadi canım olur mu öyle şey' demiş. 'Yazalım da siz kullanmayın' demişler. 4-5 kez kendi kullandı 60’a yakın kez AKP hükümetleri tarafından kullanıldı. Gelinen noktada da yine Kenan Evren’in olası bir tıkanıklık sırasında parlamentoyu fesih yetkisini ve ülkeyi seçime götürme yetkisini aldığı maddeyi ilk kez Recep Tayyip Erdoğan kullanacak.” diye konuştu.

KENAN EVREN BİR YERLERDEN İZLİYORSA GURUR DUYUYORDUR

“Kenan Evren bir yerlerden izliyorsa gurur duyuyordur. Benim çırağım, benim kalfam bugün gelinen noktada kendisine ne kadar usta dese belki de darbecilikte artık Kenan Evren’in tahtını sallayacak noktaya geldi.” diyen Özel, şöyle konuştu: “Çünkü bugün Kenan Evren cumhurbaşkanı olsaydı herhalde bir partiye görevi verir o parti kuramayıp görevi iade ettikten sonra bir hafta süreyle anamuhalefet partisini ikinci en çok sandalyesi olan partiyi görevlendirmezlik yapamazdı. Gelinen noktada Türkiye artık geçen haftalarda kendi ifadesiyle bir ara rejim dönemini yaşıyoruz. Anayasa varken o anayasa askıya alınırsa eğer askıya alanlar ellerinde tankı tüfeği varsa buna askeri darbe diyoruz. Ama bu askıya alma demokrasinin içinden ve demokrasi sayesinde kazandığı güçle oluyorsa buna da sivil darbe diyoruz. Bugün Türkiye sivil darbe ile karşı karşıya ve resmen şöyle bir anlayış var; Adalet ve Kalkınma Partisi bu piyesin demokrasi piyesinin esas aktörüdür geri kalan tüm partiler figürandır diye görüyor. Bunu yönetim biçimi olarak içselleştirilmiş durumda değil bunu bir araç olarak görüyor ve diyor ki, demokrasi, AKP varsa vardır, AKP yoksa demokrasiye gerek yoktur.”

13 yıldır karşıdan rüzgar sert bile esse, birazcık rüzgar sert estiği zaman bana darbe yapıldı diyen bir iktidar olduğunu belirten Özel, şöyle devam etti: “Kendisine karşı eleştirileri dahi bu bir darbe girişimidir diye söyleyen birisinin 13 yıl sonra Türkiye’ye getirdiği sivil darbe noktası ortada. Kenan Evren 45 gün süreyle eğer hükümet kurulamaz tüm seçenekler tükenirse orada da sonuna seçimlere götürebilir gibi bir esneklik koyarak müzakereler sürüyorsa ve anlaşma imkanı varsa onuda bekleyerek ülkeyi seçime götürme yetkisini almış. Bu yetkinin böylesine kullanılabileceği anayasanın içinde de yok. Bir kez görevlendirmeyi yaptıktan sonra hükümet kurulmuyorsa görevlendirme iade edildiğinde yeni görevlendirme yapılır. Yeni görevlendirme yapmamayı Kenan Evren dahi içine sindiremezdi. Kenan Evren dahi böylesine bir darbe girişiminde bu kadar fütursuz bu kadar cesur olamazdı. Ama Kenan Evren 45 gün süreyle eğer aralarında anlaşamaz ve bir hükümet kurulamazsa daha fazla oyalanmadan çünkü 1980 öncesi uzayan koalisyon görüşmeleri herkesin hatıralarında bir madde ile seçime götürme yetkisi almış. Cumhurbaşkanına bu yetkinin tanınması tartışılabilir. Yeni anayasa yapılırsa bunlar uzun uzun konuşulması gereken meseleler ama şunu görmek lazım bunun içinde daha 45 günlük sürenin sadece 38 günü kullandı. 7 günü bizzat cumhurbaşkanı tarafından gasp edildiği bir dönemi yaşadık. Yani Kenan Evren’i mumla aratıyor. O kadar söyleyelim.Kenan Evren bu ülkede anaları ağlatmış, bu ülkede demokrasiyi askıya almış, bu ülkeyi en az 30 yıl geriye götürmüş, ülkenin evlatlarını işkenceden geçirmiş ve çok ah almış bunların hesabını öteki tarafta nasıl vereceğini bilemiyoruz. ama Kenan Evren dahi demokrasiyi bu kadar askıya alabilecek yani cumhurbaşkanlığı sırasında bu davranışlar içerisinde bulunabilecek cesareti gösteremezdi. Tam bir sivil darbe. Askerler darbe yaptıktan sonra kendilerini demokrat olduklarını ispatlamaya çalışırlar o kendilerine uygun yaptırdıkları anayasa şimdi o talep var ben anayasayı ihlal ettim diyor. Ben anayasaya uymayacağım diyor.Meclis anayasayı bana uydursun diyor. Ama ihtilalciler dahi bir anayasa ortaya çıktıktan sonra o anayasaya bağlı kalmaya çalışırlar. Bir ihtilal anayasasının vermediği yetkileri dahi kullanarak sınırları bu kadar esneterek zorlamak bu olsa olsa Recep Tayyip Erdoğan’ın yapacağı bir davranış.”

KİMSENİN SÖYLEYEMEDİĞİNİ BİR ŞEHİDİN YARBAY ABİSİ SÖYLEMİŞTİR

“Osmaniye’de şehit Yüzbaşı Ali Alkan'ın cenaze töreninde abisi Yarbay Mehmet Alkan’ın feryatlarını ve ifadelerini nasıl değerlendiriyorsunuz?” sorusuna Özel, şu cevabı verdi: “O feryat aslında hangi partiye oy vermiş olursa olsun tüm partilerden, tüm siyasi görüşlerden, tüm insanların sürekli kendi kendine sorduğu soru. Ne oldu da 7 Haziran’a kadar çözüm süreci diyenler, çözüm diyenler o naktodan sonra savaş sürecini başlatıyorlar. Ne oluyor da o güne kadar başka şeyler söyleyenler bugün başta şeyler söylüyor. Başka tavırlar içinde oluyorlar. Bu çocukluğumuzdaki meşhur hikaye gibi. Kral çıplak geziyormuş ama korkusundan kimse söyleyemiyormuş. Çocuğun biri çıkmış tüm saflığıyla kimsenin söyleyemediği şeyi söylemiş. Bütün oyun bozulmuş. Yarbayımız büyük acısı ile dün 70 milyon adına kral çıplak diye bağırdı. Hepimizin bildiğini söyledi. o noktadan sonra o haykırıştan sonra hepimizin dikkatini çeken bir şey var. Devletin kontrolündeki bir ajansın uyguladığı karartma. İşte yandaş basının o haberleri hiç görmemesi müftünün namaz kıldırmaması, devlet eli ile orada yapılmaya çalışılan bunun görünür kılmaktan çıkarmaya çalışıyorlar ama iştedikleri kadar çıkarsınlar. Artık diş macunu tüpünden çıkmıştır.bunu geriye sokmaları mümkün değil. Herkesin bildiğini herkesin düşündüğünü kimselerin bugün ki şartlar altında söyleyemediğini bir şehidin Yarbay abisi söylemiştir. Ne kadar acımasız oldukları bir şehit abisine karşı hem de üzerinde üniforması olan yani kendiside her an şehit olmayı göze almış birisine karşı yaptıkları linç kampanyasını görünce bu ülke bu ülkeyi yönetenlerin ne kadar acımasız ve bazı durumlarda ne kadar vicdansız olabildiğini herkes görebiliyor.”

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.