Header Ads

Soma Davası: Tutuksuz yargılanan 38 sanık çapraz sorguya alındı

cihan

Manisa Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Soma maden kazası ceza davasının üçüncü duruşmasının beşinci celsesi başladı. Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Soma maden kazası ceza davasının üçüncü duruşmasının beşinci celsesinde, dosyaya ekli acil eylem planında ismi bulunan bazı sanıklar, isimlerinin orada yazdığını bilmediklerini söyledi. Müdafi avukatı Yusuf Koçyiğit ise dava dosyasına, 2014 tarihli başka bir acil durum planlama grubu oluşturma örneği belgesi sundu.

Beşinci celse, tutuksuz sanıkların çapraz sorgusuyla devam etti. Önce madende iş güvenliğinden sorumlu tekniker ve mühendisler, daha sonra gaz izleme personeli, ardından üretimden sorumlu personel, en son da TKİ çalışanları savcı, müdafi avukatlar ve müşteki avukatlarının doğrudan sorularını cevaplayacak. Bundan önceki duruşmalarda, dava dosyasında ekli acil durum planı sanıklara sorulmuş, büyük bir çoğunluğu isimlerinin planda yazılı olduğunu bilmediğini belirtmişti. Bugün müdafi avukatlardan Yusuf Koçyiğit, tutuksuz sanık Coşkun Derici’nin okuması üzerine başka bir acil durum planlama grubu oluşturma örneği belgesi verdi. Bu belgede, dava dosyasında bulunanda isimleri yazılı bazı sanıkların bulunmadığı görüldü. 2014 tarihli belgenin, mahkeme heyetine verilerek dosyaya ekleneceği öğrenildi.

ADALI İLE YAŞADIĞI TARTIŞMAYI ANLATTI

İlk olarak soruları cevaplayan iş güvenliği uzmanı, emniyet vardiya amiri Hilmi Kazık’a bağlı, iş güvenliğinden sorumlu emniyet vardiya amiri Yalçın Erdoğan, bir risk durumunda üretimi durdurma yetkisi olduğunu, daha önce de durdurduğunu söyledi. Bunun üzerine üretimi durdurduğu için İsmail Adalı tarafından tepki gördüğü iddiası soruldu. Erdoğan, konunun yanlış anlaşıldığını belirterek, “2012 yılında D ayak yeni çekilmişti. Söküm yapılmayan yerden kömür çekiliyordu. Bu yasak olduğu için üretimi durdurdum. Ocağın başçavuşu, Adalı’ya bu durumu yanlış aktarmış. Adalı beni odasına çağırdı, ilk önce tepki gösterdi. Ben olayı anlatınca, ‘Tamam, sıkıntı yok.’ dedi ve konu kapandı.” şeklinde konuştu.

İMBAT'IN 134 ATIŞLIK DENEYİ

Dava dosyasında ekli bulunan acil eylem planında isminin bulunduğunu bilmediğini söyleyen sanık Yalçın Erdoğan’ın, belgeye göre acil durum sorumlusu olduğu ve buna ek olarak pek çok görevi bulunduğu görüldü. Başka bir maden ocağı olan İmbat’ta yapılan, tek bir yerde 134 patlamadan oluşan deney de soruldu. Erdoğan, “Tek yerde 134 patlamaya rağmen değerler ancak 75 PPM’e ulaşabilmiş. Siz ne patlattınız da 200 PPM’e kadar çıkmış?” sorusuna karşılık, “Orada hava hızı belki daha fazladır." dedi. "İşletme, TKİ’den yeni acil kurtarma galerisi talep etmiş. Bundan haberin var mı, yoksa eksikliğini hissettin mi?" sorusuna ise, “Bir şey diyemem.” cevabı verdi.

'EKSİKLİK GİDERİLMEZSE KENDİMİZ ÇÖZERDİK'

Sorular üzerine iş güvenliği kurul toplantılarına katılmadığını, iş güvenliği uzmanı olmadığı için risk değerlendirmesi yapmasa bile herhangi bir problem olduğunda yazılı değil, sözlü olarak vardiya amirlerine durumu bildirdiğini kaydeden Yalçın Erdoğan, eksiklikler giderilmezse sıkıntıyı kendilerinin hallettiğini söyledi. Görevinin çerçevesi hakkında da konuşan Erdoğan, bunun da yazılı olarak kendisine bildirilmediğini, 30 günlük oryantasyon sürecinde, vardiya amirlerinin gösterdiği işleri yapmaya devam ettiğini dile getirdi.

'TKİ ÇALIŞANLARINA RASTLAMADIM'

Daha sonra soruları cevaplayan, iş güvenliğinden sorumlu emniyet vardiya amiri Coşkun Derici ise emniyet mühendisi olarak ayrı bir eğitim almadığını, herkese verilen eğitimden geçtiğini kaydetti. Görev süresi boyunca hiç tatbikat yapmadığını belirten Derici, aynı dönemde madende TKİ çalışanlarına da rastlamadığını söyledi.

'SENSÖRÜN ISI ÖLÇME ÖZELLİĞİNİ BİLMİYORDUM'

İş güvenliğinden sorumlu emniyet mühendisi Necati Karadeniz de doğrudan soruları cevapladı. Havalandırma planında görevinin bulunmadığını ve risk değerlendirme görevi de olmadığını ifade eden Karadeniz, iş güvenliği uzmanı olmadığını ancak risk durumunda üretimi durdurma yetkisinin bulunduğunu belirtti. Halen, şu anda üretimi devam etmeyen aynı işletmede çalışan Karadeniz, sorular üzerine kazanın yaşandığı dönemlerde üzerindeki el cihazının ısı ölçme özelliği olduğunu bilmediğini söyleyerek, "Isı ölçme özelliklerinin olduğunu, TÜBİTAK’ın raporundan sonra öğrendim ama kaza olmadan önce madendeki ısıyı hissedip durumu amirlerime bildirmiştim." dedi. Sanık Necati Karadeniz, çalıştığı süre boyunca havalandırma sisteminde sıkıntı görmediğini de ifade etti.

Manisa’nın Soma ilçesinde 301 işçinin hayatını kaybettiği Soma Kömür İşletmeleri AŞ’ye ait Eynez Maden Ocağı'nın gaz izleme çalışanlarının hiçbir eğitim almadan işe başladıkları iddia edilirken, çalıştıkları süre boyunca da herhangi bir eğitime tabi tutulmadıkları öğrenildi.

Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde devam eden Soma maden kazası ceza davasının üçüncü duruşmasının beşinci oturumunun öğleden sonraki bölümünde tutuksuz yargılanan 5 sanığın daha çapraz sorgusu tamamlandı. Oturumun öğleden sonraki bölümünde tutuksuz sanıklardan Emniyet Vardiya Mühendisi Erdem Canbaz, emniyet biriminde Maden Teknikeri Soner Günay, Gaz İzleme Personeli Batuhan Ünlüyol, Gaz İzleme Personeli Ozan Sezer, C sınıfı Emniyet İş Güvenliği Uzmanı Maden Mühendisi Ergün Yılmaz’ın çapraz sorgulamaları tamamlandı.

Çapraz sorgu sırasında madenin gaz izleme odasında görevli 5 personelden 2'si olan Batuhan Ünlüyol ile Ozan Sezer işe girdiklerinde herhangi bir eğitim almadıklarını ve işi çalıştıkları birimdeki diğer kişilerden öğrendiklerini savundu. Olağan dışı bir yükselme tespit ettikleri sırada durumu ocağı arayarak amirlere sorduklarını belirten Ünlüyol ve Sezer ani gaz yükselişlerinin top atımları sonrasında gerçekleştiğini kaydetti.

Tutuksuz sanıkların, olayın hemen ardından Soma Cumhuriyet Savcılığı'nda verdikleri ifadelerin kendi ifadeleri olmadığı ve ilaveler yapıldığını iddia etmeleri tepki çekti. Sanıklardan Ergün Yılmaz, 13 Nisan tarihinde kendi avukatı tarafından mahkeme heyetine sunulan savunmayı da kabul etmediğini ve avukatın kendisine danışmadan bir savunma hazırladığı için iş akdini feshettiğini söyledi. Müşteki avukatlarından Ferzan Özbek, sanık Ergün Yılmaz’a 13 Nisan 2015 tarihindeki duruşmada kendi avukatı tarafından işveren ve yetkili isimleri suçlayan savunmasını hatırlatması üzerine Ergün Yılmaz, şunları söyledi: “Ben olay sırasında madende değildim. Ben madene geldiğim sırada havanın ters çevrilmesi sağlanmıştı. Avukatım savunmayı verirken benden herhangi bir bilgi almadı. Topladığı bilgilerle savunma hazırlamış. O yüzden de avukatımın vekaletini iptal ettim.”

Bu arada tutuksuz sanıklardan bazılarının halen daha Eynez’deki Maden Ocağı'nda çalışıyor olmasına tepki gösteren maden şehitlerinin aileleri ‘Satılmışlar’, ‘Onlar patronlarının sözünden dışarı çıkamaz. Patronlarının izin verdiği kadar konuşurlar’ dedi.

Manisa Akhisar Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen Soma davasında, tutuklu ve tutuksuz sanıkların madende her şeyin düzgün gittiğini ve 301 işçinin neden öldüğüne dair hiçbir fikirlerinin olmadığını söylemelerine tepki gösteren müşteki avukatlardan Selçuk Kozağaçlı, soru sormayı bıraktığını söyledi.

Kozağaçlı, müdafi avukatların sanıklara uzun sorular sorarak madenden kurtulan işçilerin dinlenmesini sürekli ertelediğini öne sürerek, “Ecelden kaçış yok, o işçiler buraya gelecek.” dedi.

Soma davasının 3. duruşmasının 5. celsesinde 38 tutuksuz sanığa doğrudan soru sorulmasının ardından Çarşamba günü madenden sağ kurtulan işçilere soru sorulması planlanıyordu. Mahkemeye verilen ara devam ederken, Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, müdafi avukatlardan Yusuf Koçyiğit’e tutuksuz sanıkların çapraz sorgusunu Çarşamba gününe kadar bitirmeyi planladığını, müdafi avukatların sanıklara birden fazla sorusunun olup olmadığını sordu. Bunun üzerine Koçyiğit, tutuksuz sanıklara birden fazla uzun sorularının olacağını ve soruları eksiltmek istemediklerini kaydetti. Mahkeme Başkanı, konuyu yarın değerlendireceğini ifade etti. Duruşmanın başlamasıyla, tutuksuz sanıklardan Harun Güneş doğrudan gelen soruları yanıtlamaya başladı. Gelen pek çok soruda görev ve yetkilerinin bulunmadığını, ocakta herhangi bir sorunla karşılaşmadığını söylemesi üzerine söz alan müşteki avukatlardan Selçuk Kozağaçlı, sanıkların neredeyse hepsinin aynı cevaplar verdiğini ve ölen 301 madencinin neden öldüğüne dair hiçbir şey söylemediklerini belirterek, soru sormayı bıraktığını söyledi.

301 MADENCİ NİYE ÖLDÜ SORUSUNUN CEVABI YOK, SORU SORMAYI BIRAKTIM

Güneş’e '301 madenci niye öldü?' diye soran Kozağaçlı, Güneş’ten “Niye öldükleri hakkında bir fikrim yok.” cevabı alınca, “Ben soru sormayı bıraktım. Harun Güneş’e sorduğum sorunun cevabı hiçbir sanıkta yok. Bütün görevleri yapıyorsunuz, her şey yolunda, hala madende çalışıyorsunuz ve patronunuz maaşlarınızı ödüyor. Sensörler mükemmel çalışıyor, ocakta sıkıntı yok ama ‘bu 301 işçi neden öldü?’ sorusunun cevabı yok. Bu dediklerinizin sizi cezadan kurtaracağını düşünüyorsunuz. Yeni bir şey söyleyecekseniz ben buradayım.” dedi.

ECELDEN KAÇIŞ YOK, O İŞÇİLER BURAYA GELECEK

Müdafi avukatlardan Yusuf Koçyiğit’in sanıklara uzun sorular sorarak Çarşamba günü dinlenmesi planlanan mağdur işçilerin gelişini ertelemeye çalıştığını öne süren Kozağaçlı, “Çarşambayı atlatalım, 'müvekkil işçiye dayanamaz' diye düşünüyorsanız ben buna alet olmam. Ecelden kaçış yok, o işçiler buraya gelecek.” diye konuştu.

DİĞER MÜŞTEKİ AVUKATLARI DA TEPKİ GÖSTERDİ

Bunun üzerine diğer müşteki avukatları da Kozağaçlı gibi duruma tepki gösterdi ve soru sormayacaklarını belirtti. Madenci yakınlarının sanıklara tepki göstermesiyle mahkeme salonu bir anda karıştı. Mahkeme Başkanı Aytaç Ballı, duruşmayı yarın saat 09.00’a erteledi.

Tutuklu sekiz sanık hakkında, "olası kasıtla öldürme" suçundan 301 kez 20 yıldan 25 yıla, "neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama" suçundan 162 kez 2 yıldan 6 yıla kadar, tutuksuz 38 sanık içinse, "bilinçli taksirle birden fazla kişinin ölümü ile birlikte birden fazla kişinin yaralanmasına sebep olma" suçundan 2 yıldan 15 yıla kadar hapis cezaları talep ediliyor.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.