Erdoğan: 'Bir geçiş sürecinde belki Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir'

ajanslar foto: cumhurbaşkanlığı

Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan, bayram namazı çıkışında gündeme dair açıklamalarda bulundu. Erdoğan, Rusya ziyaretine de değinerek, Rusya’nın Suriye konusunda net olmadığını söyledi. Esad'ssz bir Suriye istediklerini ifade eden Erdoğan, ABD’nin PYD’yi terör örgütü olarak görmemesine de sitem etti. Cizre’deki sandıkların birleştirilmesi kararı hatırlatılan Erdoğan, benzer uygulamanın farklı il ve ilçelerde de uygulanabileceğini kaydetti.

Erdoğan, bayram namazı çıkışında basın mensuplarının gündeme ilişkin sorularını cevapladı. Rusya ziyareti sorulan Erdoğan, Filistin Devlet Başkanı Mahmut Abbas ve Rusya Devlet Başkanı Putin ile görüşmeler yaptığını hatırlattı. Abbas ile ağırlıklı olarak son dönemlerde Kudüs’te meydana gelen olayları değerlendirdiklerini, neler yapılabileceğini konuştuklarını belirtti. Putin ile önce dar kapsamlı bir görüşme yaptıklarını daha sonra çalışma yemeği yediklerini ifade eden Erdoğan, Suriye ve bölgedeki gelişmeleri ele aldıklarını anlattı.

Suriye’nin yüzde 30-35’nin IŞİD’in, yüzde 15’inin diğer örgütlerin kontrolünde olduğunu belirten Erdoğan, Esad yönetiminde de yüzde 15’li bir kısım bulunduğunu ve Esad’ın böyle bir yapı istediğini savundu. Erdoğan, Türkiye olarak Suriye’nin toprak bütünlüğünü savunduklarını vurguladı.

Rusya’nın henüz Suriye’ye bakışında bir netlik göremediğini ifade eden Erdoğan, “Ancak şu konuda en azından Dışişleri bakanlarımızın yeni bir çalışma başlatmalarını orada bir sürece bağladık. Biliyorsunuz önümüzde Birleşmiş Milletler (BM) Genel Kurulu var. BM Genel Kurulu'nda ABD, Rusya, Türkiye Dışişleri bakanları olarak bu konuda bir çalışma yapsınlar diye aramızda bir karara vardık. Burada alınacak neticeye göre de bu sürece kabul etmeleri halinde Suudi Arabistan ve İran’ı da katmak beşli olarak bu çalışmaları sürdürelim. Akabinde buna AB, Ürdün, Katar bu ülkelerin de katılmasıyla bu bölgedeki gelişmeleri bir yere taşıyalım.” dedi.

Suriye’de Esadsız bir sürecin olmasını istediklerini söyleyen Erdoğan, “Bir geçiş sürecinde belki Esed ile gidilme gibi bir şey olabilir. Ama asıl olması gereken muhalefetin bir defa Esed ile zaten bir Suriye geleceğini kimse görmüyor. Kabul de etmiyor. Zira 300-350 bin vatandaşının ölümüne neden olan bir kişiyi, bir diktatörü kabul etmeleri mümkün değil. Bizim de görüştüğümüz tüm Suriyelilerden aldığımız intiba budur.” diye konuştu.

'ESED, BUTİK BİR SURİYE KURMAK İSTİYOR'

Rusya’nın İran ile birlikte Suriye’ye vermiş olduğu desteklerin gizli olmadığını, bunu bu ülkelerin kendilerinin de ifade ettiğini kaydeden Erdoğan, “Temenni ederiz ki Rusya bu süreçte dün yaptığımız görüşmelerin gereğini bir dayanışma içerisinde yerine getirmek suretiyle, dün kendilerine de ifade ettim. Esed burada bir butik Suriye kurmak istiyor. Butik Suriye nedir. Şamdan başlayıp Hama, Humus ve Laskiye’yi kapsayan ki bu da Suriye’nin yüzde 15’ine tekabül eden bir bölge. Bu bölgede kendine ait, arkasında belli egemen güçlerin destek verdiği bir devlet kurabilmek. Bu da tabi Akdeniz’e açılan bir yapı olması hasebiyle böyle bir yapıyı kurmak derdi bu.” ifadelerini kullandı.

'SURİYE'DE GÜVENLİ BÖLGE İSTİYORUZ'

Suriye’de güvenli bölgeyi özellikle istediklerini belirten Erdoğan, şöyle devam etti: “Güvenli bölgedeki hedefimiz nedir? Türkiye’de şu an 2 milyona yaklaşan Suriyeli mülteci var. Bu insanların ülkelerine dönme talebi var. Dolayısıyla Türkiye sınırı ile Suriye tarafında onlar için oluşturulacak bir güvenli bölgede, bunu bir çok dost ülkelerle de konuştuk, oraya onların dönmesi. Orada bir yerleşim planıyla oraya yerleştirilmesi inanıyorum ki bölgede çok daha farklı bir havanın oluşmasına vesile olacaktır. Bunları da sayın Putin ile paylaştık.”

AB Liderler Zirvesi’nde Suriyeliler için Türkiye’ye 1 milyar Euro yardım verilmesi kararının çıktığı hatırlatılan Erdoğan, “Bu çıkan karar ne kadar zamanda uygulamaya girer onu bilemiyorum. Bizim şu anda 7,5 milyar dolara ulaştı. Gelen yardım ise 420 milyon dolar civarındadır. Tabi böyle bir kararın alınmış olması isabetlidir. Çünkü AB’nin bugüne kadar atmış veya atacak olduğu bir adımdı. Temennim odur ki sadece Türkiye'nin sorunu değil bu sorun tüm dünyanın sorunu, şu anda bazı olumlu adımlar atılıyor. Ama bunun icrası bizim için çok önemli.” cevabını verdi.

'SURİYELİLERİ BİR SÜRE DAHA MİSAFİR ETME GİBİ BİR ADIM ATMIŞ DURUMDAYIZ'

Edirne ve İstanbul otogarındaki Suriyeliler sorulan Erdoğan, “Edirne konusunu evvelki gün sayın valimle de görüştük. Bu konuyla ilgili olarak bizler uluslararası gerek göç gerekse mülteci sorunlarını değerlendirmek suretiyle adımlarımızı atıyoruz ama farklı ülkelerin yaptığı zulmü de yapmak istemiyoruz. Onları insani bir yaklaşım içerisinde değerlendirme suretiyle ya kendi ülkelerine geri göndermek veya belli bir sürede buralarda misafir etme gibi adım atmış durumdayız.” dedi.

“Cizre İlçe Seçim Kurulu bazı mahallelerde sandıkların taşınması kararını verdi nasıl değerlendiriyorsunuz?” şeklindeki soruyu Erdoğan, “Taşımalı sistemle bunu karıştırmayalım. Sandıkların birleştirilmesi diye bir karar almış durumdalar. Bu bir yerde seçim güveliğini sağlayabilmeye yönelik bir adımdır. Bu farklı ilçe ve illerden de gelebilir.” diye cevapladı.

'PYD VE YPG TERÖR ÖRGÜTÜDÜR'

ABD Dışişleri Bakanı’nın YPG’yi terör örgütü olarak görmedikleri şeklindeki ifadesi hatırlatılan Erdoğan, şunları söyledi: “Yanlış buluyorum. Baştan beri söylüyorum PYD ve YPG bunların hepsi terör örgütüdür bize göre. ABD bu işte bedel ödemiyor, bedel ödeyen biziz. PYD’nin YPG’nin yaptıklarını bilen de biziz. Dolayısıyla bu yanlış bakışı değerlendirmeyi herhalde tekrar değerlendireceklerdir diye düşünüyorum. Biz DAİŞ’İ de terör örgütü olarak görüyoruz, PYD’yi ve onun yanındaki bu tür kuruluşları, PKK aynı şekilde bunları da terör örgütü olarak, zaten AB de PKK’yı terör örgütü olarak kabul etmişti. Bütün bunlara karşı ABD’nin çok daha farklı yaklaşması ve bir model ortak olarak Türkiye’nin bu yaklaşımını bir kenara koyması düşünülemez. Ama bu tür yaklaşımlar olduğu zaman bizi ciddi manada üzmektedir. Çünkü yanlış bir yaklaşım. Bu terör örgütlerinin ellerinde onların silahlarını gördüğümüz zaman ciddi manada rahatsız oluyoruz. Biz NATO’da beraberiz, orada da stratejik ortaklığımız var. Bunları bir değerlendirmeye aldığımız zaman bu atılan adımlar hakikaten üzücü. Öyle zannediyorum ki sayın Başbakan, BM genel kurulunda Obama ve ortaklarla görüşmeleri olacak bunları da birebir işleyeceklerdir.”

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.