Kılıçdaroğlu: PKK, Kandil'e çekilse dahi silah bırakmaz

cnn türk/t24

CNN TÜRK'te Tarafsız Bölge programında gazetecilerin sorularını yanıtlayan CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Deniz Baykal'ın aday yapılmayacağı iddialarını yalanladı. Vatan Partisi ile ittifak konusuna da açıklık getiren CHP lideri, medyaya yönelik baskılara sert çıktı. Dağlıca ve Iğdır'daki terör saldırıları sonrası Türk-Kürt çatışmasının zemininin yaratılmaya çalışıldığını savunan Kılıçdaroğlu, "Dolduruluşa gelmemeliyiz kesinlikle. Bu konuda çok duyarlı olmalıyız" çağrısında bulundu.

Kemal Kılıçdaroğlu'nun açıklamalarından satır başları:

Perşembe günü Parti Meclisi'ne toplayıp son şeklini verip, milletvekilleriyle ilgili listeyi hazırlayacağız.

Merkez sağdan partimize gelen adayları büyük bir keyifle kabul ediyoruz.

Mehmet Ali Bayar'ın ismini ilk kez duydum, yeni bir ismi alma konusunda hareket alanımız dar; çünkü ön seçim yaptık.

Ön seçimle gelenlere müdahale yok

Ön seçimde listeye girmiş bir ismin liste dışı kalmasını istemeyiz, ama ayrılmak isteyen varsa saygı duyarız.

Listelerde nihai kararı Parti Meclisi'miz verecek. Kadın adaylar 7 seçim bölgesinde yine birinci sırada olacak.

Ön seçimle gelen adaylara hiçbir şekilde müdahale etmeme kararımız var.

İhsan Özkes şaşırttı

İhsan Özkes herkes gibi beni de şaşırttı. Özkes, bir din adamı olmanın ötesinde politikacı kimliğiyle geldi partimize. Din adamını din adamı olarak partiye getirmeyi çok doğru bulmuyoruz.

Deniz Baykal iddiaları

Deniz Baykal'ın aday yapılmayacağı iddiaları doğru değil, o da seçimle geldi. O gazetelerde yazılanları ben de hayretle takip ediyorum; anlamakta zorlanıyorum.

Vatan Partisi ile ittifak

Vatan Partisi ile ittifak yapamayacağımızı, listelerde değişiklik yapamayacağımızı Doğu Perinçek'e ilettik. Ama aday başvurusunda eksiklik varsa özel bir değerlendirme yapacağımızı söyledik.

Ali Taran'la çalışmayacağız, Gelen öneriler doğrultusunda bu seçimde başka bir kurumla anlaştık.

Cumhurbaşkanı ile ilişkiler

Erdoğan benim muhatabım değil. Ne yaparsa yapsın onunla polemiğe girmeyeceğim. Cumhurbaşkanı'nın tarafsızlığı bizden çok Davutoğlu'nu etkiliyor. Cumhurbaşkanı tarafsız olmadığı için sağduyu çağrısı da yapamıyor. Cumhurbaşkanı'nın meydanlara inmesi AK Parti için negatif etki yapmıştır.

Medyaya yönelik baskılar

Devlet kontrolündeki kurumlar artık yandaş medyaya veriliyor. Ana akım medya, hükümetin finans baskısı altında. Bir de siyasal baskı var. Bunda da arzu ettikleri süreci yakalayamadılar. Şimdi üçüncü aşamaya geçtik. Üçüncü aşama bir gazeteyi terörist ilan edelim diyorlar. Gazeteleri susturmak istiyorlar. Dava açtılar. O savcıya savcı denmez. Hukuk fakültesinden mi mezun onu da bilmiyorum. Hürriyet mercek altına alınmış gibi. Hürriyet herkesin okuduğu bir gazete. Hürriyet üzerindeki baskının nedeni de bu. Gazeteyi havuz medyasının parelelindeki bir yayın organı haline getirmek istiyorlar.  Savcının pespaye iddiaları, soruşturma açması; gerçekten felaket... Asla doğru değil.

Ben bütün esnafların, sanatçıların, baroların tepki göstermesini beklerdim. Doğan Grubu'na olan soruşturma hukuka güveni sarsıyor. Normalde HSYK'nın harekete geçmesi lazım. O savcının bir gün bile kalmaması lazım. Savcı diyemeyiz ona.

Abdurrahim Boynukalın'ın sözleri

Sözde savcı soruşturma açtı ya da açacak. Bilmiyoruz. Şimdi başka bir süreci başlatıyorlar. Milletvekili eşliğinde gazetelere saldırıyorlar. Sabah, Star gazetelerine yapılan da Hürriyet gazetesine yapılan da yanlıştır. Milletvekili eşliğinde gazeteye gidip cam çerçeve indireceksiniz, savcı da bunu görmeyecek, üstelik onu da AK Parti kongresinde de divan üyesi yapacaksınız.

Nokta dergisine baskın

Her alanda susturulmak isteyen baskı alıntına alınmak isteyen bir toplum var. Kapakta bana göre Cumhurbaşkanı'na hakaret yok.

Artan şiddet olayları

Toplum sormalı ne oldu da 7 Haziran'dan sonra çatışmalar yeniden başladı. PKK'yı azdıran 13 yıllık iktidardır. 'PKK silah depoladı çözüm sürecinde' diyorlar. PKK ile bunlar ne görüştü? Bunlar durdu da neden 7 Haziran'dan sonra teröre başvurdular. Neden söylemler örtüşüyor?

Erdoğan neden koalisyona engel oldu? Başka bir koalisyonun kurulması için neden ana muhalefete imkan vermedi. PKK silah depolarken neden ses çıkarmadınız? Eğer bir kişi kendisinini ve ailesinin çıkarları uğruna devleti yönetmeye kalkarsa toplum bu hale gelir. Ne zaman köşeye sıkışsalar bir kötü bellediler, bizi kandırdılar dediler.

Şehit ailelerini de susturuyorlar

Şehit cenazelerine katılıyorum. Cenazeyle protokol arasında şehit aileleri yakınları var. O tabloyu görünce içiniz cız ediyor. Hepsi yoksul aileler... Şimdi bu tablo var. Bedeli bunlar ödüyor. Bunlar artık neden biz ölüyoruz demeye başladılar. Acıyı o yaşıyor, soru soruyor; siz onu da susturmak istiyorsunuz.

İktidar olabilseydik, daha önce yapılan görüşmeleri masaya koyardık. Hangi sözler verildi, hangileri yapıldı. Yüzde 90 oranında saklanıyor bu bilgiler. Topluma veremeyecek angajmanlara girdiler ki açıklayamıyorlar. Dolmabahçe mutabakatından sonra Cumhurbaşkanı neden 'bunlar olmaz' dedi. Şimdi tam tersi bir tablo var. Biz önce bunları öğreneceğiz. Olabildiğince olayı toplumsallaştırmak gerekiyor. AK Parti bunu yapmadı. Yeteri kadar yapamadı. İktidar olsaydık kamuoyunun desteğini alarak terör sorununu çözmeye çalışırdık.

PKK'ya çağrı yapar mıydınız?

Meşru organlarla gayrimeşru organları muhatap ettirmek istemiyoruz. PKK'ya çağrıları herkes yaptı. PKK'nın kesinlikle olayları durdurması lazım. Fatura oradaki masum halka çıkıyor. Kim terörden besleniyorsa onların tamamını lanetleriz.

Cizre: Ankara'da 9 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi diyelim. İsyan etmez miyiz?

Erdoğan 'olumlu gelişmeleri' nasıl yakalayacak? 400 milletvekille mi? Perdenin arkasındaki olaylar, hangi sözlerin verildiğini, hükümetin hangi adımların attığını bilmiyoruz.

(PKK'ya çağrı yapar mısınız?) Öteden beri bizim bir anlayışımız var. Meşru organlar, gayrımeşru organlarla muhatap olmazlar. PKK'nın saldırıları durdurması lazım

İstanbul, Ankara, İzmir'i düşünelim. 9 gün sokağa çıkma yasağı ilan edildi diyelim. İsyan etmez miyiz? 9 gün dile kolay. Yaşamayınca yeterince insanlar fark edemiyor. Fırınlar kapalı. Ne olacak? 'Türkiye'yi bu hale kim getirdi?' bu soruyu sorsunlar. Türkiye bu aşamaya adım adım geldi. Sadece PKK değil. Kim terörü bir çıkış noktası görüyorsa orada lanetleriz, orada bir sorun yok.

'HDP, PKK ile arasına açık ve net bir mesafe koymak zorunda'

HDP’yi gayrımeşru organ ilan etmek doğru değil. Halkın oylarıyla gelmiş. Dolayısıyla meşru bir organ kabul etmeliyiz. Bunu etmezsek demokrasiyi kabul etmemiş oluruz. HDP’yi eleştirebilir, düşüncelerini kabul etmiyor olabiliriz. Ama 80 milletvekili alan bir partiyi yok saymak doğru değil. HDP, bu süreçte iyi bir sınav vermedi. HDP, PKK ile arasına açık ve net bir mesafe koymak zorunda.

Bu sorunun çözümü için akılcı politikalar üretilmeli. Sorunu çözecek kişinin ya da partinin dürüst ve samimi olması lazım. Karşı tarafı yanıltan bir politika yapmaması lazım. Beyefendi'nin gizli, kişisel ajandaları vardı.

Bunu parlementoda çözeceksiniz. Muhatabınız meşru olacak. Biz sorunu çözmek için üzerinde çalışırdık meşru temsilcilerle. Biz HDP'yi muhatap alırız. Diyarbakır'da sivil toplum örgütleri var, onları dikkate alırdık HDP meclise giremeseydi.

30-35 yıllık bir sorundur bu ve çözülemedi. Bunu CHP dışında hiçbir parti çözemez. Bu sorunu ancak CHP çözer. Biz bu sorunu ortak akıl ile çözeriz. İngiltere nasıl çözdü bu sorunu diye oraya vekil gönderdik. Güney Amerika'ya biz vekil gönderdik. Onlar yapamadılar. Onların sorunu çözmek gibi bir düşüncesi yoktu. Onların hesabı Kürtler'in oyunu nasıl yaparız üzerineydi. Bu sorunu ancak CHP çözer. İnanarak söylüyorum.

'PKK, Kandil'e çekilse dahi silah bırakamaz; IŞİD ile çarpışıyorlar, ABD de destek veriyor'

Çözüm için parlementoda uzlaşma komisyonu kurulmalı. Bir yöntem önerdik. Bir yasa geldi, onun bir maddesinde 'Belirli aralıklarla kamuoyuna bilgi verilecek' dendi, verilemedi. PKK, Kandil'e çekilse dahi silah bırakamaz. Bu gerçeği görmemiz lazım. IŞİD ile çarpışıyorlar, ABD de destek veriyor.

Eğer sorun uluslararası alana taşınırsa, çok daha zor bir hâl alacak. Bunu önceden görmeliydiler. İstihbarat, hükümet, akil insnalar bunu önceden görmeliydi. Hep bir sonraki seçimi dikkate aldılar.

'Bedelliyi karşılayacak paramız var, oğlumun yaşı da tutuyor ama yararlanmadı'

(Bir izleyicinin sorusu üzerine) Bedelliyi karşılayacak paramız var, oğlumun yaşı da tutuyor ama yararlanmadı. Benim oğlum bedelli askerlikten yararlanmadı. Benim oğlum askere gidecek. Yaşı tutuyordu ama bedelliden yararlanmadı.

(TOBB'un yürüyüşü ve Demirtaş'ın açıklaması) Yürüyüşe herkes gitmeli. Bayrak teröre karşı kullanılıyor. Bayrak ortak duyguyu ifade etmek için bir sembol. Özellikle yürüyüşe katılın diye bir çağrımız olmadı. Arzu ederiz ki bir taşkınlık olmasın. Ülkenin barış çağrısına ihtiyacı var. 'Barış'ın içinin boşaltılmaması kaydıyla tabi.

(Pazar günü Yenikapı'da düzenlenecek olan yürüyüş) O mitingle ilgili fazla bir bilgim yok.

'Kürt vatandaşlarımızın işyerlerinin talan edilmesi asla ve asla doğru değil'

PKK, 30 yıldır bu çatışmanın zemini hazırlamak istiyordu. Son olaylarda malesef bazı illerde Kürt vatandaşlarımızın işyerlerinin talan edilmesi asla ve asla doğru değil. Tüm vatandaşlarıma çağrımı yineliyorum. Bu ülke hepimizindir, hepimize yeter. Çatışma kültürü beslememeliyiz. Bu olaylara provokatörler yol gösteriyor. Alıyor eline bir bayrak, 'Şuraya gidelim, saldıralım'. Kırşehir'e bir vekil arkadaşımızı gönderdim. Kırşehirliler çok üzgün. Dışardan gelen birisinin yaptığını söylüyorlar. Dükkan sahipleri 30 yıldır orada.

'Parlamentoyu toplayalım, emekliye Kurban ve Ramazan Bayramı'nda ikramiye verelim'

Parlementoyu hemen toplayalım. Bu kanunu hemen çıkaralım ve bu işi bitirelim. Emekliye Kurban ve Ramazan Bayramı'nda ikramiye verelim. Kurban Bayramı'na yetiştirelim. Söz verilmesi lazım. Hükümetin 'Evet biz de verilen sözün arkasında duruyoruz' demeliler.

Onlar buna katılmazlar. Diyorlar ki emekliye vereceğiz ama seçimden sonra vereceğiz. Seçimden sonra yine aynı bütçe. Ee şimdi ver. Emekli gerçekten geçinemiyor. Toplanalım hemen. Tüm siyasi partiler de 'evet' derler. Hatta onlar versinler bu kanun teklifini. CHP yapmış da olmasın.

'Emekli'nin durumunu iyileştireceğiz' diyorlar. Ne zaman? Seçimden sonra. Güzel vaatlerimiz olacak.

"Sarayda oturan beyefendidir"

Koalisyon görüşmelerine engel olan sarayda oturan beyefendidir. AKP'nin tek başına bu ülkeyi yönetmesi sıfırdır. 280 vekil çıkarsa bile sıfırdır. Yönetme erkini kaybetmiştir. Dünyadan soyutlanan bir iktadar var, kendisini yönetemeyen bir parti var. Mendi iradeseni kullanamayan bir başbakan var. Türkiye'nin en ciddi sorunu yönetim boşluğudur. AKP'ye olan eski güven yok, iş dünyası üzerinde baskı var.

Seçim hükümeti teklifi

Davutoğlu ile biz görüştük. Biz, Bizimle koalisyon kuracaksanız, bu hükümetin yüksek profilli olması lazım, dört yıllık bir hükümet olması lazım, ortakların birbiren güvenmesi lazım, dışarıya ve içeriye yeni hükümet kuruldu algısı vermemiz lazım dedik. Bize üç aylık seçim hükümeti kuralım dediler. Biz bunu kabul etmedik.

Mal varlığı tartışmaları

Ataşehir Belediye başkanı ve eşi kendileri hakkında suç duyurusunda bulundu. Beşiktaş Belediye başkanı da uluslararası bir denetim kuruluşuna denetlettiriyor kendini. Biz de 3 kişilik bir ekip kurduk.

Kızıma aldığımız evin Ataşehir Belediyesi ve İlgezdi ile hiçbir alakası yok. Kızıma ev almak dairemizi sattık. Pahalı olduğu için oturduğu yerden alamadık. 73 metrekarelik ev aldık. Henüz mobilya da alamadık. Belediye otobüsü sıkıntısı olmasın diye o bölgeden aldı.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.