Gazeteci Sedef Kabaş beraat etti: ‘Asla unutmayın’ demeye devam edeceğim


Gazeteci Sedef Kabaş, "Bu adamı asla unutmayın, 17 Aralık soruşturmasına takipsizlik kararı veren Savcı Hadi Salihoğlu" şeklinde attığı tweet nedeniyle "Tehdit" ve "Terörle mücadelede görev almış kamu görevlilerini hedef gösterme" iddiasıyla yargılandığı davada beraat etti. Davanın muhalif seslere gözdağı amaçlı olduğunu vurgulayan Kabaş, “ ‘Asla unutmayın’ demeye devam edeceğim. Bizim gibileri susturup 17 Aralık'ı unutturmak istiyorlar. Bu karanlıkları unutursak çocuklarımıza aydınlık yarınları bırakamayız.” dedi.

Türkiye’yi sarsan 17 Aralık yolsuzluk soruşturmasında savcının hiçbir delil göremediğini belirterek dosyayı kapatmasından sonra Sedef Kabaş, Salihoğlu’nun fotoğrafıyla birlikte “17 Aralık yolsuzluk soruşturmasına takipsizlik kararı veren savcı Hadi Salihoğlu’nu asla unutmayın” şeklinde tweet atmıştı. Salihoğlu’nun şikayeti üzerine Kabaş hakkında ‘tehdit ve terörle mücadele eden kişileri hedef gösterme’ suçlamasıyla dava açılmıştı.

İstanbul 13. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görülen davanın ilk duruşmasına Sedef Kabaş katıldı. Şikayetçi Salihoğlu ise duruşmaya gelmedi. CHP Milletvekili Barış Yarkadaş, Zaman Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Abdülhamit Bilici, gazeteci Ceyda Karan ve Zafer Arapkirli de Kabaş’a destek için mahkemeye geldi.

Mahkemede savunmasını yapan Kabaş, takipsizlik kararı sonrası CHP’li milletvekilinin Salihoğlu’nu HSKY’ya şikayet ettiğini hatırlattı. Bu yöndeki haberlerin basında yer aldığını kaydeden Kabaş, kendisinin de o haberlerden birini tweet’ine ekleyip paylaştığını belirtti.

Salihoğlu’n tanımadığını ifade eden Kabaş, kim olduğuyla da ilgilenmediğini kaydetti. Verdiği kararın kendisini ilgilendirdiğini söyleyen Kabaş, eleştirisinin de takipsizlik kararına yönelik olduğunu kaydetti.

'TWEET'İM TERÖRLE DEĞİL YOLSUZLUKLA İLGİLİ' 

Başsavcıyı terör örgütüne hedef gösterme suçlamasının anlamsız olduğunu belirten Kabaş, “Attığım tweet terörle ilgili değil altını çiziyorum yolsuzluk ve rüşvet soruşturmasıyla ilgili.” dedi.

Kamu görevlileri ve siyasetçilerin daha fazla eleştirilebildiğini kaydeden Kabaş, Salihoğlu’nun fotoğrafını da özel loraka araştırıp bulmadığını, zaten kendisinin basında, internette çok sayıda fotoğrafı bulunduğunu söyledi.

'TWEET'İ TEHDİT GÖREN KİŞİ Mİ SAVAŞACAK?

Terör olayları üzerine Başsavcı Salihoğlu’nun ’60 yaşındayım çağırsınlar savaşmaya giderim’ ifadelerini hatırlatan Kabaş, “Bir tweet’ten dolayı kendini tehdit altında hisseden biri mi savaşa gidecek? Yoksa bir tweet’ten dolayı aslıda kendisini tehdit altında hissetmeyen ama muhalif bir sesi dava açmak suretiyle korkutup susturmak isteyen biri mi kendisi?” şeklinde konuştu.

Kabaş, “Beni kendisini hedef göstermekle suçlayan savcı bu ifadesiyle aslında kendini terör örgütlerine hedef haline getirmiş olmuyor mu? Kendisine de bir dava açacak mı?” ifadelerini kullandı.

Bir hukuk insanının elinde silah savaşmak yerine hukuk tesis ederek savaşın çıkmadığı bir ortamı sağlaması gerektiğini vurgulayan Kabaş, “İlla savaşacağım diyorsa bizim de keşke zamanında yolsuzluklarla savaşsaydınız deme hakkımız doğar.” dedi.

'TAKİPSİZLİK KARARINDAN GURUR DUYUYORSA UNUTULMAK İSTEMEZ ZATEN'

‘Asla unutmayın’ sözünün tehdit ve hedef göstermek olmadığını ifade eden Kabaş, kişilerin imza attıkları başarılı işlerle hatırlanmak isteyeceğini söyledi. Kabaş, “Eğer savcı bey yolsuzluk soruşturmasına takipsizlik verdiği kararını hukuka uygun, adil, gurur duyulacak bir karar olarak görüyorsa zaten unutulmak istemez. Bu durumda bana dava açmak yerine teşekkür etmeli. Neden bu kararın ve kararı verenlerin unutulmasını istiyor? Yoksa kendisi de verdiği kararın adil, hukuka uygun ve gurur duyulacak bir karar olmadığını mı düşünüyor?” diye konuştu.

17 Aralık yolsuzluk soruşturmasında 26 kişinin tutuklandığını, 4 bakanın istifa ettiğini, konunun TBMM’ye taşındığını, Yüce Divan oylaması yapıldığını, soruşturmayı açan savcıların hapsedildiğini, binlerce polisin yerlerinin değiştirildiğini hatırlatan Kabaş, “Türkiye adeta alt üst oldu.” dedi. Kabaş, bunun hiçbir gazetecinin, vatandaşın unutmaması unutturmaması gereken bir konu olduğunu vurguladı.

Kutu içindeki milyon dolarlardan, 700 bin liralık saatlerden ses kayıtlarından, hangi bakana kaç para verilen listelerden şüphe duymayanların kendisinin attığı tweet’tin suç olduğunu iddia ettiklerini belirtti.

Yolsuzluk soruşturmasının sadece bugünü değil Türkiye’nin geleceğini de ilgilendirdiğini kaydeden Kabaş, buna dair görüş bildirme, eleştirme ve yorum yapmanın doğal olduğunu ifade etti.

Düşünceyi açıklama ve basın özgürlüğü ile ilgili anayasa maddelerini hatırlatan Kabaş, tweeti nedeniyle evini polisin basmasının eleştirdiği konunun ne kadar doğru olduğunu gösterdiğini savundu. Kabaş, “Bizim gibileri susturup 17 Aralık’ı unutturmak istiyorlar.” dedi.

Eski Anayasa Mahkemesi Başkanı Haşim Kılıç için gazeteci Sevilay Yükselir’in ‘sinsi insan, paralel çete üyesi’ ifadelerini kullandığını hatırlatan Kabaş, kendisine dava açan savcı Vedat Yiğit’in Yükselir’e ise ‘basın özgürlüğü’ diyerek takipsizlik verdiğini kaydetti.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.