Kılıçdaroğlu: Ciddi tepki verilmezse iktidar, yarın başka bir medyaya, holdinge el koyar

ntv/cha/dha

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Koza İpek Grubu’na kayyum atanmasına sert tepki gösterdi. Kılıçdaroğlu, “Eğer buna medya organları, aydınlar, üniversiteler, barolar ciddi bir tepki göstermezse yarın iktidar bir savcının yazısıyla istediği medya grubuna, istediği holdingin mallarına el koyabilir.” dedi.

NTV’de gazetecilerin sorularını cevaplayan Kemal Kılıçdaroğlu, Koza İpek Grubu’na kayyum atanmasına değindi. Kılıçdaroğlu’nun konuşmasından satır başları şöyle:

 "Dün akşam uçaktan indikten sonra, genel sekreterimiz aradı. Genel merkeze silah sıkıldığını ifade etti. Olayı yakından izlediklerini söyledi. Akşam Sayın Davutoğlu aradı ve kendilerine teşekkür ettim. Hangi gerekçeyle ateş ederler anlamakta zorlanıyorum. Biz bir siyasi partiyiz. Herkes bizim gibi düşünecek diye bir şey yok. Türkiye gergin bir toplum olmaya başladı. Bu gergin ortamdan çıkılması lazım. Bu gerginliği yaratan siyasiler. Umarım Türkiye bu gergin ortamdan kurtulur"

“Bu kaygı sadece bende değil, iş dünyasında da var. Yabancı sermayede de yoğun olarak var. Türkiye’de can ve mal güvenliği yok. Her an sizin mal varlığınıza el konulabilir. Makul şüphe ile, ölçü makul şüphe. Kime göre makul şüphe? Savcıya göre makul şüphe. Mal varlığınıza el koyabilirler, sizi tutuklayabilirler. Yine makul şüpheye dayanarak sizin dosyanıza gizlilik kararı koyabilirler. Avukatınız bile neden tutuklandığınızı öğrenemez. Bu tablonun kesinlikle değişmesi lazım.

Bugün gazetesine, televizyonuna daha doğrusu Koza İpek Grubu’nun tüm mal varlığına kayyum atandı. Burada iki temel sorun var. Birincisi; Cumhuriyet savcısı eğer bir yazı ile mahkeme kararı olmadan bir gruba el koyup kayyum atayabiliyorsa, orada demokrasi askıda demektir, hukuk askıda demektir. Daha vahim olanı; kayyum olarak atanan kişilerin iktidar partisine yakın olanlardır. Bu şu anlama geliyor; yargının bağımsız olmadığını, tamamen iktidarın emrinde olduğunu… Hani şunu yapabilselerdi öyle kayyum atarlardı ki herkes onun tarafsızlığından endişe duymazdı. Fakat şimdi oraya bilinçli bir operasyon yapıldığını, orayı ele geçirmek için özel bir çaba harcandığını ve bu çabanın içinde olunduğunu adeta kamuoyuna haykırarak söylüyorlar. Bu demokrasi açısından ciddi bir zaaf.

‘MAL VARLIĞINA EL KOYMA ASLA KABUL EDİLEMEZ’

Şimdi savcıya sormak gerekiyor; hangi gerekçeyle siz el koyuyorsunuz? Denetim yapılmıştır diyelim. Vergi denetçileri gidebilir oraya, bankacılar gidebilir. Devletin pek çok denetim organı var gidip denetleyip rapor yazabilirler. Varsa cezasını kesersiniz. Ama mal varlığına el koymak asla doğru değil ve kabul edilemez. Bu şu anlama da geliyor; eğer buna medya organları, aydınlar, üniversiteler, barolar ciddi bir tepki göstermezse yarın iktidar bir savcının yazısıyla istediği medya grubuna, istediği holdingin mallarına el koyabilir. Oraya bir kayyum atayabilir. ‘Bundan sonra ben yönetirim, istediğim adamları da buradan atarım’ diyebilir. Bu yol açılmış olur. Bu yol, bizim demokrasimizin önündeki en ciddi engellerden birisidir. Ve sadece bizde kaygı yaratmaz, bütün uygar dünyada Türkiye’ye yönelik kaygılar artarak devam eder.”

"BU SEÇMENE YAPILAN ŞANTAJDIR"

AKP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Ali Şahin'in 'Eğer sandıktan 7 Haziran sonuçlarına benzer bir sonuç çıkarsa korkarım yeniden seçim konuşulmaya başlanacak' sözlerini şantaj olarak değerlendiren Kılıçdtaroğlu, şunları söyledi, "Seçime gidiyoruz, bir sonraki seçimin hesabı yapılıyor" diyen CHP lideri, "Bu doğru değil. Bu halka güvenmemek demektir. Benim istediğim sonucu vermezsen seni bir daha sandığa götüreceğim diyorlar. Bu seçmene yapılan şantajdır. Ben ne sizin oyunuza ne de size saygı duymuyorum anlamına geliyor. Bir demokraside olmaması gereken bir şey. Ya bana oy verirsiniz ya da ben sizi sürekli sandığa götürmeye mahkum ederim."

"BAŞBAKAN'IN ÖZGÜR BİR İRADESİ YOK"

Kılıçdaroğlu, "Ben Erdoğan'dan çok Davutoğlu'nun bağımsız bir iradesi var mıdır yok mudur, bu sorgulanmalı. Erdoğan anayasaya göre sorumluluğu olmayan bir kişidir. Başbakan'ın özgür bir iradesi yok" dedi.

"ÖZEL VE GİZLİ AJANDANIZ OLMAYACAK, TOPLUMA BİLGİ VERECEKSİNİZ"

Kürt sorununun sadece CHP tarafından çözülebileceğini belirten Kılıçdaroğlu, şunları söyledi ;"Bu sorunu ancak CHP çözer. AKP çözmeye kalktı. Sorun parlamentoda çözülsün diyoruz. Siz bu sorunu çözmek istiyorsanız 4 ilkeden yola çıkmanız lazım. Samimi olacaksınız, özel ve gizli ajandanız olmayacak, topluma bilgi vereceksiniz. Her partide bu sorunun çözümüne yönelik olarak düşünmüş çaba harcamız çok değerli isimler var. Bizim söylediğimiz ortak akıl heyetinin akil adamlar heyetiyle alakası yok. Devlet meşru olmayan kişi ve kurumlarla muhatap olmamalı."

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.