Kılıçdaroğlu Davutoğlu'na sordu: Canlı bombalar eylem yaptıktan sonra nesini tutuklayacaksınız?


Halk TV'de Uğur Dündar'ın sunduğu Halk Arenası programına konuk olan Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, gündeme dair soruları cevapladı. Kılıçdaroğlu, ellerinde liste olduğunu ama tutuklama yapamayacaklarını söyleyen Davutooğlu'nu eleştirdi ve  "Davutoğlu ‘eylem yapmadan canlı bombaları tutuklayamayız’ diyor. Eylem yaptıktan sonra nasıl, nesini tutuklayacaksınız?" diye sordu.

''Umarım 1 Kasım'da bu bölüm sona erer; 2 Kasım'da yeni bir dönem başlar.'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Beraber bu ülkede yaşayabiliriz. Umutlarımız var. Bunun için sandığa gitmek gerekiyor. Huzur, barış içinde farklılıklarımızla birlikte yaşamak istiyoruz diyorsanız 1 Kasım'da sandığa gidin.'' çağrısı yaptı.

Başbakan Ahmet Davutoğlu ile yaptığı görüşmeye ilişkin mahrem hiçbir konuyu kamuoyu ile paylaşmadığının altını çizen Kılıçdaroğlu, görüşme öncesi MYK'da neleri konuşacağına dair arkadaşlarıyla bir ön görüşme yaptığını dile getirdi. Oraya konu mankeni olarak görüşmeye gitmediğini vurguladı. Bombalı saldırının siyasi sorumlusu bulunduğunu ve İçişleri Bakanı ile Adalet Bakanı'nın istifa etmesi gerektiğini söyleyen Kılıçdaroğlu, istifa etmiyorlarsa azledilmeleri gerektiğini kaydetti. İktidarın kendi hatalarını başkalarına yüklemek gibi bir hastalıklarının olduğunu öne süren CHP lideri, 4 yıllık koalisyon tekliflerinin de AKP tarafından kabul edilmediğine dikkat çekti. Üç aylık bir seçim hükümeti kurmanın milli iradeye saygısızlık olacağını belirten Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın 'bana niye 400 milletvekili vermediniz' diyerek ülkeyi yeniden seçime götürdüğünü söyledi.

''Yeni bir hükümetin kurulmasını Erdoğan engelledi. Koalisyonun kurulmamasında iki kişi sorumludur. Birisi Erdoğan, diğeri Davutoğlu’dur.'' açıklamasında bulunan Kılıçdaroğlu, ''Bir ülkenin başbakanı, ülkesindeki bir yere giderken gizli saklı gitmez. Sayın Davutoğlu, Güneydoğu’ya gizlice gitti. Sen başbakan olarak ülkenin istediğin yerini gezemiyorsan, esnafına selam veremiyorsan. Bundan daha vahim bir şey yoktur.'' ifadelerini kullandı.

Türkiye'nin şu an yönetilmediğini, isteyenin istediğini yaptığını savunan CHP lideri Kılıçdaroğlu, işin ehline değil 'bizden olanı'na denerek verildiğini ifade etti. Kılıçdaroğlu, AKP'den milletvekili adaylığı için MİT Müsteşarı Hakan Fidan'ın istifa etmesini de eleştirdi. Bu şekilde kimseye güven verilemeyeceğini vurgulayan CHP lideri, Ankara'daki bombalı saldırıda istihbarat zafiyeti olduğunu belirterek, ''Türkiye istihbarat konusunda sınıfta kalmış durumda.'' dedi.

 ''MİT’in bir bölümü sadece ve sadece AKP içi çalışıyorsa, bundan daha kötü bir şey olamaz. Türkiye istihbarat konusunda sınıfta kalmıştır.'' diyen Kılıçdaroğlu, Erdoğan’a mektup yollayıp Suriye politikasının yanlış olduğunu söylediğini aktardı.

''Siz ilaç kutusu altında silah yolladınız. Bu Türkiye Cumhuriyeti’ne yakışır mı? Türkiye Cumhuriyet’i böyle bir ülke mi?'' diyen Kılıçdaroğlu, Başbakan Davutoğlu ile görüşmesinde 'gizli kalsın' dediği hiçbir şeyi açıklamadığını ifade etti. ''Bu işin siyasi sorumlusu olması gerekir. Bir bakan güvenlik açığımız yok diyor. Güvenlik açığı yoksa, bu kadar insan nasıl ölüyor?'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Adalet Bakanına soru soruluyor, Türkiye kan ağlıyor, kendisi gülüyor. Bu iki bakanın derhal görevden alınması gerektiğini söyledim. Davutoğlu ise soruşturma açacağını söyledi. Buna kargalar güler. Orada güvenlik zafiyeti yokmuş, peki o iki bombacı nasıl geldiler oraya? 97 gencecik çocuğumuz yok ölüp gidiyor bu işin sorumlusu kim?' Bu koltukta oturanlar, gereken görevleri yerine getirmiyor. Kendi sorumluluğunu başkalarına fatura etmek gibi bir hastalıkları var.'' şeklinde konuştu.

''Parlamento açıldığında, Cumhuriyet Halk Partisi için elimizden geleni yapacağız. Ankara’da hayatını kaybeden vatandaşlarımızın şehit sayılması için kanun teklifi vereceğiz.'' diyen Kılıçdaroğlu, ''Devlet akılla yönetilir. Devlet bilgiyle yönetilir. Devleti yönetenler her türlü eleştiriye kulak vermek zorundadırlar. Vali, devletin valisi değiliz hükümetin valisiyiz diyorsa orada sorun vardır.'' dedi.

''Genelkurmay Başkanını, gazetecileri, akademisyenleri içeri aldılar. Sonra 'paralel bizi kandırdı' dediler. Bu tam bir safsata; bilinçli yapıldı. Erdoğan 'bu davanın savcısı benim' dedi.'' diyen Kılıçdaroğlu, Ergenekon ve Balyoz davalarında yargılananlar için Meclis'e iadeyi itibarları hakkında kanun teklifi verdiklerini ancak bunu AKP'nin reddettiğini kaydetti.

Kısa kısa...

Teröre karşı bütün siyasi partiler olarak açık, net, ortak tavır takınmalıyız. Bunun ‘ama’sı olmaz. Terör eğer bir insanlık suçuysa, herkesin ortak hareket etmesi lazım. Bütün dünya ortak tavır takınıyor biz de öyle yapmalıyız.

Gazeteciler ölümle tehdit ediliyor. Devlet vergi denetimini elindeki sopa olarak görüyor. İstedikleri zaman istedikleri iş adamlarını içeri atabiliyorlar. Gazetecilerin kendilerine otosansür uygulamasını istiyorlar. Gazete patronlarını sindirmeye çalışıyorlar.

Davutoğlu ‘eylem yapmadan canlı bombaları tutuklayamayız’ diyor eylem yaptıktan sonra nasıl tutuklayacaksınız?

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.