Kılıçdaroğlu: Derinden üzüntülüyüz ama yılmayacağız ve korkmayacağız


CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, saldırı sonrasında yaptığı konuşmanın hayatında yaptığı en zor konuşmalardan biri olduğunu söyledi. Ankara'da meydana gelen bombalı saldırıda hayatını kaybeden 9 yaşındaki Veysel Atılgan'ı görünce torununu düşündüğünü ifade eden Kılıçdaroğlu, soruşturmada gizlilik kararı alınmasını eleştirerek, "Neden bu dosyalara gizlilik kararı konuyor; bizim gerçekleri öğrenme hakkımız yok mu?" diye sordu.

Kemal Kılıçdaroğlu, CNN Türk/Kanal D ortak yayınına katıldı. Gündeme ilişkin soruları cevaplayan Kılıçdaroğlu, Ankara'daki bombalı saldırıyı İstanbul'daki seçim çalışmaları sırasında öğrendiğini ifade etti. İlk başta olayın bu kadar vahim olduğunu düşünmediğini dile getiren Kılıçdaroğlu, ancak zaman ilerledikçe gelen rakamların ürkütücü olduğunu vurguladı.

"Saldırı sonrasındaki konuşmam, hayatımda yaptığım en zor konuşmalardan biriydi." diyen Kılıçdaroğlu, Ankara'da meydana gelen bombalı saldırıda hayatını kaybeden 9 yaşındaki Veysel Atılgan'ı görünce torununu düşündüğünü ifade etti. Evlat sevgisinin ortak olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "Allah kimseye evlat acısı vermesin." dedi.

"DEVLETTEN BİR ŞEY BEKLEMİYORUZ; SADECE HUZUR BEKLİYORUZ"

Hayatını kaybeden CHP Gençlik Kolları üyelerinin aileleriyle bir araya geldiklerini ve 'Devletten bir şey beklemiyoruz; sadece huzur bekleyoruz.' dediklerini aktaran Kılıçdaroğlu, bir babanın 'Saldırıyı gerçekleştirenleri sevindirmemek için ağlamayacağım' dediğini söyledi. "Annelere bu acıyı yaşatanlara lanet olsun. Bunlarda insanlık sevgisi var mı acaba?" diyen Kılıçdaroğlu, IŞİD ile işbirliği yapan ya da bağlantılı bir örgüt konusunda kendisine bir istihbarat bilgisi geldiğini ve bu bilgiyi Başbakan Ahmet Davutoğlu ile paylaştığını kaydetti.

"Neden bu dosyalara gizlilik kararı konuyor. Bizim gerçekleri öğrenme hakkımız yok mu?" diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Korkmuyorum, korkarsak terör örgütüne hizmet etmiş oluruz, buna teslim olmayacağız. Dik ve onurlu durmak gerekiyor. Korku asla; bu ülkede korku egemen olmamalıdır. Yıldırmaya ne kadar çalışsalar da yılmayacağız, korkmayacağız."

"DAVUTOĞLU'NA SORMAK İSTERİM; O İKİ CANLI BOMBA, ELLERİNDEKİ LİSTEDE VAR MIYDI?"

"Türkiye güçlü bir ülke ama bu yaşananlar yönetim boşluğundan kaynaklanıyor." diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Bu işte asıl sorumlu hükümettir. Ülkeyi yöneten, bürokratları atayan onlar. Güvenlik açığı yok dediğiniz andan itibaren o koltukta oturamazsınız, açık bal gibi var. Açık yoksa bu 97 kişi nasıl öldü? Varsa bir sorun kimin önlem almadığını o sorumluyu bulursunuz; yargı önüne çıkarırsınız. Sorumlu İçişleri Bakanı, Adalet Bakanı. Görevlerini bırakmaları lazım."

"Davutoğlu'na sormak isterim; o iki canlı bomba, ellerindeki listede var mıydı yok muydu?" diye soran Kılıçdaroğlu, şu ifadeleri kullandı: "Canlı bomba listesi var ama eylem yapmadan tutuklayamayız, diyor. Ahmet Şık bir kitap yazdı, cezaevine atıldı. Böyle onlarca örnek var. Bir yönetici başarısızlığa gerekçe üretmeye başlamışsa, yönetemiyor demektir. Türkiye iyi yönetilmiyor."

Bir yönetici başarısızlığına gerekçe üretmeye başlamışsa, yönetme erkini kaybetmiş olacağını kaydeden Kılıçdaroğlu, bugün Türkiye'nin iyi bir yönetime, bütün vatandaşları kucaklayan yönetime ihtiyacı olduğunu vurguladı.

"MİT GÖREVİ DIŞINDA BAŞKA İŞLER YAPIYOR"

Ülkede istihbarat zafiyeti olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, "IŞİD yeni eylemler yapar diye adını anmaya korkuyorlar." dedi. MİT'in görevi dışında başka işlerle uğraştığını ileri süren Kılıçdaroğlu, "Bütün MİT'i kastetmiyorum. Orada bir grup sadece iktidar partisine hizmet ediyor. Siz istihbarat elemanlarına gazetecileri takip edin derseniz ülke bu duruma gelir." ifadelerini kullandı.

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin randevuyu kabul etmemesiyle ilgili ise Kılıçdaroğlu, bir polemiğe girmek istemediğini belirterek, "97 kişinin hayatını kaybettiği bir dönemde siyasi parti liderleri bir araya gelmeyecek de ne zaman gelecek. Tüm dünyada Türkiye'nin geleceğiyle ilgili kaygı var, bunu yaratan ülkeyi yönetenlerdir." şeklinde konuştu.

"Radikal unsurların Türkiye'de uyuyan hücreleri var." diyen Kılıçdaroğlu, IŞİD'in yuvalandığı yerlerin belli olduğuna dikkat çekti.

"DEMİRTAŞ İLE CUMA GÜNÜ GÖRÜŞEBİLİRİZ"

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş'ın perşembe günü Meclis'te görüşmek için randevu verdiğini ancak kendisinin o gün daha önce planlanan TÜSİAD toplantısına katılacağını söyledi. Görüşmenin cuma günü gerçekleşebileceğini ifade eden Kılıçdaroğlu, "HDP görüşmeyi kabul etti. Gün de verdiler. Perşembe dediler ama benim 3 -4 hafta önceden belli olan bir programım vardı. Sayın Demirtaş'ın da takvimi uygunsa biz cuma günü görüşmeyi önereceğiz." diye konuştu.

"GÜL ARADI, ERDOĞAN ARAMADI"

Kılıçdaroğlu, eski Cumhurbaşkanı Abdullah Gül'ün de kendisini arayarak başsağlığı dilediğini ifade etti. Bunun çok nezaketli bir davranış olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, Cumhurbaşkanı Erdoğan'dan ise böyle bir telefon almadığını vurguladı.

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan'ın Ankara'da yapılan bombalı saldırıyla ilgili "Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirdim. Saldırıyla ilgili hiçbir ihtimalin göz ardı edilmemesi gerektiğini düşünüyorum." açıklamasıyla ilgili ise Kılıçdaroğlu, "Devlet Denetleme Kurulu'nu görevlendirmesi önemli bir açılımdır." dedi.

"Suriye’de sorun yoktu. Düğmeye Türkiye bastı." diyen Kılıçdaroğlu, "Büyük devletlerin bölgeye gelmesi normal. Ortadoğu’da güç sahibi olmak istiyorlar. Şimdi Türkiye hiçbir şey yapamıyor. 'Gücümüzü test etmeye kalkmasınlar' diyordu Davutoğlu, artık o cümleyi kuramıyor. Uçağınızı düşürdüler, askerinizin başına çuval geçirdiler, Konsolosluğunuzu bastılar. Türkiye bunu hak ediyor mu? Tüm radikal gruplar orada, hücreleri Türkiye’de. Yanlış yapıyorsunuz dedik. En sonunda Ankara’daki olay başımıza patladı." diye konuştu.

Star Medya Yönetim Kurulu Başkanı Murat Sancak'ın aracına silahlı saldırıyla ilgili bir soruya da Kılıçdaroğlu, "Ben Star gazetesinin haklarını savunuyorum, Star’da tek satır haber yok. Ben arkadaşlarımı bugün görevlendirdim. Madem ki failleri yakalanmış, gidin bakın Emniyet’e araştırın dedim." şeklinde konuştu.

"Cumhurbaşkanı'nın ne söylediği beni ilgilendirmiyor. Başbakan söylerse bakarım." diyen Kılıçdaroğlu, Ortadoğu’da verilen her silahın bize geri dönüyor olduğunu belirterek "Bizim buradan TIR’larla gönderdiğimiz silahlar da bize döndü." ifadelerini kullandı. "Erdoğan, 3 Müslüman öldüğünde ABD'ye sorduğu soruyu şimdi niye sormuyor? 97 kişi öldü Nerdesin Davutoğlu, nerdesin İçişleri Bakanı diye soruyor mu? Bu insanlar barış istedikleri için öldürüldü." dedi.

Passolig'i kaldıracaklarını belirten Kılıçdaroğlu, "Passolig aslında gençlerin fişlenmesiydi. Bu doğru değil; fişlemeyi bu boyuta getirmeyin. Gençlere olağan şüpheli değil, aksine 'söz sende' dememiz lazım." dedi.

"Hiç kimse kendi hava sahasına başka bir ülkenin uçağını görmek istemez." diyen Kılıçdaroğlu, şöyle devam etti: "Rusya da bunu kabul etti, hata olduğunu söyledi. Bir kavganın olmaması bence olumlu bir sonuç. Rusya’nın Suriye’de bulunması, zaten Suriye’nin daveti üzerine olan bir şey. Suriye’nin Rusya için ne kadar önemli olduğunu da biliyoruz. Biz Ortadoğu’ya mal satardık. Bütün bunlarla ilişkilerimiz bozuldu. En büyük zararı iş dünyası gördü."

"PYD terör örgütü müdür?" sorusuna ise Kılıçdaroğlu, "Bize yönelik bir saldırı olursa, adı ne olursa olsun terör örgütüdür. Uluslararası bir tanım vardır. PYD buna uyuyorsa terör örgütü deriz." karşılığını verdi.

"PKK’nın silahlarını teslim etmesi lazım." diyen Kılıçdaroğlu, şunları söyledi: "Terör yoluyla bir hakkın elde edilmesi mümkün değil. Türkiye kendi sorununu çözebilecek kapasitededir. Teslim olacaklar. Tüm sorunlarını çözer Türkiye. Hükümetin PKK ile ne görüşme yaptığını bilmiyoruz. Birinci sınıf demokrasiyi getirir, insan haklarına saygıyı getirirseniz çözülmeyecek sorun yok. Bu sorunu ancak ve ancak CHP çözer. 4 temel kritere uyacaksınız. Samimi ve dürüst olacaksınız. Gizli kişisel bir ajandanız olmayacak. Halka hesabını veremeyeceğiniz vaatlerde bulunmayacaksınız. Bu sorunu Parlamentoda çözüp halka bilgi vereceksiniz. Bunlar yanlışı burada yaptılar. İlk düğme yanlış iliklendi. Kendi sorunlarımızı çözebiliriz. Sorunun ne olduğunu biliyoruz. Neden birilerine danışıp akıl alıyoruz. Bizde akıl yok mu? Demokrasiden, düşünce özgürlüğünden neden korkuyorsunuz? Siz korkuyorsanız özgüveniniz eksik demektir. Birisi bir şey dedi diye Türkiye batmaz. Korkmayacaksınız. Bu sorunu çözemeyen politikacılardır. Asıl sorun politikacılarda. Gittikçe büyüdü sorun. Bu ülkenin kurucu partisi biziz. Ülkenin geleceğinden, bütünlüğünden biz sorumluyuz. Onun için bu sorunu biz çözeriz."

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli'nin 1 Kasım sonrası koalisyona yönelik açıklamalarının hatırlatılması üzerine Kılıçdaroğlu, "Bu güzel bir şey. Uzlaşma kültürüdür bir anlamda demokrasi. Sayın Davutoğlu, koalisyon görüşmeleri için bize geldiğinde MHP ile görüşmelerini, bizimle koalisyonun zor olabileceğini iki kez söyledim. Huzur içinde bir seçime gidelim. Düşünerek sandığa gidelim. Bu tabloyu yaratanların, 7 Haziran sonrasında hükümet kuramayanları demokratik yoldan cezalandıralım." dedi.

Başbakan Davutoğlu’na siyasi partilerin çözüm üretme becerilerin olmadığına yönelik toplumda bir kaygı oluştuğunu söylediğini aktaran Kılıçdaroğlu, "Bu çok tehlikelidir. Bunun faturası siyasilere çıkar. Demokrasi çok önemlidir. Ama demokrasi aynı zamanda bir dayatma kültürünü barındırmaz. 'Hep benim dediğim olacak' anlayışı demokrasi değildir. Darbeler döneminin bittiğini düşünüyorum. Endişem vatandaşın siyasete güven duymaması. Vatandaş 'bizi sandığa neden götürüyorsunuz?' diye soruyor. Vatandaşın 'neden koalisyon kurmadınız' 'neden seçim hükümeti' sorularını Davutoğlu’na sorması lazım. '400 vekili vermediniz bak kaos çıktı' diyorlar. CHP’ye oy vermeyin dolar, faiz fırlar diyorlardı. Hepsi kendi dönemlerinde oldu. 13 yıldır iktidardalar. Bu ülkenin hangi temel sorununu çözdüler? Tam tersine yeni sorunlar ortaya çıkardılar." değerlendirmesinde bulundu.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.