Hakan Günday 'Daha' romanıyla Fransa'da Medicis Yabancı Edebiyat Ödülü'ne layık görüldü

Arzu Çakır/VOA ve AA

Dünyanın en prestijli edebiyat ödülleri arasında kabul edilen Medicis Yabancı Edebiyat Ödülü'ne Türk yazar Hakan Günday layık görüldü. Ödül komitesince yapılan açıklamada, ödülü, kaçak göçmenleri konu alan "Daha" kitabıyla Hakan Günday'ın aldığını duyurdu.

Başkent Paris'te yapılan ödül töreninde hazır bulunan Günday'ın, Fransızcaya "Encore" ismiyle çevirilen kitabı, babası insan kaçakçılığı yapan 9 yaşındaki Gaza isimli bir erkek çocuğunun hayatını konu alıyor.

Günday’ın Fransızca’ya “Encore” adıyla çevrilen “Daha” adlı romanı, göçmen ticareti yapan bir kaçakçılık şebekesinin hikayesi üzerinden göçmen ve insanlık dramını anlatıyor

Jean Descat’nın Fransızca’ya çevirdiği ve Galaade yayınlarından çıkan “Encore” kitabıyla Fransa’da büyük beğeni toplayan Hakan Günday, kitabının baş kahramanı Gaza adlı 9 yaşındaki linçci, tecavüzcü, katil ve kaçakçı olan azılı bir suçluyla bütün insanlığı sorguluyor.

Genç yazar, Gaza’nın hikayesine Arthur Rimbaud’nun “Dayanılmaz olan tek şey, hiçbir şeyin dayanılmaz olmamasıdır” diyerek başlıyor. Gaza, annesinin onu doğururken ölmesi nedeniyle daha erken yaşta hayatın karanlık yönleriyle tanışır. Babası ve kardeşleri göçmenlerle “insan ticareti” yaparken, Gaza da işkence, kötü muamele ve baskı yapmakla görevlidir. Henüz 9 yaşında ve yaşının çok ötesinde üstün bir zekaya sahip olan Gaza, insan kaçakçılığı yapan babası sayesinde bu işe başlar. Hayatta herşeyden ve bütün amacı onun tarafından önemsenmek olan babasından bile nefret eder. Ama “Babam bir katil olmasaydı ben doğmayacaktım. Belki de babam da kendi babası yüzünden böyle oldu” diyerek koşullarını kabullenir. Kabullendikçe daha korkunç, daha azılı bir kişiliğe dönüşür.

“Türk avangard edebiyatının korkunç çocuğu”

Halen İstanbul’da yaşayan 1976 doğumlu yazar Hakan Günday, Fransız edebiyat çevreleri tarafından “Türk avangard edebiyatının korkunç çocuğu” olarak tanımlanıyor. “Benim için her şey Louis Ferdinand Celine ile başladı. ‘Gecenin Sonuna Yolculuk’ adlı eseri kelimenin tam anlamıyla yıprandığım bir romandır. İlk okumalarımda renkler beni çekti. Ama her defasında yeniden okuduğumda yeni bir şey keşfettim” diyerek Fransız edebiyatının korkunç çocuğu Celine’e atıfta bulunuyor.

Türk edebiyat dünyasında adını, henüz 24 yaşındayken yayımlanan Kinyas ve Kayra romanıyla duyuran Günday'ın, Zargana, Piç, Malafa, Azil, Ziyan ve Az da dahil toplamda 8 romanı bulunuyor.

Tarzı hakkında "yeraltı edebiyatı" yakıştırması yapılan ve 39 yaşındaki Günday, Ziyan ismi romanıyla da önceki yıl Türk-Fransız Edebiyat Ödülü'nün sahibi olmuştu.

Günday’a ödülünü veren Medicis jürisi, Emmanuele Bernheim, Michel Braudeau, Dominique Fernandez, Anne F. Garréta, Patrick Grainville, Frédéric Mitterrand, Christine de Rivoyre, Alain Veinstein ve Anne Wiazemski’den oluşuyor.

Medicis Ödülü daha önce Türkiye’den yalnızca, “Kar” romanıyla Orhan Pamuk’a 2005 yılında verilmişti.

Medicis Ödülü Azoulai’ye

Medicis Roman Ödülü ise Fransız yazar Nathalie Azoulai’nin “Titus n'aimait pas Bérénice/Titus Berenice’i Sevmiyordu” adlı eserine verildi. Racine’in, “Berenice” adlı eserinden ilham alarak Racine’in, “Korkunç sevgi ve tutku temasını” işliyor. Medicis Deneme Ödülü’ne de, Nicole Lapierre, “Sauve qui peut la vie” adlı denemesi layık görüldü.

Bu yıl, Femina Yabancı Edebiyat Ödülü'ne de Türkiye'den "Sıcak Külleri Kaldı" romanıyla Oya Baydar aday gösterilmiş ancak ödülün sahibi "Suyun Rengi" romanıyla İskoçyalı Kerry Hudson sahip olmuştu.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.