CHP'li kadın vekiller Sur'a sokulmadı: 'Buradaki acıyı tarif etmek mümkün değil'


ajanslar foto: selin sayek böke/twitter

CHP’nin ekonomiden sorumlu Genel Başkan Yardımcısı ve İzmir Milletvekili Selin Sayek Böke, Denizli Milletvekili Melike Basmacı, İstanbul Milletvekili Gamze İlgezdi, Adana Milletvekili Elif Doğan Türkmen, İzmir Milletvekili Zeynep Altıok ve Bursa Milletvekili Nurhayat Altaca Kayışoğlu, bugün sokağa çıkma yasağı bulunan Sur İlçesi ile ilgili çalışmalarda bulunmak üzere Diyarbakır’a geldi. CHP’nin kadın milletvekilleri, önce parti binasında sokağa çıkma yasağı bulunan Sur’un muhtarları ile bir araya geldi.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, muhtarlarla yapılacak toplantı öncesinde, çatışmalı sürecin aşılması gerektiğini, bunun için de 3’üncü bir yol olduğunu söyledi. Böke, şunları söyledi:

"Bölgede yaşanan çatışmalardan, en temel hak olan yaşam hakkını kaybetmiş olan vatandaşlarımızın, en temel ihtiyaçları olan gıdaya, eğitime, sağlığa erişimde yaşadıkları zorlukları bir büyük sesle Türkiye’ye haykırmak için burdayız. Biz bugün sizleri kalbimizle, kulağımızla, aklımızla dinlemek ve sizinle ortak bir ses vermek için burdayız. Bu çatışma sürecinin vatandaşımız üzerinde yarattığı müthiş zorlukların ve baskıların acilen aşılması gerekiyor. Bunun aşılması için te bir 3’üncü yol var. Biz bu yolu sizlerle konuşmak, tartışmak ama en önemlisi tekrar ediyorum gönülden sizi dinlemek ve sorunu bizzat yaşayanların sıkınıtlarını bilmek ve çözüm üretmek için, ortak aklı ortaya koymak için burdayız. Bugün burada biz kalabalık bir kadın ekibi olarak sizlerleyiz. Ama bu kalabalığın arkasında çok daha kalabalık Cumhuriyet Halk Partisi var, onu da bilmenizi isteriz."

Sur İlçesi’ndeki yasaklı mahalle muhtarları ile CHP’li kadın milletvekilleri arasındaki toplantı, basına kapalı olarak devam etti.

SİLAH SESLERİ ALTINDA KONUŞMA

CHP heyeti, muhtarlarla yaptığı görüşmenin ardından sokağa çıkma yasağı bulunan Sur İlçesi’ne geçti. Heyet, sıkı güvenlik önlemleri altında ilçe girişinde girilebilen bölgelerde esnaf ve vatandaşlarla görüştü, buradan Dağkapı Meydanı’na geçti.

Sur’a giriş yapılan polis barikatlarının önüne gelen Böke ve yanındakiler, ilçe merkezine girmemeleri şartıyla girişlerine izin verildi. CHP heyeti adına polis barikatını beraberindeki milletvekilleriyle geçen Böke, barikatın hemen çıkışında bekleyen kadınlarla konuşmaya başladı.

Sur İlçesi’nde yaşadıklarını belirten kadınlardan biri, mevsimlik işçi olduğunu, 8 çocuğuyla birlikte gittikleri Batı illerinde fındık toplama işinden kazandıkları 700 dolar ile 100 lira parasının halen Sur İlçesi’ndeki evde kaldığını, bu parayı alamadığını belirterek şöyle dedi:

“Bizi ya öldürsünler, ya da bizi evimize götürsünler. 22 gündür çatışmanın içindeyiz. Biz evimizden çıkmadık. İki gündür bizi çıkardılar. Bir de 700 dolarımız vardır, 100 lira da para vardır. Benim kimliğim, benim her şeyim çantada bıraktım. Polis geldi bizi çıkardı. Biz tek başımıza çıkmadık. Polis benim yanıma geldi dedi ki, ‘sizi çıkaracağız.’ Biz de dedik al anahtar da sizin olsun. Biz geldik, sosyal yardımlaşmanın yanına. Polisler gitsin benim o emanetimi çıkarsın. 8 tane çocuğum var biz otelde kalıyoruz. Bu rezillik nedir? İçerdeki emanetimi alıp geleceğim, hiç bir şey istemiyorum. O 700 dolar, fındık toplamada kazandığımız paradır. Biz nereye gideceğiz 8 kişi otelde kalıyoruz.”

CHP’li Böke, il yöneticilerinin yardımcı olmasını isterken, bir polis yetkilisi, kadını yanına çağırarak yardımcı olacaklarını söyledi.

Burada CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, heyet adına açıklama yaparken, Sur İlçesi’nden yoğun silah sesleri duyuldu. Böke, silah sesleri arasında konuşmasını sürdürürken, polis ekiplerinin çevrede geniş güvenlik önlemi aldı. Dağkapı Meydanı’na girip çıkanlar polis tarafından sıkı şekilde arandı.

Silah seslerine rağmen Böke konuşmasına devam ederek, Sur İlçesi'ne girip, Tahir Elçi'nin vurulduğu Dört Ayaklı Minare'nin altında basın açıklaması yapmak istediklerini ancak güvenliğin buna izin vermediğini söyledi. Böke, şöyle konuştu: "Cumhuriyet Halk Partisi olarak burada yaşanan çok temel insan hakları sorunlarıyla, hem kadın duyarlılığıyla, hem de insan duyarlılığıyla bir araya geldik. Bizler bu sabah Diyarbakır'da yaşanan en temel yaşam hakkı mücadelesi ile ilgili sorunları bizzat yaşayan vatandaşlarımızla görüşmek için buradayız. Şu an en temel ihtiyaç olan gıdaya, sağlığa, eğitime erişme sorunu yaşayan vatandaşlarımızı dinlemeye geldik. Biz kalbimizi, kulağımızı, aklımızı açtık. 6 kadın milletvekili, kadın duyarlılığıyla arkasında kocaman yüreğiyle Cumhuriyet Halk Partisi ile burayı dinlemeye, ama en önemlisi bugüne merhem olurken, kalıcı bir çözüme adım atılması için de öncü olmaya geldik. Biz bugün istedik ki, Sur'a girelim (Silah sesleri) esnafımızla, emeğinin karşılığını alamayan esnafımızla, yaşamanı idame etmekte zorlanan vatandaşlarımızla bir araya gelmek istedik. Ama bir adım öteye geçip, 2 esnafımızla görüşmek dışında güvenlik izin vermedi. Bizim gönlümüzden geçen Türkiye'ye insanlık köprüsü kurmaya adanmış olan Tahir Elçi ile ve Tahir Elçi'nin temsil ettiği o köprü ile 4 ayaklı minarenin altında anmak ve size ordan seslenmekti, oraya da gidemedik. Burda Türkiye hayatını, kültürünü, tarihini kaybediyor. Biz bu haykırışa ses olmaya geldik. Ama en önemlisi bir umut olduğunu, 3'üncü bir yol olduğunu ve bu yolun da Cumhuriyet Halk Partisi'nin önerdiği gibi mecliste siyasetle, bütün partilerin bir araya geldiği, sivil toplumun kucakladığı ve barışı, artık toplumsallaştırdığı bir süreci başlatması için haykırmaya geldik. Haykırışımız sürecek bu iş bitene kadar. Ve artık huzuru haykırana kadar biz, burada olmaya devam edeceğiz. Ve hep birlikte çözümü meclise götürmek için de, her gün, her gece çalışmaya devam edeceğiz."

"CAN KAYIPLARININ SONA ERMESİ İÇİN HER ŞEYE HAZIRIZ"

Konuşmanın sonunda orada bulunan sivil bir kişinin, "Sivil infazlar hakkında ne düşünüyorsunuz?" şeklindeki sorusu üzerine Böke, "Biz CHP olarak hendek terörü ile sivil ayırımı gözetmeden ortaya çıkan terörün karşısındayız. Canlarımızı kaybediyoruz; gençlerimizi, askerimizi, polisimizi, hepsi canlarımız. Biz bu can kayıplarının sona ermesi gerektiğini söylüyoruz. Bunun için atılması gereken adımların siyasette olduğunu mutlaka söylüyoruz. Ama siyasetteki adımlara bir anlam biçilmesi için önce terörün bitirilmesi gerekiyor. Çözümün kalıcı olması için, toplumsal barış inşaası için bunun siyasetten çözülmesi gerekiyor. Biz aynı çözümü üretmek için yoldaş olmaya devam ediyoruz. Canı tehdit altında olan tüm vatandaşlarımızın, siviller, askerler, polisler hepsinin kaybının bitmesi için ne yapılması gerekiyorsa yapmak için hazırız. Zaten onun için buradayız" karşılığını verdi.

"SURLAR'I AŞARAK BİLGİ ALMAK ZORUNDA KALIYORUZ"

Basının sivil ölümleri neden "Terörist" olarak yazdığı yönündeki bir başka soruya Böke, "Gerçeği bizzat kendi gözlerimizle görmek, sorunları yaşayanlardan dinlemek için geldik. Bize düşen vazife; sorunu yaşayan vatandaşlarla bir araya gelip, ne olduğunun tesbitini yapıp, mümkünse çözüm önerisiyle ortak bir akıl ortaya çıkarmaktı. Basının özgür olduğu bir Türkiye, gerçeklerin ortaya çıkması için gereklidir derken, bu sorulara yer olamaycak bir Türkiye istiyoruz. Basının özgür olmadığı bir Türkiye'de biz ancak Surlar'ı aşarak bilgi almak zorunda kalıyoruz" şeklinde yanıtladı.

Böke, CHP İl Başkanı Mehmet Sayın, Başkan Yardımcısı Şerif Doğru, il yöneticileri ve milletvekilleriyle birlikte, Sur'da yaşarken yaşanan olaylar nedeniyle 8 aileden 28 kişinin sığındığı CHP Sur İlçe Başkanı Mehmet Bayın'ın evine geçti.

CHP'li kadınlar burada da esnaflarla görüştükten sonra CHP Sur İlçe Başkanı Mehmet Bayın'ın evine çıktı. Basına verilen görüntünün ardından, CHP heyeti ile mağdur kadınların görüşmesi basına kapalı devam etti.

CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke'nin de aralarında bulunduğu 6 kadın milletvekili, daha sonra sivil toplum kuruluşu temsilcileriyle görüşmelerine devam etti.

Heyet üyeleri daha sonra Diyarbakır Mali Müşavirler Odası'nda basın toplantısı düzenledi. Heyet adına açıklama yapan CHP Genel Başkan Yardımcısı Selin Sayek Böke, "Buradaki acıyı tarif etmek mümkün değil. Muhtarlar sorunlarını aktarırken ağladı. 18 kişinin sığındığı bir evde insanların en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığına şahitlik yaptık" dedi.

Burada elde ettikleri izlenimleri Meclis'e taşıyacaklarını ifade eden Böke, sorunun şiddetle değil, siyasetle çözülmesi gerektiğini vurguladı. Böke, şöyle devam etti:

"Biz burada duyduklarımızı, bir kadın, bir ana, bir insan duyarlılığıyla Meclis'e taşıyacağız. CHP'nin zaten söylediği bu iş siyasetle çözülür. Bu iş Meclis'te çözülür önermesini daha da yüksek sesle dile getireceğiz. Biz bugün buraya kalbimizi açıp geldik çünkü insanlığın en temel hakkı olan insan yaşamına dönük bir saldırının kabul edilemeyeceğini haykırıyoruz.

İnsanlarının en temel ihtiyaçlarını karşılayamadığı bir Türkiye'nin çağımıza yakışmadığını düşünüyoruz. Şiddetin kabul edilemez bir şey olduğunu, devletin vatandaşının can güvenliğini sağlarken ayrım yapmaması gerektiğini, teröre son verirken vatandaşlarının temel haklarının da devamlılığı konusunda hassasiyet göstermesi gerektiğini vurguluyoruz. Buradaki sorunun çözülmesi için siyasetin aktif rol alması gerektiğini söylemeye geldik.

Burada yaşanan acıyı tarif etmemiz mümkün değil. Burada bir üçüncü bir yol olduğunu, hendeklerle, barikatlarla, terör ve şiddetle değil siyasetle bu işi çözebileceğimizi, CHP'nin bu çözümde öncü rol oynayabileceğini ve CHP'nin açık reçetesinin çok önemli olduğunu anımsatmak için geldik.

Ankara'da Saray'a gitmiş muhtarlarla değil, Sur'daki muhtarlarla bir araya geldik. Bunlar bize bugünün gerçeğini gözyaşlarıyla anlattılar. Bu barikatları Türkiye'nin aşması gerekiyor. Toplumsal barışın, barışın toplumsallaşmasından geçtiğini Türkiye'nin bilmesi gerekiyor. Bu iş siyasetle çözülür gerçeğini bir kez daha gördük. Bir umut var, 3'ncü bir yol var. CHP olarak demokratikleşme için Meclis'te atılması gereken adımların atılması yönünde ısrarcıyız. Bu iş için Anayasa değişikliği olmadan bir takım adımlar atılarak hayata geçirilmesi yönünde 27 kanun teklifi sunduk. Bize düşen bu tekliflerin kanunlaşmasını sağlayacak sosyal birlikteliğe katkı sunmaktır. CHP bu konuda öncüdür ancak çözüm Meclis'teki tüm partilerin biraraya gelmesiyle ortaya çıkacaktır.

Meclis'te Toplumsal Mutabakat Komisyonu kurulması konusunda ısrarcıyız. Partilerin eşit temsil edileceği bir komisyon çok önemli bir adım olacaktır. Bu işi sadece Meclis içinde bir komisyonla değil Meclis dışında bu komisyonla birlikte çalışacağı bütün toplumu kapsayan STK'ları dahil edecek bir ortak akıl heyetiyle desteklenmesi gerektiğini düşünüyoruz. Bu bir adımdır ancak son adım değildir. Buradaki insanlarımızı dinlemeye devam edeceğiz. Diyarbakır'ın sesini Türkiye'ye duyuracağız."

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.