Header Ads

Suruç Katliamı'nda hayatını yitirenlerin aileleri TBMM'de: Gizlilik kararı kaldırılsın

meclishaber/cha

Suruç'ta 20 Temmuz 2015 tarihindeki terör saldırısında hayatını kaybeden 32 kişinin yakınları, Meclis'te CHP ve HDP gruplarını ziyaret etti.

Heyet, TBMM KİT Komisyonu toplantı salonunda CHP Grup Başkanvekili Özgür Özel, Genel Başkan Yardımcısı Sezgin Tanrıkulu, Veli Ağbaba ve Ankara Milletvekili Şenal Sarıhan, Denizli Milletvekili Melike Basmacı, İzmir Milletvekili Musa Çam ile görüştü.

Terör saldırısından üç saat sonra CHP heyetinin bölgeye gittiğini anımsatan Özel, heyetin hala o gün yaşananların etkisinde olduğunu vurguladı.

Özel, "Eğer, Suruç'ta yaşamını yitirenlerin duyurmaya çalıştıkları ses duyulsaydı, Ankara katliamı yaşanmayacaktı" dedi.

Bu arada, terör saldırısına ilişkin, soruşturmadaki gizlilik kararının kaldırılmasını ve suçluların ortaya çıkarılarak yargılanmasını talep eden aileler, "Suruç Adalet Platformu" tarafından "Suruç'taki eksiklikler" konusunda hazırlanan bir raporu da CHP heyetine teslim etti.

Aileler, daha sonra HDP Grubunu da ziyaret etti.

Hayatını kaybedenlerin yakınlarından Maşallah Devrim, aradan geçen zamana rağmen, soruşturmanın gizliliği kararı nedeniyle bir şey öğrenemediklerini belirtti.
Suruç’taki patlamadan şans eseri yaralı olarak kurtulduğunu anlatan Çağdaş Aydın’ın babası Fethi Aydın ise, “Katliam üzerindeki gizlilik kararının kaldırılmasını istiyoruz. Suruç’a çeşitli milliyetlerden Kürt, Laz, Çerkez, Sosyalist ve devrimcilerden herkes ortaklaşa oraya oyunca götürdük. Yaralılara merhem olmak için ilaç götürdük. Ama bunun karşılığında daha hayatının baharını yaşayamayan 33 karanfilimizi katlettiler. 33 karanfilden biri de benim oğlum Çağdaş Aydın. Benim oğlum 2 üniversiteyi bitirmesine rağmen kamu kuruluşunda iş bulamadı taşeron firmalarda çalıştı. Öğrenime verilen gerçeklik bu. Ama şunun özellikle altının çizilmesini istiyorum. Eğer Suruç katliamı sorumluları ortaya çıksaydı bugün Ankara olmayacaktı. Diyarbakır’ın sorumluları ortaya çıksaydı Suruç olmayacaktı.” ifadelerini kullandı.

Cemil Yıldız’ın eşi Sultan Yıldız da, “Bu dosyalarımızın açılması ve dosyalarımızın hiçbir şekilde ne oldu, nasıl öldüler, nasıl gittiler bilmiyoruz. Bizim sizden temennimiz bunun mecliste açılıp tartışılmasını istiyoruz. Neden dosyalarımız kapatılıyor? Neden gizlilik kararı veriliyor? Eğer sen bunu gerçekten yapmadıysan neden kapatıyorsun? Ben nasıl öldü, nasıl gitti görmek istiyorum.” dedi.

Hatice Ezgi Saadet’in Ali Saadet, “Kızımı 19 temmuzda öperek gönderdim. Güvendim ve hepimizin de güvendiği devletimiz vardı onlara güvenerek gönderdik. 33 fidanı götürüp orada yok edecekleri hiç aklımıza gelmezdi. Bundan dolayı da gönlümüz çok rahattı. Gidecekleri yer Suruç’tu. Ama ne yazık ki bu konuda da yanılmışız. Bu kana susayan, demeyeceğim o kelimeyi kızımı ve 33 yoldaşı katlettiler. Buraya kadar herşey normal gerçekleşti bundan sonra süreç çetrefilleşti. Gizlilik kararı ile üstünü örtüp başka katliamlara sebebiyet verdiler. O katliamların önünü açtılar. Bizdeki olgu da böyledir. Bu gizlilik kararını bir türlü anlamıyoruz. Birileri bize bunu izah etsin. Evladını yitirmiş bir babaya izah etsin. Neye göre koydunuz. Ben bileyim çocuğum nasıl öldü. İç kanamadan mı? birde bu yetmezmiş gibi bizlerle dalga geçer gibi haydi yakaladık adalete teslim ettik. Bununla da yetinmediler. Bugün meclise gelirken biz otobüsle geldik. Bu meclise derdimizi anlatamayacaksak nereye gidip anlatacağız. Ama maalesef herkes sıradan güzel güzel poşetler yapıp kuyrukta bekleyenlere hiç müdahale edilmezken bizleri çevik kuvvet karşıladı kalkanlarla sanki savaşa gelmişiz. Neden bizi potansiyel suçlu ilan ediyorlar.” açıklamasında bulundu.

Nazmi Akyürek’in amcası Mahmut Akyürek, “Babası sağır ve dilsiz olduğu için ben katıldım. Nazmi, Hukuk okuyordu 2. sınıfta. Biz adalet istiyoruz. Tüm kapılar üzerimize kapandı. Adalet başkalarının arka kapısı olmasın.” dedi.

Vefa Özdemir’in annesi Rabia Özdemir de, “Benim oğlum habersiz gitti. Çocuklar için oyuncak aldı ve habersiz gitti. 33 kişi onunla beraberdi. Elinde silah yoktu, bıçak yoktu, sopa yoktu, bir şey yoktu. İyilik için gitmiş, çocuklar için gitmişti.” diye konuştu.

HDP Ankara Milletvekili Sırrı Süreyya Önder, soruşturmadaki gizlilik kararının kaldırılması gerektiğini belirterek, ziyarete gelenlerin adalet istediklerini kaydetti.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.