Header Ads

100 kişilik CHP heyeti Diyarbakır'da: 'Barış mücadelesine katkı sunmak için buradayız'

cha foto: chp istanbul

Cumhuriyet Halk Partisi(CHP) İstanbul İl Başkanlığı öncülüğündeki heyet, son aylarda yaşanan olaylar sebebiyle sabah saatlerinde Diyarbakır’a geldi. CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Kürt halkına yapılan eziyetin kınamak için şehre geldiklerini söyledi.

CHP İstanbul İl Başkanlığı, son aylarda Diyarbakır’da yaşanan olayları yerinde görmek için Diyarbakır’ı ziyaret etmek için bir takım etkinlikler gerçekleştirme kararı aldı. CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat liderliğinde, CHP İstanbul Milletvekillileri Mahmut Tanal, Selina Doğan, Onursal Adıgüzel, Tunceli Milletvekili Gürsel Erol, parti meclisi üyeleri, il yönetim kurulu üyeleri, ilçe başkanları ve belediye başkanlarından oluşan yaklaşık 100 kişilik CHP heyeti, sabah saatlerinde şehre geldi.

Heyet önce, katledilen Diyarbakır Baro Başkanı Tahir Elçi'yi mezarı başında ziyaret etti.

Heyet daha sonra Diyarbakır Barosu'nu ziyaret etti. Heyeti Baro Genel Sekreteri Abdullah Çağır, karşıladı.

Burada açıklamalarda bulunan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Tahir Elçi’nin yarıda bıraktığı barış türkülerini devam ettirmek istediklerini anlattı, Elçi'yi kaybetmenin derin üzüntüsünü yaşadıklarını belirtti.


Canpolat sözlerini şöyle sürdürdü:

“Diyarbakır’a gelmememizin en önemli sebebi daha önce burada baro başkanlığını yapan Tahir Elçi’nin barış söylemlerine katkı sunmak için onun yarım bıraktığı barış mücadelesine CHP olarak katkı sunmak için buradayız. Bugün burada olmamızın nedeni budur. Yıllardır bu ülkede yaşayan ve bu ülkenin önemli bir sorunu olan Kürt sorununu çözüm bulmayan çözümü sadece savaşta sadece kavgada yanlara inat biz Cumhuriyet Halk Partisi olarak bütün terör eylemlerine karşı barış için biz bugün buradayız. Cumhuriyet Halk Partisi olarak Doğu ve Güneydoğu’da Kürt halkına yapılan eziyeti kınamak için buradayız. Kısacası hukukun üstünlüğü, insan haklarının özgürlükleri, demokrasilerin tam kullanılmasıyla kadar biz barış söylemlerini devam edeceğiz.” ifadelerini kullandı.

Diyarbakır Baro Genel Sekreteri Abdullah Çağır ise Tahir Elçi’nin öldürülmesinden 56 gün geçtiğini, henüz şüpheli sıfatıyla hiçbir kişinin ifadesinin alınmadığını söyledi. Savcılığın yürütmüş olduğu soruşturmada arpa boyu bir yol alınmadığını dile getiren Çağır, kalıcı bir barışın gelmesi için tüm çabaları sarf edeceklerini sözlerine ekledi.


Heyet, daha sonra Diyarbakır Valiliği’ni, Diyarbakır Büyükşehir Belediyesi’ni ziyaret etti. Heyet daha sonra sokağa çıkma yasağının ve çatışmaların sürdüğü Sur ilçesine gitti. CHP İstanbul Milletvekili Onursal Adıgüzel incelemeler sırasında bir çatışma denk geldiklerini ve sıkıştıklarını belirtti ve bir video paylaştı.


Esnafı ziyaret eden heyet daha sonra bir otelde sivil toplum kuruluşları ve esnafların sorunları dinledi. Burada konuşan CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, Kürt sorunu çözmenin silahla, tankla, topla olmayacağını son 40 yıldır bunu gördüklerini belirtti.

Canpolat, “Bunun çözümü konusunda Cumhuriyet Halk Partisi’nin Genel Başkanı ısrarla belirtti. Parlamento adresini göstermesi, bütün partilerin katılacağı AKP’nin, MHP’nin ve HDP’nin da katılacağı parlamentoda kendi Kürt yurttaşlarımızın sorunu artık öteki gibi göstermeye zamanını geçtiğini, bu ülkede bölünmeye, ayrıştırmaya doğru gidildiğini görebiliyoruz. Ortadoğu’da insanların her gün öldürüldüğü, bombaların patladığı, yüzlerce insanın öldüğü ve onlara seyirci kalan bir Ortadoğu ülkesi yaratmaya çalışıyorlar ülkemize buna müsaade etmeyeceğiz. Her gün ölümle karşı karşıya gelmesi karşısında ısrarla barış dilini, birlikte yaşama dilini kullanacağız ve kullanmaya devam edeceğiz.  23 gün 28 gün kendi cenazelerini alamayan bir bölgedeyiz bugün. 23 gündür öldürülmesi, katledilmesi ister bunun adı polis ister buradaki Kürt yurttaşlarımız olsun hiçbir ölümü tasvip etmiyoruz. Yüzlerce şehit olan polislerimiz, askerlerimiz, yüzlerce ölen Kürt kardeşimizin öldürülmesine Cumhuriyet Halk Partisi artık müsaade etmeyecek. Birbirini öldürülen bir ülke olmaktan çıkmak konusunda bölgeye daha da ağırlık vereceğiz. Bölgedeki savaş diline karşı çıkacağız, barış dilini ısrarla kararlı bir şekilde yüksek sesle söylemeye devam edeceğiz. Bölgede 7 Haziran’dan sonra tek başına iktidar olamayanlar bölgeyi döverek, baskın altına alarak adeta bölgede alamadıkların oyların intikamını almanın kavganın peşindeler. Biz bu bölgede hiçbir kimseyi dövdürmeyeceğiz. Biz bu bölgede Kürtlerin ötekileştirmesine müsaade ettirmeyeceğiz.” şeklinde konuştu.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.