Demirtaş'tan Doğan Grubu'na: '4 şartı yerine getirdiniz, Bodrum'daki yat limanını geri aldınız'

cha

HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş, Sultanahmet saldırısıyla ilgili Türkiye'nin yabancısı olmadığı vahşi tablolardan birinin sahnelendiğini söyledi. HDP olarak bu vahşi saldırıları nefret ve şiddetle kınadıklarını belirten Demirtaş, olayın karanlıkta kalmamasını ve faillerinin bulunmasını istedi.

Partisinin Meclis Grup Toplantısı'nda konuşan Demirtaş, sözlerine grip salgınından nasibini aldığını söyleyerek başladı. Salgının daha fazla can almadan bitmesi temennisinde bulunan Demirtaş, bir kez daha Sultanahmet'te vahşi katliamla karşı karşıya kalındığını ifade etti. "Ülkemizin yabancısı olmadığı vahşi tablolardan biri sahneleniyor." diyen Demirtaş, "Tek temennimiz, ölü sayısının artmaması. Ölenlere Allah'tan rahmet diliyorum, yaralılara acil şifalar diliyoruz. Umarız bu saldırılar da diğerleri gibi karanlıkta kalmaz. HDP olarak bu vahşi saldırıları nefret ve şiddetle kınıyoruz ve olayın faillerinin peşini bırakmayacağız." diye konuştu.

PARLAMENTO İŞLEVSİZ, ÇARESİZ KONUMA DÜŞÜRÜLDÜ

İstanbul'da, Cizre'de, Sur'da, Silopi'de ölümler olduğunu anlatan Demirtaş, her saat acı, ölümler, insan hakları ihlali haberleri aldıklarını kaydetti. Bu yaşanılanlara karşın Parlamentonun gündeminin ise farklı olduğuna dikkat çeken Demirtaş, "Zannedersiniz Türkiye'ye yabancı bir ülkenin parlamentosu. Can alıcı sorunlar yaşanmıyor; İsveç, Norveç'iz; biz de oranın parlamentosuyuz. Parlamento işlevsiz, çaresiz konuma düşürülmüştür. Ülkede olup bitenlere, gündem bile oluşturamıyor; oluşturmak yasak. Çoğunluğu elinde bulunduran partinin isteği doğrultusunda gündem oluyor. Yukardan çünkü talimat var. Valiye, memura, polise talimat var demiyorum; ülkenin parlamentosuna talimat var. Vahim bir tablo var. Bunlar gündem olmayacak demiş. Kim demiş; saraydaki zat. Ülkeyi benim yönettiğim hissedilecek diyor. Zaten 'ülkede yönetim biçimi isteseniz de istemesiniz de değişmiştir' demişti." şeklinde konuştu.

PARLAMENTODA ÇOĞUNLUK HALKA, MİLLETE DEĞİL SARAYA TABİ

Parlamentoda çoğunluğun halka, millete değil saraya tabi olduğunu savunan Demirtaş, ne istiyorsa onun yapıldığını söyledi. Bugün yaşanılanların çok bilinçli, adım adım örülmüş bir siyasetin sonucu olduğunu belirten Demirtaş, bunların "Başkanlık olmazsa zaten Parlamento yönetilemiyor"un adımları olduğunu kaydetti. "Darbeyle elde edilmiş başkanlık sistemi böyle yürüyor." diyen Demirtaş, bir fıkraya atıfta bulunarak "Bu, işin lelesi'dir. Hele bir de bunun lolo'su var." ifadelerini kullandı.

Konuyu Doğan medya grubuna getiren Demirtaş, kendilerinin medya-siyaset ilişkisi dışında asla bir başka ilişki kurmadıklarını kaydetti. Doğan medyanın da buna dahil olduğunu dile getiren Demirtaş, hiçbir medyadan ayrımcılık, torpil görmediklerini, istenmesi halinde kayıtlara bakılabileceğini belirtti.

600'DEN FAZLA YEREL VE ULUSAL DÜZEYDE KANAL AKP'YE ÇALIŞIYOR

"Biz bir programda da derdimizi anlatabiliriz; siz bin programdan çıksanız da kendi kirinizden kurtulamazsınız." diyen Demirtaş, 600'den fazla yerel ve ulusal düzeyde kanalın AKP'ye çalıştığını ama yetmediğini vurguladı. Barış kelimesini duyunca paniklediklerini ifade eden Demirtaş, bunların yetmediğini, herkesin biat etmesini istediklerini söyledi.

AKP hükümeti ile Doğan Grubu arasında Bodrum yat işletmesinin gruba teslimi konusunda bir anlaşma yapıldığı ve karşılığında da AKP'nin bazı talepleri olduğu yönündeki iddiasıyla ilgili "Bodrum marinası sözleşmesinin iptali yolunda tarafımıza yapılmış olan tebligata, tamamen hukuki gerekçelerle yapmış olduğumuz itiraz kabul görmüş ve idari karar durdurulmuştur." açıklamasını hatırlatan Demirtaş, hukuki sürece ilişkin belgelerin açıklanmasını istedi. "Hukuki süreç değil, sarayla pazarlık yaptınız. 4 şartı yerine getirdiniz, Bodrum'daki yat limanını geri aldınız." diyen Demirtaş, hükümetin, sarayın işte böyle medyayı teslim aldığını kaydetti.

BİZ DİK DURUYORUZ, SALLANAN SİZSİNİZ; BİATIN, KÖLELİĞİN SINIRI YOKTUR

"Biz dik duruyoruz, sallanan sizsiniz. Biatın, köleliğin sınırı yoktur, yapmayın bunu." diyen Demirtaş, konuyu Cuma akşamı Beyaz Show'da yaptığı açıklamalarda ülkenin gündemini değiştiren Ayşe Çelik olayına getirdi. Programda kanalın bir suç işlemediğini ifade eden Demirtaş, Ayşe Çelik'in açıklamalarını okudu.

"Konuşanın adı Ayşe mi öğretmen mi; bilemeyiz, hiç fark etmez ama söyledikleri doğru." diyen Demirtaş, "Kimseyi suçlamıyor, insani çağrı yapıyor. Ne hikmetse AKP üstüne alınıyor. Biri katil diye bağırınca, bunlar ayağa kalkıyor. Bir dur bakalım; bak burda adın geçmiyor. Barış kelimesinden korkacak bu kadar ne yaptın? Bu konuşmanın altına imza atmayacak insan değildir; insanlığını sorgulasın önce." dedi.

RECEP TAYYİP ERDOĞAN'IN ARKASINDAYIM DEYİN, SONRA NE YAPARSANIZ YAPIN

Bugünün cumhurbaşkanı, dönemin başbakanının gece gündüz çözüm sürecinde bunu söylediğini dile getiren Demirtaş, tartışmaların suçlunun üstünü ışık tutulmasından kaynaklandığını savundu. Mevzunun programcı veya telefonda konuşan olmadığını, sorunun dinleyenler olduğunu dile getiren Demirtaş, "Gün gelecek, bu özürden dolayı da özür dileyecekler. Ahmet Kaya mevzusunda olduğu gibi." ifadelerini kullandı.

Rize'de bir mafya liderine ait olduğunu söylediği konuşma metnini eline alan Demirtaş, metni okuduktan sonra "Recep Tayyip Erdoğan'ın arkasındayım deyin, ondan sonra ne yaparsanız yapın. Önce biat edin, sonra önemli değil; bebek öldürün soruşturulmazsınız, çünkü Tayyip Erdoğan hukukuna tabisiniz." şeklinde konuştu.

Kendilerine yönelik "Bunlar Türkiye partisi olmaktan çıktılar." diyenlerin gidişatının iyi olmadığını belirten Demirtaş, kendilerinin değişmediğini, ihtiyaç da duymadıklarını ifade ederek bölünmeden, parçalanmadan değil, birlikten, kardeşlikten yana olduklarını kaydetti.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.