Header Ads

Kılıçdaroğlu: 70 ilde taban tutan bir IŞİD terör örgütü varken Diyanet işleri ne yapıyor?

cha/gerçek gündem

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, IŞİD terör örgütünün 70 ilde taban tuttuğunu söyledi. Türkiye’de 70 ilde IŞİD’e katılan gencecik fidanların olduğunu ifade eden Kılıçdaroğlu, “Anneyi düşünün, çocuğu canlı bomba oluyor. Nasıl bir ruh halidir, bu atmosferi kim yaptı? Kim yönetiyor bu ülkeyi? Bu soruları sormazsak demokrasiye katkı yapamayız. Bir inanç uğruna Müslümanlık adına cami bombalıyorsun, türbeyi bombalıyorsun, masum insanları öldürüyorsun ve kendini Müslüman olarak tanımlıyorsun. Bizim Müslümanlığımızda bunlar yok. Peki Diyanet İşleri Başkanı ne yapıyor? 70 ilde taban tutan bir IŞİD terör örgütü var Diyanet işleri Başkanlığı ne yapıyor? Binlerce camimiz orada görev yapan saygıdeğer imamlarımız var. Biz kendi ülkemizde kendi vatandaşımıza Müslümanlığı anlatamamışsak kime anlatacağız.” diye konuştu.

Cumhuriyet Halk Partisi (CHP) Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) partisinin grup toplantısında konuştu.

2016 yılının güzel bir yıl olması temennisinde bulunan Kılıçdaroğlu, “Berkin Elvan’ın bugün doğum günü onu da rahmetle anıyorum.” dedi. Siyasetin sorgulanmadığı bir alanda demokrasinin olamayacağını belirten Kılıçdaroğlu, “İlk adım vatandaşın ülkeyi yönetimi sorgulaması, ikinci adım muhalefeti üçüncü adımda çevresini sorgulamasıdır. Sorgulamayı yerine getirmiyorsak demokrasinin gereklerini yerine getirmiyoruz demektir.” diye konuştu.

Konuşmadan kısa kısa..

2016'nın ilk toplantısında  yurttaşlarımdan isteğim: Soru sorun. Hiç kimseye soramıyorsanız vicdanınıza sorun.

Asgari ücretli kardeşim de sorsun. Ben 1300 lirayı kimin sayesinde aldım? Bunu ilk kim gündeme getirdi? 13 yıldır sen onların aklında bile yoktun. 900 lira net asgari ücreti de benden öğrendi bu iktidar sahipleri. Sen de düşün beni kim düşündü, kim miting meydanlarında dile getirdi. Soruyu kendine sorarsan eminim vicdanın sana şu cevabı verecektir: CHP. 1300 lira yeterli mi hayır değil biz o yüzden 1500 demiştik. Ama iki kazık attılar sana. Senin paranla sana propaganda yaptılar. Sendikalar senin hakkına sahip çıkmak yerine senden aldıkları paralarla Kamboçya'ya geziye gidiyorlar. Senin hakkını biz savunuyoruz biz. Henüz asgari ücret zammını almadan mutfağın yangın yerine döndü. İğneden ipliğe herşeye zam yaptılar. Zam yaparak ülke yönetilir mi? Daha 1300 lirayı cebinde görmeden mutfağında yangın çıkardırlar.

Ne oluyor Güneydoğu'da? Biz evimizdeyken o insanlar sokağa çıkma yasağı altında ne yapıyor acaba?  Bulunduğun şehri düşün on gün sokağa çıkma yasağı olursa önce sen isyan edersin Rizeli vatandaşım. 2002'de iktidara geldiklerinde terör diye bir şey yoktu. 2016 Türkiye yangın yeri. Kim yönetiyor bu ülkeyi. Efendim kabahat PKK'da diyecekler bizi kandırdı. Defalarca söyledim kandırılan hükümetten fayda gelmez. Şehirler silah deposuna döndürülürken sen neredeydin? Bunların istihbaratı yok muydu? Faturayı kim ödüyor masum vatandaş ödüyor.

50 defa söyledik sorunun çözümü TBMM'dedir. Davutoğlu'na söyledim nasıl anayasa için komisyon oluşturuyorsak bu sorunu çözmek için de toplanmalıyız. İdris Baluken biz özerklik konusunda anlaştık diyor. Millete hesap veremeyeceğin sözler vermeyeceksin. Kendi bildiğini okudun faturayı bölge halkı çekti. Kürtçe anadil yasağı vardı. O yasağın kaldırılması için yasanın kaldırılmasını ilk isteyen CHP'ydi. Kimseyi etnik kimliğinden, inancından yaşam tarzından dolayı ötekileştirmedik, ötekileştirmeyeceğiz. Analara yalancı bir bahar yaşattılar çözüm süreciyle. 19 okul yakıldı. 7 bin kişi uğradıkları zarar için valilikten yardım talep ettiler. Bütün bunların sorumlusu kim? Sorumlusu ülkeyi yönetenlerdir.

Kahvaltıda otururken öldürülen Melek Anne'nin ne günahı vardı? Neden kim sorumlusu bunun?
Bu çatışmalar PKK'nın ekmeğine yağ sürüyor. Güneydoğu'daki çatışmalardan PKK besleniyor.
Önce konut yaparsın bölge halkına gelin burada oturun ben teröristleri etkisiz hale getireceğim. Akıl da yok bunlarda. Fatura masum insanlara çıkıyor.

AİHM bunlara soru soruyor. Geldiğimiz nokta iç açıcı bir nokta değil. Bunlar ülkeyi yönetemez. Ülkeyi yönetme kapasiteleri yok. Bu ülkeye huzuru getirmek için bize hangi görevi yapmak gerekirse onu yerine getireceğiz.

Geçen hafta TÜRGEV'den affedersiniz GÖTÜRGEV'den söz etmiştim. Mahkeme resmi belgeyi gönderdi. Biz zaten onu biliyorduk. Biliyorsan bizi neden mahkemeye verdin? TÜRGEV'e bağış yapan bütün şirketlerin listesini açıklayın. E bu kamu yararına bir vakıf değil mi? Madem kamu yararına bir vakif sen niye açıklamıyorsun ve neden birilerinin koruması altındasın? Kral Abdullah'a Sevda Tepesi'ni satıyorlar kendisine saray yapsın diye. Tepe birinci derecede sit alanı. Kanun çıkarıyorlar. Anayasa Mhakemesi iptal ediyor. İptal edince uzun süre kalıyor. 2006'da Kral bizim vatandaşlarımıza ambargo koyuyor. 2012'de Erdoğan Suudi Arabistana gidiyor. Kralla konuşuyorlar. Sevda Tepesi yine gündeme geliyor o konuşmada. Nisan ayında Kral TÜRGEV'in hesabına 999.999 bin yatıyor. Çevre ve Şehirlik Bakanlığına ben oraya saray yapmak istiyorum diyor. Bakanlık İstanbul belediyesine yapılaşma izni verin diyor. Ve AKP'lilerin oylarıyla yapılaşmaya izin veriyor. Erdoğan Bayraktar kaç yıl önce alınmış bir şey yapamıyor yazık diyor. Kendi ülkesine değil, Krala acıyor. CHP sayesinde olay yargıya gidiyor ve 2015'te bu yapılaşma izni iptal ediliyor. Yargıyı eleştiriyoruz ama dürüst hakimler de var. Bu yapılan ahlaki midir değil midir?

Sayın Davutoğlu randevu aldı, geldi. Başkanlıkla ilgili hiçbir ayrıntı vermedi. Biz parlamenter sistem hakkında ayrıntılarıyla anlattık, onlar da başkanlık ile çalışma yapacaklarını söylediler. Ben, ne yapacaklarını anlamış değilim. CHP demokrasi ve insan haklarından yanadır, hiçbir darbe yasasını savunmaz. Darbe yasalarının değişmesi için çabayı sergilemiştir. Davutoğlu'na 'Sizin görev yapmanızı engelleyen bir hüküm var mı' diye sordum, birbirlerine baktılar.

Darbe yasasından örnekler verdim. 'Basın hürdür, engellenemez' diyor darbe anayasası. 'Devlet basın ve haber alma hürriyetlerini sağlayacak tedbirleri alıyor' diyor. Döndüm ve 'basın hür mü' diye sordum. Bunu yapan darbe hukuku. Anayasa darbe hukukunun bir parçası. Siz darbe hukukunu değiştirmedikçe demokrasiyi getiremezsiniz. 'Herkes izin almadan gösteri yürüyüşü düzenleme hakkına sahiptir' diyor darbe anayasası. "2 kişi bile yan yana yürüyemez hale geldi, bu anayasadan mı kaynaklı" bunu yapan darbe hukuku denen yasalar. Cumhurbaşkanı gelecek, belli kişileri içeri atıyorlar, bunun neresi demokrasi? Cumhurbaşkanı yetkilerinin kısıtlanması gerektiğini söyledik. Rektörleri kendileri seçsin, kendileri yönetsin; cumhurbaşkanı niye karışıyor?

'Hiçbir organ, makam, merci yargı yetkisinin kullanılmasında mahkeme ve hakimlere emir ve talimat veremez, tavsiye ve telkinde bulunamaz' diyor darbe anayasası. Ben burada cumhurbaşkanının talimat verdiğini açıkladım. Anayasa öngörmüyor ama onlar istediklerini yapıyorlar. 'Yargı bağımsız diyorsunuz, AKP il ve ilçe örgütlerindeki avukatları hakim yapıyorsunuz; sonra da yargı bağımsız diyorsunuz' dedim. 'Milletin vekilini millet seçsin mi, seçmesin mi' diye sordum. Seçim barajını kaldıracaksınız, lider sultasını kaldıracaksını, böyle rezalet olmaz. Davutoğlu hakkını yemeyim, haklısınız dedi. Biz bunların değişmesi için kanun teklifi verdik.

CHP'nin tavrı nettir. Kürsü dokunulmazlığı hariç dokunulmazlıklar kalksın.

Çıkmış Hitler örneğini veriyor. Çıktın Hitler örneğini başkanlık modeli olarak verdin. Kendi cümlesini Cumhurbaşkanlığı sitesinde sansürledi. Kendi cümlesini sansürleyen ilk cumhurbaşkanı.
Hitler de halkın önüne ben fakirim diye çıkmıştı. Boşuna Hitler örneği vermiyor benzerliklere bak.
Bu diktatörlerin yalan söyleme özelliği var.

Ülkeyi bölmek istiyorsan Başkanlık sistemini getireceksin. 200 yıllık parlamenter sistem deneyimimiz var. Ülke yangın yerine dönmüş, o tutturmuş başkan olacağım, olamayacaksın kardeşim, bunu bil.

Ortadoğu batağını ülkemize çektik. Suudi Arabistan ile İran kavga ediyor. Eskiden olsa Türkiye hakem devlet olurdu. Biz tarafsızlığımızı yitirdik ve taraf olduk. Katar ve Suudi Arabistan'dan yana olduk. AB üyesi olmak isteyen bir ülke Suudilerin kuyruğuna takıldı. Bu 99 milyon dolar içinse, biz öderiz. Erdoğan, idamları gündeme getirmeliydi. İdamlar konusunda Dışişleri Bakanlığı sessizliğini koruyorsa sorun var. O zaman sen idamdan yana tavrını koyuyorsun. Bir insan inancından ötürü idam edilir mi?

'İsrail'e ihtiyacımız var' diyor. Bu bir teslimiyetin ifadesidir. Sözde İslamcılara da sesleniyor, neden konuşmuyorsunuz? Düne kadar mitingler yapıyordunuz, şimdi niye sesinizi çıkarmıyorsunuz, ahlak kırıntısı yok mu sizde?

Laikliği halka yıllarca dinsizlik olarak anlattılar. Bugün laikliğin önemi çok daha iyi anlaşılıyor.Biz yine söyledik anayasanın 4 maddesi kırmızı çizgidir.Söylemeye de devam edeceğiz.

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.