Kılıçdaroğlu: Yasadışı yurt ve evler 10 binin üzerinde. Üstüne gidip, tüm kirli çamaşırları ortaya çıkaracağız

posta foto:flickr-chp

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Karaman'daki çocuk istismarı üzerinden hükümeti eleştirdi ve 'Türkiye bu ayıptan kurtulmalı' dedi. Grup toplantısında konuşan Kılıçdaroğlu, CHP'li başkana yönelik saldırıyı da kınadı

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, partisinin grup toplantısında konuştu. Konuşmadan önemli noktalar şöyle:

''Pakistan'da lunaparka saldırdılar. Bombalar patlatıldı. Pakistan'ın bizim için ayrı bir yeri var. Kurtuluş Savaşı'mızda kendi aralarında para toplayıp Mustafa Kemal'e göndermişlerdi. Biz de şimdi o kardeşlerimizin yanındayız.

'SİZE TASMA TAKANLARA SAKIN GÜVENMEYİN'

CHP İl Başkanımızı takip ediyorlar. Adına Osmanlı diyorlar. Osmanlı namuslu adamdır, mert adamdır. Siz hırsızlıktan yanasınız. Bizim il başkanımıza kahpece saldıranlara söylüyorum; size tasma takanlara sakın güvenmeyin.

Saldırıyı yapanları Düzceli kabul etmiyoruz. Namuslu insanların korkudan sokağa çıkmaya korktuğu bir süreci yaşıyoruz. Şiddet asla müslümanlıkta yoktur. Sevgi ve hoşgörü üzerine inşaa edilmiştir Anadolu müslümanlığı.

Şehit gelir anne ağlar, çocuğu işsizdir anne tasalanır. Ve bu kadına kalkıp biz şiddet uyguluyoruz. Cennet anaların ayakların altında diyor sevgili peygamberimiz. Ülke yönetilmiyor. Bakın uyuşturucu yaygınlaştı. Her 5 evlilikten biri boşanmayla sonuçlanıyor.

Çocuklara cinsel istismar yüzde 434 oranında artmış. Bir toplumdaki yozlaşmayı bundan güzel anlatan istatistik yok. Böyle bir istismarla muhatap oluyorlar. Karamandaki olay. Birgün Gazetesi yazdı olayı tüm Türkiye öğrendi. Biz ne yaptık milletvekillerimizi gönderdik. Çocuklarımızı ve ailelerini koruyun dedik. 2 gerçek ortaya çıktı: birisi şu; o yurtların kime ait olduğunu oradaki hiç bir kamu görevlisi söyleyemiyor. Bunlar kimin? Kim tuttu bu yurtları? İkinci gerçek, dernekler ve vakıflar ilk ve orta öğrenim düzeyinde yurt açamazlar çünkü yasak. O zaman yasaksa yurt açılamıyorsa bunlar bu öğrenci yurtlarını kimler açtı?

'UTAN UTAN SEN BİR ANNESİN'

Bakanların yaptığı açıklamalar var. 22 Mart. Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı: Buna bir kez rastlanması hizmetleriyle ön plana çıkmış bir kurumu karalamaya dönüşmemeli. Yav sana ne? O savcının işi. Çocuklara da sahip çıkmıyor.

Utan utan sen bir annesin. Nasıl böyle bir dil kullanırsın?

45 çocuğa tecavüz edilmiş bu kalkmış hala paralel yapı diyor. Abisi ne diyordu ne istediniz de vermedik diyordu. Sana adam gibi soruyorum; onlar ne istediler siz ne verdiniz? Anlatamaz çünkü abisi izin vermez. Kalkıyor ilgili vakfı övüyor. Bekle bir sonucu bekle. Övmek savcıya gözdağı demektir. Vakıf ve Dernek hakkında bir şey yapma demektir.

O çocuk elverini paralel yapı mı açtı ey Davutoğlu? Daha önce tecavüzden mahkum olmuş birisi bu vakfın etkinliğine davet ediliyor. Sen suçlusun kardeşim. Suçunu başka birisinin üzerine atma.

'TÜRKİYE BU AYIPTAN KURTULMALI'

Milli Eğitim Bakanı 26 Mart'ta konuşmuş. Soruşturmalarımız devam ediyor demiş. Milli Eğitim Bakanı olarak ne yapmamız gerekiyorsa onu yapıyoruz diyor. Yasaların sana verilen görevi yerine getirmiyorsun. Bu işin asıl sorumlusu Milli Eğitim Bakanlığıdır. Biz çocuklarımızı Milli Eğitim'e emanet ediyoruz. Anayasa'dan bir örnek; madde 41; ailenin korunması ve çocuk hakları. Diyor ki "Devlet, ailenin huzur ve refahı ile özellikle ananın ve çocukların korunması ve aile planlamasının öğretimi ile uygulanmasını sağlamak için gerekli tedbirleri alır, teşkilâtı kurar. 42. madde: Kimse, eğitim ve öğrenim hakkından yoksun bırakılamaz. Devlet, maddi imkanlardan yoksun başarılı öğrencilerin, öğrenimlerini sürdürebilmeleri amacı ile burslar ve başka yollarla gerekli yardımları yapar. Devlet, durumları sebebiyle özel eğitime ihtiyacı olanları topluma yararlı kılacak tedbirleri alır."

Sayın Davutoğlu'na asıl sorumu soruyorum; Sayın Davutoğlu bu yasadışı evlerden kaç tane var? Bana gelen bilgi 10 binin üzerinde. O çocuklara ne ders veriliyor? Cumhuriyet düşmanlığı mı öğretiliyor? Bunun üzerine sonuna kadar gideceğiz. Bütün kirli çamaşırları orada ortaya çıkaracağız. Türkiye bu ayıptan kurtulmazsa binler yeni mağdur çıkacaktır.

'KİMDEN YANASIN?'

 Bana 'Terörün mü, milletin mi yanındasın' diye soruyor. Her zaman söyledim. Ama hükümet kimin yanında göstereyim. Bir memlekette huzuru sağlamak hükümetin görevidir. Bu terör örgütü, mahkemeler kurdu. Sayın Davutoğlu kim teröristin yanında, adam mahkeme kuruyor, sen 'dokunmayın' diyorsun. Vergi dairesi kurdular. Paralel vergi dairesi. Buna müdahale ettin mi, etmedin. Sen kimden yanasın? Askere alma kurumu kurdular. Ses çıkarmadın. Daha ilginci, trafik kontrolleri yaptılar.

 Televizyonlar bunu da gösterdi. Bu trafik polisinin görevi değil mi? Sayın Davutoğlu kim teröristten yana? İkinci aşama güvenlik güçlerinin önlem almasına engel oldular. 290 yazı yazdılar, valilere 'dokunmayın' dediler. 'Şehirlere 200 ton bomba yerleştirler' diyor. Onlar bu bombayı yerleştirirken CHP mi iktidardı? Şimdi ben sana adam gibi soruyorum, bunlar olurken sen başbakan değil miydin? Üçüncü ayağı da, strateji. Terör örgütü lehine büyük bir propagandaya giriştiler. Terör örgütü liderini yol gösteren kişi olarak saydılar. İçişleri Bakanı, 'AK Parti ile PKK görüyor' dedi. Kim milletten yana, kim teröristten yana, çık açık açık bunun cevabını ver. Kendine güveniyorsan, beraber bir televizyona çıkalım seninle bir konuşalım. Cesaret et, valla üzerine fazla gelmeyeceğim. Ona sorduğum hiçbir soruya cevap veremiyor.

 Bu kaçak sarayın maliyeti ne kadar? Sayın Davutoğlu çık açıkla. Lal olmuş vaziyette, neden abisi izin vermiyor. Milletin ödediği vergilerin hesabını vermek onurlu ve namuslu bir görev değil midir? Bu Kaddafi 250 bin dolar vermişti, nereye harcadınız? Hangi dernek. Parayı hiç ettiler, söyleyemiyor. Abisi izin vermiyor. Sen bunun hesabını veremiyorsan tüyü bitmemiş yetimin hakkını nasıl vereceksin?

 Terör örgütü diye tutturdun, Salih Müslim'i niye davet ettin, niye oturdun konuştun? Cevap yok ama millete yalan söylemeye gelince mangalda kül bırakmıyorlar.

Bizim tavrımız gayet nettir. Vatandaşın hakkını koruruz. Türkiye Cumhuriyeti'nin hakkını da sonuna kadar savunuruz.''

CAN DÜNDAR VE ERDEM GÜL'ÜN YARGILANMASI

Kılıçdaroğlu, gazeteciler Can Dündar ve Erdem Gül'ün yargılandığı MİT TIR'ları davası ve duruşmaya katılan konsoloslara yönelik tepkilere de değindi.

AYM'nin davada hak ihlali kararı aldığını hatırlatan Kılıçdaroğlu, şöyle konuştu:

"Bu Türk hukuk sisteminin yargılandığı davadır. Bu dava sıradan bir dava değildir. Bu nedenle büyükelçi ve konsoloslar bu davayı izlemeye gidiyor. Onların ülkelerinin çoğunda demokrasi var. Anayasaya göre mahkemelerdeki duruşmalar herkese açıktır. Sizin ne işiniz var orada demek anayasanın maddesi karşısında havada kalıyor."

RIZA SARRAF'IN ABD'DE TUTUKLANMASI

Konuşmasında İran asıllı işadamı Rıza Sarraf'ın ABD'de tutuklanmasına da ayrı bir başlık açan Kılıçdaroğlu, "Rıza Sarraf ABD'de tutuklandı, birilerinin gece uyuması zor. Şimdi Erdoğan ABD'ye gitti. Bir ziyaret eder heralde, arkadaşlıkları var.  Bu Rıza Sarraf tutuklandı, bizimle ne ilgisi var diyorlar" ifadelerini kullandı.

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.