Sınıfın Yeniden Üretimi-Eğitim, Neoliberalizm ve İstanbul’da Yeni Orta Sınıfın Yükselişi

Kapitalizm sınıflar arası geçişe imkân vermesiyle kendisinden önceki sınıflı toplumlardan ayrılır. İstisnasız herkese sınıf atlama hayali sunar ama yalın gerçek aslında herkesin sınıf piramidinin aşağılarına itilme tehdidini sürekli ensesinde hissetmesidir. İşçi sınıfı işsizlikle, orta sınıflar ise işçi sınıfı saflarına itilme tehdidi altında çocuklarını bu kaderden kurtarmak için delice çabalamaktadır.

yeni orta sınıfın yeniden üretimi…

Yeni orta sınıfla birçok dünya kentindeki nitelikli eğitim arasındaki ilişki giderek daha açık hale gelirken, nitelikli eğitim aracılığıyla sınıfın biçimlenme dinamikleri, her bir ülkeye özgü ulusal iktisadi politikalara, devlet ve aile biçimlenmesine, yerel kültüre ve ulusal eğitim sistemlerine bağlı olma özelliklerini de korumaktadır. Bu kitap, İstanbul’daki orta sınıf ailelerin, küresel ekonomiyle bütünleşme sürecinde çocuklarına nitelikli eğitim sağlama mücadelesiyle ifade edilen bu tür dinamiklerin etnografya temelli açıklamasıdır.

Bu etnografya, devletin ve piyasanın sınıfın biçimlenmesi üzerindeki etkilerinin altını çizerken, ailenin de sınıfın yeniden üretimi ve toplumsal bilincin kilit aktörü olarak önemini vurgular.

sınıfın önemlidir, sınıfın yeniden üretimi ise yaşamsal…

ama kapitalizm için.

Kimse işçi olmayı ya da orta sınıfta kalmayı istemez. Kimse çocuğuna bunu reva görmez. Daima üst sınıfa geçmektir amaç. İyi bir meslek edinip “rahat bir yaşam” sürmeyi sağlayacak eğitimin bu rüyayı mümkün kılacak, ulaşılabilir en önemli fırsat olduğu düşünülür (bu piyangoda büyük ikramiyenin çıkmasından da önemlidir).

Elinizdeki kitap, küreselleşen şehir (İstanbul) ile değişen kültür ve tüketim ideolojisinin karşılaştırmalı incelenmesi yoluyla, orta sınıfın kendini yeniden üretmek amacıyla çocuklarını sınavlara hazırladıkları maratonun, sınıf mücadelesinin anlatımıdır. Bu aşama çok önemlidir çünkü başarısızlık gelecek kuşağın orta sınıfın alt katmanlarına ya da daha kötüsü işçi sınıfına düşme tehlikesini barındırır.

Sınıfın yeniden üretimi maliyetlidir. Refah devleti bu maliyetin ‒eğitim, sağlık, emeklilik hakkı ve koşulları temelinde‒ devlet tarafından karşılanmasının ifadesiydi. Kapitalistlerin gelir vergileri düşürülürken dolaylı vergilerin (ÖTV, KDV) arttırılması ve bu hizmetlerin özelleştirmelerle sermaye sınıfının eline geçerek paralı hale getirilmesi üretim maliyetini alt sınıfların üzerine yıkmıştır. Eğitim artık “dershane”dir, “özel okul”dur. Çocuklar –sınıfın yeniden üretimi‒ artık tüketim ideolojisinin unsurlarına dahil edilmiştir. “Paran kadar sağlık, paran kadar eğitim” paran kadar sınıftır: Sınıflar arasındaki ilişkiler şeyler arasındaki ilişkilere dönüşmüştür.

Tanıklıklara, alan araştırmalarına ve kuramsal çerçeveye dayalı elinizdeki etnografya, devletin ve piyasanın sınıfın biçimlendirilmesindeki rolünün altını çizerken, ailenin de sınıfın yeniden üretimi ve toplumsal bilincin kilit aktörü olarak önemini vurgulamaktadır.

Düzen ise “sürdürülebilir” olmak için sınıfların kendini yeniden üretmesine ihtiyaç duymaktadır.

Sınıfın Yeniden Üretimi
Eğitim, Neoliberalizm ve İstanbul’da Yeni orta Sınıfın Yükselişi

Yazan:  Henry J. Rutz – Erol M. Balkan
Çeviren:  Neşecan Balkan
Yayına Hazırlayan: Özcan Özen

http://www.idefix.com/kitap/sinifin-yeniden-uretimi-henry-j-rutz/tanim.asp?sid=RG2VYNU07Y8Y88WIELIG

Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.