Header Ads

Başbakan Yıldırım: Anayasa değişikliğiyle vesayet odaklarına son darbeyi vuracağız

Kaynak: Meclis Haber Foto: AA

AKP Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, "Yapacağımız anayasa değişikliği ile vesayet odaklarına son darbeyi vurmuş olacağız ve vesayeti Türkiye demokrasisinin gündeminden çıkaracağız." dedi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 14 yıl boyunca milletin kendileriyle birlikte olduğunu, desteğini hiçbir zaman eksiltmediğini söyledi.

AK Parti'nin, milletin inancından, umutlarından, özleminden doğan bir parti olduğunu ifade eden Yıldırım, "AK Parti millete hizmet sevdasının adıdır. Millete duyduğumuz sonsuz güveni milletimiz asla karşılıksız bırakmadı. Biz de AK Parti hükümetleri olarak bugüne kadar canla başla çalışarak milletimizin bize duyduğu bu güvene layık olmak gayretindeyiz" dedi.

Zorlu ve sorunlu bir coğrafyanın ortasında bulunulmasına rağmen istikrarlı bir Türkiye'nin bulunduğunu vurgulayan Yıldırım, dün olduğu gibi bugün de ülkenin adalete, istikrara ve refaha kavuşması için var güçleriyle çalıştıklarını söyledi.

Milletin birliği, dirliği ve huzurunun her zaman öncelikleri olduğunun altını çizen Yıldırım, "Kriz üretenler, kaos siyasetinden medet umanlar AK Parti'nin kararlı tutumu sayesinde hep ama hep kaybetmeye mahkum oldular. Çıkarılan her krizin ardından çok şükür ki kazanan millet oldu, demokrasi oldu. Bugün Türkiye düne göre daha güçlüdür. Ekonomiyle, yatırımlarla, büyük projelerle daha güçlüyüz elhamdülillah. Zira biz millete efendilik yapmaya değil hizmet yapmaya geldik. Mevlam bizi milletimize hizmet etme şerefinden alıkoymasın. Vatandaşların huzuru için çıktığımız bu yoldan bizi ayırmasın." dedi.

Yıldırım, 15 Temmuz darbe girişimi sonrasında Türkiye'ye gelerek dayanışma gösteren ülkelerin yöneticileriyle görüşmelerin yoğun şekilde sürdüğünü, Afyonkarahisar'da 25. istişare toplantılarını gerçekleştirdiklerini kaydetti.

AK Parti'nin temellerinin atıldığı Afyonkarahisar'ın kendileri için ayrı bir yerinin bulunduğunu belirten Yıldırım, iki gün süren istişare toplantılarında milletin kendilerinden beklentisini gözden geçirdiklerini ifade etti.

Ülkenin geleceğine dönük ihtiyaçlarını, milletin kendilerinden ne beklediğini gayet iyi bildiklerinin altını çizen Yıldırım, "Başkaları çamur siyaseti yapabilir. Lafla siyaset gemisini yürütmeye, çamur atarak, iftira atarak gündemde kalmaya çalışabilir. AK Parti olarak biz millete verdiğimiz sözleri yerine getirmek için gece gündüz demeden çalışmaya, bize tevdi edilen emanetin hakkını vermeye devam edeceğiz." dedi.

İstanbul'da gerçekleştirilen ve Türkiye'de 8 yıldır devam eden Türkiye Yatırım Danışma Konseyi toplantısında 9'uncu kez 21 büyük küresel firma ile bir araya geldiklerini belirten Yıldırım, şunları kaydetti:

"Bu firmaların toplam cirosu 20 milyar dolar civarında. 1,5 milyon insana iş veriyorlar. Bu toplantıda gördüğümüz en önemli hususlardan bir tanesi FETÖ terör örgütünün ve onun uzantılarının ısrarla yaymaya çalıştığı 'Türkiye'de ekonomi bozuluyor, istikrarsız bir döneme doğru gidiyor' algı propagandasının aksine küresel yatırımcılar, Türkiye'ye olan güveninin artarak devam ettiğini ve yeni projeler yapma yönünde iradelerini ortaya koydular. Özellikle büyük firmalar sadece Türkiye'de değil, Türkiye'yi bölge için, Orta Asya için, Ortadoğu için, Afrika için ve balkanlar için bir yönetim üssü haline getirmeye karar verdiler. Bunlardan bir kısmı zaten altyapılarını kurdular. Türkiye'den 80-90 ülkedeki faaliyetlerini yönetiyorlar. İşte Türkiye'nin istikrarla, güvenle geldiği nokta budur. Sadece Türkiye'de küresel yatırımlar yapılmıyor, aynı zamanda Türkiye üzerinden bölgedeki bütün yatırımlar izleniyor, kararları veriliyor."

Yıldırım, söz konusu toplantıda ekonomiyle ilgili yapısal reformlar, orta vadeli program ve 2017 bütçesi başta olmak üzere bütün güncel ekonomik konuların da ele alındığını vurguladı.

Birçok ülkeden gelen konsey üyelerinin, Türkiye ekonomisinin ve yatırımların artırılmasına yönelik düşüncelerini de dinlediklerine işaret eden Yıldırım, "2009 küresel krizinin Türkiye'de çok hafif geçmesi ve sayın cumhurbaşkanımızın dediği gibi krizin Türkiye'den teğet geçmesinin arkasındaki en önemli husus Türkiye'nin krizde yatırımlara hız vermesidir. Bölünmüş yollar, havaalanları, barajlar, hastaneler, okullar, altyapı, üstyapı tesisleri krize rağmen devam etmiş, krizin getirdiği durgunluk ortadan kalkmıştır. Bu şekilde Türkiye 2009 hariç dünyada 27 çeyrek üst üste büyümeyi gerçekleştiren ender ülkelerin başında gelmiştir. Türkiye'nin orta ve uzun vadede gerçek üretime ve istihdama dayalı bir yatırım stratejisi olduğu bir kez daha orada teyit edildi." ifadelerini kullandı.

Başbakan Binali Yıldırım, savunma sanayi icra komitesi toplantısında da çok önemli kararlar aldıklarını söyledi. Söz konusu kararlar çerçevesinde savunma kabiliyetinin güçlendirilmesi, caydırıcılık altyapısın geliştirilmesi için 26 projenin onayını verdiklerini ifade etti. Bu projelerin toplam maliyetinin 4 milyar 100 milyon dolar olduğunu belirten Yıldırım, şöyle devam etti:

"Bu toplantıda ayrıca Türkiye'nin de içinde olduğu F 35 uçaklarının ilk partisinin 2021 yerine 2018'de Türkiye gelmesi konusunda kararımızı aldık. Yeni nesil birleşik savaş uçakları projesiyle Türkiye savunma kabiliyetini artırmış olacak. Bunun yanı sıra da bölgedeki istikrara, güvene, barışa önemli bir katkı sağlayacak. Unutmayalım ki bu en modern uçakların yapımında Türkiye de var. Yapılacak her uçağın yüzde 50 maliyetini oluşturan parçalar Türkiye'de yapılacak, Türkiye'den gidilip orada monte edilecek. AK Parti iktidarı döneminde son 14 yılda savunma sanayisine yapılan yatırımların tutarı 35 milyar dolardır. Bugün artık Türkiye helikopterini yapacak duruma geldi, tankını yapacak duruma geldi, her türlü konvansiyonel savunma araçlarını, gemilerini yapacak duruma geldi. Şimdi inşallah uçağını da yapacak ve Cumhuriyetin 100. yılında tamamen yerli ve milli Türk mühendislerinin alın teriyle, akıl teriyle üretilmiş kendi jetimiz de semalarda uçacaktır."

Vatan savunması için fedakarca görev yapan Silahlı Kuvvetler'in donanımını güçlendirmek amacıyla önümüzdeki süreçte birçok çalışma yapılacağını belirten Başbakan Yıldırım, güvenlik güçlerinin terörle mücadelede ellerini güçlendirecek her türlü ihtiyacın eksiksiz tamamlanacağını vurguladı.

Çalışmalarda yeni teknolojilerden daha fazla fayda sağlanması için Ar-Ge'ye ayrılan kaynağın artırılmasına karar verdiklerini aktaran Yıldırım, Savunma Sanayii Müsteşarlığı'nın gelecek 4 yıl için Ar-Ge faaliyetlerine 650 milyon dolar kaynak ayıracağını bildirdi.

Geçtiğimiz cumartesi günü milletçe büyük bir coşkuyla Cumhuriyetin 93. yıl dönümünün kutlandığını hatırlatan Başbakan Yıldırım, "Başta cumhuriyetin kurucularından Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere, bu ülkenin istiklali, istikbali için hayatlarını ortaya koyan, yine 15 Temmuz darbe girişiminde göğüslerini tanklara, uçaklara siper eden bütün şehitlerimize Allah'tan rahmet, gazilerimize hayırlı uzun ömürler diliyorum. O günden bu güne vatanını, milletini, istiklalini koruma uğrunda canını feda eden bütün şehitlerimizi bir kez daha rahmetle minnetle anıyorum." ifadelerini kullandı.

"Geçmiş nesillerden devraldığımız cumhuriyeti aynı şuurla gelecek nesillere taşımak için ant içtik ve bu andımızı Cumhuriyetimizin 93. yıl dönümünde tekrar dile getirdik." diyen Yıldırım, cumhuriyetin büyük hedefleri gerçekleştirme yolunda kararlılıkla yürümeye devam edileceğini kaydetti.

Türkiye'ye yakışan dev eserlerle geleceğe güçlü adımlarla yürüdüklerini ifade eden Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bunun bir nişanesi olarak yine aynı gün, 29 Ekim'de Sayın Cumhurbaşkanımızın da katılımıyla Ankara Yüksek Hızlı Tren Gar açılışını gerçekleştirdik. Bu gar binası 200 bin metrekare kapalı alanı, 2 bin araçlık otoparkıyla Avrupa'da 6. büyük tren garıdır. Nasıl Türkiye hızlı trende Avrupa'da 6. sıradaysa gar binası olarak hem büyüklüğü hem de mimarisiyle Avrupa'nın 6. büyük garını baş şehrimize kazandırdık. Hayırlı uğurlu olsun. Bu gar binası sadece yolcuların altı perondan binip, seyahat edecekleri bir yer değil. Bu gar binası aynı zamanda 24 saat 150 bin kişinin gelip gideceği bir yaşam merkezi olacak. Ankara Yüksek Hızlı Tren Garı'yla beraber demiryollarında son yıllarda ortaya koyduğumuz atılım daha da ileriye gidecek ve ülke nüfusunun yüzde 55'ini oluşturan 14 ilimize hızlı tren hatları yayılacaktır. Bütün hızlı tren hatlarının buluştuğu yer Ankara olacak. Ankara sadece resmi başkentimiz değil, hızlı tren hatlarının da başkenti haline gelecek. Hayırlı uğurlu olsun."

Yürütülen faaliyetlerin bununla sınırlı olmadığını belirten Başbakan Yıldırım, 30 Ekim'de gerçekleştirilen İstanbul Genişletilmiş İl Danışma Meclisi Toplantısı'nda ele alınan konulara değindi.

Toplantıda, bir dünya şehri olan İstanbul için geleceğe yönelik yatırımların, mega projelerin gözden geçirildiğini anlatan Yıldırım, şunları söyledi:

"Yedi tepeli İstanbul'a, yedi büyük proje kazandırıyoruz. Bunlardan 5'i bitti. Ankara-İstanbul Hızlı Tren Projesi, Marmaray, Yavuz Sultan Selim Köprüsü, İzmir-İstanbul Otoyolu ve Osmangazi Köprüsü. Osmangazi Köprüsü, dünyanın dördüncü büyük köprüsü. Avrasya Tüneli. Bunu da biliyorsunuz 20 Aralık'ta açarak, inşallah İstanbulluların hizmetine sunacağız. Avrasya Tüneli deyip geçmeyin, iki kıtayı iki dakikada geçeceğiniz, denizin altında 106 metre derinlikten seyahat edeceğiniz bir projeden bahsediyoruz. Dünyada bu derinlikten geçen başka hiçbir denizaltı tünel yok. En derini Amerika'da, 44 metre. Türkiye'nin farkı da bu olsun dedik. Biz, inanıyoruz ki zor hemen yapılır, imkansız biraz zaman alır. İşte bu proje öyle bir proje. AK Parti'nin hizmet anlayışı budur."

İstanbul'a yönelik diğer iki mega projeye de değinen Başbakan Binali Yıldırım, konuşmasını şöyle sürdürdü:

"Bir tanesi dünyanın en büyük havalimanı. Başladığımızda bazılarının alay ettiği, bazılarının da Gezi olaylarıyla protesto edip, yapımını engellemeye çalıştıkları 200 milyon yolcu kapasiteli havalimanının da ilk etabını 26 Şubat 2018'de hizmete alıyoruz. Bu haliyle bile 90 milyon kapasiteyle dünyanın en büyük havalimanı olma özelliğine sahip. Geldik diğer büyük projeye, yedinci büyük eser Kanal İstanbul. Kanal İstanbul'un çalışmasını da Ulaştırma Bakanlığımız büyük ölçüde tamamladı. İnşallah yakın zamanda bunun için de adımları atacağız. Kanal İstanbul sadece bir su yolu projesi değil, aynı zamanda İstanbul'un güzelliklerine güzellik katacak bir yaşam merkezi haline gelecek. Böylece Cenabı Mevlamızın bize bahşettiği o güzel boğaz, bugün içinde bulunduğu tehlikeden kurtarılmış olacak. Bütün yanıcı, patlayıcı malzeme taşıyan gemiler Kanal İstanbul'a yönlendirilmiş olacak."

Geçtiğimiz günlerde Çanakkale 1915 Köprüsü'nün ihalesine çıkıldığını anımsatan Yıldırım, "İnşallah bir aksilik olmazsa 2017, 18 Mart'ta ilk kazmayı vuruyoruz. 'Çanakkale geçilmez.' dedik ama düşmana geçilmez. Dost için köprüyle de geçilir, gemiyle de geçilir, havadan da geçilir." dedi.

Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bütün bu işler nasıl oluyor. Türkiye'de ne değişti, Türkiye petrol mü buldu, doğalgaz mı buldu, gömü mü buldu? Bunların hiçbiri yok. Zihniyet değişti zihniyet. Ülkesini, milletini seven, milleti hizmeti ibadet gibi gören AK Parti geldi. İstikrar geldi, güven geldi, bütün yollar açıldı. Yolları böldük hayatları birleştirdik, yolları böldük milleti birleştirdik, gönülleri birleştirdik. Bölünmüş yollar hayat kurtarıyor. Bölünmüş yollarda trafik yüzde 100'ün üzerinde aktı. Motorlu araç sayısı 8 milyondan, 20 milyonun üzerine çıktı. Ama ölümlü kazalarda hayatını kaybeden insan sayısı yüzde 63 azaldı. Bırakın bu kadar insanın hayatını kurtarmayı eğer bu yollar bir insanın hayatını kurtarmaya vesile olduysa bunun bedeli cihanda ödenmez. Bir dünyaya bedeldir, bir cihana bedeldir. Ne diyor bizim ecdadımız, 'İnsanı yaşat ki devlet yaşasın.' AK Parti'nin de felsefesi budur, anlayışı budur, hizmeti budur."

Başbakan Yıldırım, "İşler yoldan, havadan, köprüden, tünelden olunca kolaylaşıyor. O zaman rahat konuşuyoruz. Hafızadan gelen bir şey var. Semiha Hanım diyor ki 'Ya ben haberleri izlerken başbakanın haberleri ilgimi çekmiyor. Ulaştırma Bakanının haberleri olunca daha çok ilgileniyorum.' Onun kafasında biz halen Ulaştırma Bakanı olarak duruyoruz. Neyse, ne yapalım. Elbet bir gün o da kabul edecek." diye konuştu.

Bu sırada partililerin "Hökümet seninle gurur duyuyor." sloganlarına Yıldırım, "Hökümet' diyor bak. Bunun hikayesini biliyor musunuz? Refahiye, benim doğduğum ilçe, orada köylülerin haftada bir alışveriş yapmak için gittiği ilçemiz. Başka hiçbir yeri görmedikleri için 'hökümet' diyorlar oraya. En büyük yer orası. O zamanlar. Oradan beri adı Refahiye'nin adı 'hökümet'tir." karşılığını verdi.

AK Parti Genel Başkanı ve Başbakan Binali Yıldırım, anayasa değişikliğiyle vesayet odaklarına son darbeyi vuracaklarını ve vesayeti Türkiye demokrasisinin gündeminden çıkaracaklarını söyledi.

Yıldırım, AK Parti TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, geçmişte vesayet odaklarının her 10 yılda bir darbe yaparak, ülkenin gelişmesini istemediklerini, Türkiye'yi ekonomik, siyasi, sosyal istikrarsızlığa mahkum etmek istediklerini belirtti.

Vesayet odaklarının siyasinin güçlenmesini, demokrasinin gelişmesini, istikrarlı ve güçlü hükümetlerin kurulmasını hiçbir zaman istemediklerini dile getiren Yıldırım, "O dönemde vesayet odakları kendi çıkarlarını korurken, milletin geleceği, refahı, kalkınması adına hiçbir şey yapmadılar. AK Parti'nin 2002'de milletle başlattığı bu büyük değişimle nihayet milletimiz kazanmaya, vesayet odakları kaybetmeye başladı. Yapacağımız anayasa değişikliğiyle vesayet odaklarına son darbeyi vurmuş olacağız ve vesayeti Türkiye demokrasisinin gündeminden çıkaracağız." diye konuştu.

AK Parti'nin, 2002 yılında yapılan seçimde 363 milletvekili ile iktidar olduğunu ve memlekete hizmet etmek için kolları sıvadığını anlatan Yıldırım, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ankara'ya gelir gelmez, sağdan soldan kafayı uzatanları gördük; 'Hoş geldiniz, yeni ortağınız biziz'... Kardeşim ne ortağı? Biz milletten aldık yetkiyi, siz nereden çıktınız? Ama Ankara'da böyle vesayet odakları eskiden beri hep var olmuştur. Ancak AK Parti, 14 yıllık iktidarında iki şeyi başardı. Yılmadan, yorulmadan millete hizmet etmek, Türkiye'nin geri kalmış bütün meselelerinin üzerine gitmek, eğitimde, ulaşımda, sağlıkta, tarımda, ekonomide ülkenin, milletin yüzünü güldürmek. Ama bunları yaparken önümüze çıkan o gizli ortakları, o vesayet ortaklarını da birer birer icabına bakarak bugünlere geldik."

Yıldırım, ilk önce cumhurbaşkanlığı seçiminde vesayet odaklarının engelleriyle karşılaştıklarını söyledi. Anamuhalefet partisinin bu odakların ana sponsorluğunu yaptığını ifade eden Yıldırım, bu odakların 367 icadı ile AK Parti'ye cumhurbaşkanı seçtirmemek için harekete geçtiğini, daha sonra iktidar partisini kapatmaya çalıştığını belirtti.

Bu konuda da başarılı olamayan odakların yargı yoluyla vesayet kurmaya çalıştıklarını, ancak bu alanda da başarısız olduklarını aktaran Yıldırım, şunları söyledi:

"Fakat bu sefer makas değiştirdiler. Vesayetçiler değişti, zihniyet değişmedi, taşeronlar değişti. Bu sefer FETÖ'cüler piyasaya çıktı ve onlar da Gezi ile, 17 Aralık ile vesayet yoluyla iktidarı ele geçirmeye çalıştılar. Bir kez daha püskürtüldüler. Ama durmadılar, güçlerini topladılar, 15 Temmuz'da finale çıktılar. 15 Temmuz'da da millet de meydana indi, onlara dersini verdi."

Yıldırım, bölücü terör örgütleriyle amansız bir mücadele içinde olduklarını, ancak bu mücadelede gereken desteği göremediklerini ifade ederek, "İlk günden milli birlik, kardeşlik ruhuyla darbeye karşı bir araya geldik. Fakat sonra ne oldu, ne bitti ana muhalefet partisi lideri, bu Yenikapı ruhundan ayrılmak için binbir bahanenin peşine takıldı. Bu konuda o günkü duruşunu bugün de aynen devam ettiren MHP'ye teşekkür ediyorum. Bu konudaki millet, memleket, menfaatini ön plana alan ve bu yönde sorumlu davranış gösteren Sayın Bahçeli'ye teşekkür ediyorum." dedi.

Başbakan Yıldırım, AK Parti olarak Yenikapı ruhunu korumaya devam edeceklerini bildirdi.

Gündemde anayasa değişikliği olduğuna değinen Yıldırım, sadece AK Parti'nin değil, 14 yıldan beri tüm partilerin darbe anayasasının değişmesini istediğini söyledi.

Seçimlerde de anayasa değişikliği için vaatlerde bulunduklarını hatırlatan Yıldırım, AK Parti'nin söylediklerini yapan, yapamayacaklarını söylemeyen bir parti olduğunu kaydetti.

Anayasa değişikliğiyle ilgili sözün de yerine getirilmesi gerektiğinin altını çizen Yıldırım, şu değerlendirmede bulundu:

"Anayasa değişikliğini referanduma götürecek sayımız yok. 330 ve üstü olacak ki referanduma gitsin, referandumda da millet kararını versin. Biz partilerden şunu istiyoruz; 'Bizim istediğimiz gibi bir anayasayı gelin, oylayalım da yapalım' demiyoruz. Bir anayasa değişikliği teklifimiz var, buyrun siz de teklifinizi getirin, vatandaşa gidelim, işin sahibine gidelim, vatandaş hangisini onaylarsa başımız, gözümüz üstünde yeri var. Bundan daha açık, daha demokratik bir teklif olabilir mi? İşte şimdi sırası, bütün partilerin katılımıyla bir anayasada uzlaşalım. Esas olan bu."

CHP'nin, AK Parti ne söylerse karşı bir tavır sergilediğini ifade eden Yıldırım, şöyle devam etti:

"CHP temelden karşı. Onlar aynen Çarşı gibi her şeye karşı. Biz ne söylersek, tam tersini söylüyorlar. Bununla da siyaset yaptığını zannediyor. Kardeşim gelin memleket meselelerinde bir araya gelelim. Siyaseti bir tarafa bırakalım. Siyaset yapacaksak seçim meydanlarında gideriz anlatırız. Millet ne diyor? 'AK Parti'nin dediği daha doğru, bunlar devam etsin' diyor, 'Siz biraz daha bekleyin' diyor. Türkiye'de istikrar var AK Parti ile, CHP'de de istikrar var Kılıçdaroğlu ile. Yani orada da istikrar devam ediyor. Seçim geçiyor, bir şey değişmiyor. Allah selamet versin, bizim onların işine karışacak halimiz yok. İşimiz başımızdan aşkın."

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.