Deniz Baykal, Ahmet Türk’ün ailesini ziyaret etti


Mardin Arena /DHA

CHP eski Genel Başkanı ve Antalya Milletvekili Deniz Baykal, görevden uzaklaştırıldıktan sonra gözaltına alınan Mardin Büyükşehir Belediyesi eski başkanı Ahmet Türk'ün eşi Mülkiye Türk'ü Mardin'de evinde ziyaret etti. CHP'li Baykal, 12 Eylül askeri darbesinin ardından 36 yıl sonra bir başka acı nedeniyle Ahmet Türk ile yeniden bir araya geleceğini belirterek, "Ahmet beyin çıkmasından sonraki desteği ve katkısıyla yeni bir anlayışla Türkiye'de silahı, şiddeti ve terörü ortadan kaldırırız" dedi.

Ankara'dan uçak ile Mardin'e gelen Deniz Baykal, CHP Mardin İl Başkanı Mahmut Duyan ve il yöneticileri tarafından karşılandı. Daha sonra Ahmet Türk'ün merkezdeki evine giden Baykal ve beraberindekileri Ahmet Türk'ün eşi Mülkiye Türk karşıladı. Türk kahvesi ikram edilen CHP'li Baykal, daha önce aynı parti ve aynı parlamento çatısı altında görev yaptığı Ahmet Türk ile 36 yıl sonra yeniden bir araya geleceğini belirterek şöyle dedi:

"12 Eylül'de yaşadıklarını, maruz kaldıklarını ben de üzüntüyle izlemiştim. Kasrı Kanco'ya gelmiştik, orada ziyaret etmiştik Ahmet Bey'i. 12 Eylül'den sonra gözaltına alındı, büyük acılar yaşadı. O günleri Ankara'da beraber hatırladık, değerlendirdik. Artık o olayları yaşanmayacağı bir ülke özlemimizi birbirimize ifade ettik. Aradan, 12 Eylül'den bu yana 36 yıl geçti. Şimdi tekrar maalesef belli olaylar devam ediyor. İnşallah o günler gene geçecek. İnşallah hep birlikte güzel günleri birlikte yaşayacağız. Bu acı, bu kötü günler geride kalacak. Ahmet Bey'i yıllardır bilirim. Şiddetin, terörün dışında bir siyaset arayışı içerisinde oldu. Rahmetli Şerafettin Elçi de şiddetin dışındaki bir siyaseti temel almıştı bunu biliyorum. Beraber hükümetlerde bulunduk, arkadaşlık yaptık. Ahmet Bey'le aynı parlamentoda, aynı parti çatısı altında yaşadık. Ortada bir arkadaşlık bir dostluk var. Birlikte yaşadığımız bir siyaset dönemi var iyisiyle, kötüsüyle. O duygularla Şerafettin Elçi'nin taziye ziyaretine gitmiştim. Çünkü niye? O şiddetin, terörün karşısında bir insandı. Ahmet Bey'i de biliyorum, gerçek duygusunun. tercihinin o olduğunu biliyorum."

ŞİDDET, SİLAH VE TERÖRE KARŞI SİYASET

Türkiye'de şiddet, silah ve terörizme karşı siyaset üreten kişilerin kendisini tutsak ve rehin hissettiği siyasal bir ortam yaratıldığını savunan Baykal sözlerini şöyle sürdürdü:

"Ama maalesef ülkede öyle bir siyasal ortam yaratıldı ki, bu ortamın içinde şiddete, silaha, teröre karşı siyaset yapmak isteyen insan da kendini tutsak hissediyor, rehin hissediyor ve bir parçası haline dönüştürülmeye zorlanıyor. Ve bu çok sağlıksız bir şey, bunu önlememiz lazım. Bu konuda hepimize büyük görevler düşüyor. Ben bu sorumluluk duygusu içinde, anlayışı içinde Ahmet Bey'in şiddet ve terör karşısında hala aynı düşüncelerine devam ettiğine inandığım için, bunun unutulmamasını, bunun değerli olduğunu, herkesin bunu görmesini, Türkiye'nin bu anlayışa mutlaka sahip çıkması gerektiğine inandığım için bu ziyareti yapıyorum. Bütün aileye geçmiş olsun. Böyle günler siyasetimizde oluyor. İnşallah bunları aşarız. Bugün de güzel bir haber alırız inşallah."

'ŞİDDET VE TERÖR ANLAYIŞI ORTADAN KALKMALI'

Terör, şiddet ve silaha karşı daha temel çözümlerin olduğunu Ahmet Türk'ün serbest kalmasıyla vereceği destekle silah, şiddet ve terör anlayışının ortadan kaldırılabileceğini ifade eden Baykal, şöyle konuştu:

"Tabiİ daha temel çözümlere ihtiyaç var. Onu da biran önce Ahmet beyin de çıktığından sonraki desteği ve katkısıyla yeni bir anlayışla Türkiye'de terörü, silahı ortadan kaldırırız. Yani buna şiddetle ihtiyaç var. Bölgede yaşayan insanların ihtiyacı var, ülkenin ihtiyacı var, artık yeter yani. Ahmet Bey'e de, bana da, bu ülkenin evlatlarına büyük görevler düşüyor."

Ahmet Türk'ün eşi Mülkiye Türk de Deniz Baykal'a ziyaretinden dolayı teşekkür etti. Görüşme devam edenken HDP Diyarbakır Milletvekili Altan Tan da Ahmet Türk'ün evine gelerek Deniz Baykal ile bir araya geldi. Kısa süren görüşmeden sonra Baykal ve beraberindekiler Mardin Adliyesi'ne geçti. Mardin Adliyesinde Cumhuriyet Başsavcısı ile görüştüğü belirtilen Baykal ve beraberindekiler daha sonra Mardin Valiliği'ne geçti.

"OLAY ÜLKENİN TEMEL SORUNUYLA BAĞLANTILI"

Mardin'de, önce görevden alınan ve sonra da gözaltına alınan Ahmet Türk'ün eşini ziyaret etmek için kentte gelen CHP Antalya Milletvekili Deniz Baykal, Mardin Valisi Mustafa Yaman'ı makamında ziyaret etti. Ardından Valilik önünde basın mensuplarına açıklamalarda bulundu.

Mardin'e Ahmet Türk için geldiğini ve Türk'ün ailesiyle görüşüp, geçmiş olsun dileklerini ilettiğini söyleyen Baykal, "Bir dostluk, nezaket ziyaretin gerçekleştirmek üzere buraya geldim. Ahmet Türk'ün ailesiyle görüşüp, geçmiş olsun dileklerimizi ilettik. Ayrıca hem adli, hem de idari yetkililerle görüştük. Bizim işimiz hukuk sürecine müdahale olamaz. Hukuk sureci kendi kuralları içerisinde işliyor. Olay sadece adli bir konu olmadığı için, ülkenin temel bir sorunuyla da doğrudan bağlantılıdır. Olayın içerisinde toplumumuzun dikkatle izlediği pek çok yön vardır. Bizim insani dayanışma ve görev yaklaşımımızın dışında Türkiye'nin maruz kaldığı çok ciddi tehdit ve tehlikelerle ilgili değerlendirmelerimizi herkesle paylaşma imkanımız oldu" dedi.

"TERÖRLE BİR YERE VARMAK MÜMKÜN DEĞİL"

Deniz Baykal, Türkiye'de yaşanan terör olaylarına da değinerek, terörle hiç bir yere varılamayacağını söyledi. Terörün tecrit edilmesi gerektiğini belirten CHP'li Baykal, konuşmasını şöyle sürdü:

"Terör konusunun artık bir tıkanma noktasına geldiği herkes tarafından anlaşması gerektiği ihtiyacı var. Terör artık doğal limitine gelmiştir. Terörün bundan sonra gideceği hiç bir yer yoktur. Yeterince acıyı topluma yaşatmıştır. Bundan sonraki her terör adımının, o terörü belirli bir siyasi bekleyişle gerçekleştirenler başta olmak üzere, toplumun her kesimine, bu bölgede yaşayan insanlara, bütün ülkeye çok ciddi zararlar verdiği net bir şekilde ortadadır. Bir an önce herkesin aklını başına almaya ihtiyacı vardır. Terörle bir yere varmak mümkün değildir. Terörü tecrit etmek lazım. Terörün kendi doğal alanı dışında kapsam geliştirmesine izin vermemek lazım. Bu konuda toplumumuzda genel bir duyarlılık ortaya çıktığını görüyorum."

Türkiye son dönemde, dünyanın diğer ülkelerinde görülmeyen bir şiddet saldırısına maruz kaldığını belirten Baykal, "Özellikle bu bölge 300 bin insanın göç etmek zorunda kaldığı bir ortamı yaşamıştır. Binlerce insan kaybedildi. Doğal bir yaşam, bu bölgenin belirli yerlerinde aylarca sürdürülemez hale geldi. Çok büyük acılar yaşandı, yaşanmaya da devam ediyor. Böyle bir acıyı yaşamış, böyle bir travmaya maruz kalmış toplumun, şiddet konusunu yeniden değerlendirilmesi kaçınılmazdır. Bu tablonun temel nedeni, şiddetle belli bir siyasi amaca ulaşılmak istenilmesidir. Bu mücadele ne sonuç vermiştir? Şiddete maruz kalan insanları doğrudan perişan etmiştir, ölümler, ekonomik kayıplar ve bu bölgede hayatın sürdürülemez olması oldu" diye konuştu.

"BÖLGEDEKİLER ŞİDDET POLİTİKASINA KARŞI NET TAVIR ALMALI

Deniz Baykal bu bölgenin terör saldırılarının hukukun, demokrasinin, insan haklarının, kimliğin düşmanı olduğunu en iyi bilmesi gerektiğini belirterek, "Yani bu deneyi yaşadıktan sonra, inanıyorum ki, bu bölgede yaşayan bütün insanların, şiddeti bir politika olarak ortaya koyanlar karşında net bir tavır almasından ihtiyaç var. Terör, hukukun, demokrasinin, insan haklarının, kimliğin düşmanıdır. Bunu en iyi bilmesi gereken bölge burasıdır. Artık, şiddeti etkisiz kılacak yöntemleri bulmamız lazım" dedi. Baykal, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu kadar acı yaşanmıştır, kayıp verilmiştir. Günde 10 insanı kaybettiğimiz zamanı yaşadık. Ama şiddete teslim olmama iradesi, şiddeti etkisiz kılma iradesi, en küçük bir gerileme yaşanmadan bütün ülkede ayakta kaldı. Şiddete boyun eğmeme noktasında mutlak egemen olduğu anlayışını Türkiye'de görmekten büyük memnuniyet duyuyorum. Şiddetin acısını çeken, özellikle de bu bölgede yaşayanlar sanıyorum ki yeni bir durum değerlendirmesi yapmaya başladılar. Şiddet politikası sahiplerine yönelik de değerlendirmelerini gözden geçirdiler. Bu nedenle ben, bugüne kadar terörle bir yere gelmeye çalışan kesime, bunun çıkmaz bir yol olduğunu anlama çağrısı yapıyorum. Artık bu yolla bir yere gidilemez, buna bir son vermek lazım. Buna son vermek kendilerine ve topluma karşı temel sorumluluk ve görevleridir. Umarım önümüzdeki dönemlerde bir an önce böyle bir anlayış ortaya çıkar. Şiddeti bırakmak lazım. Herkes davasını, iddiasını, mücadelesini hukuk ve demokrasi içerisinde daha özgür, daha güçlü bir biçimde, el ele birlikte götürme şansını elde etmek lazım."

Bir gazetecinin, Ahmet Türk ile görüşüp, görüşmediği sorusuna yanıt veren Baykal, "Ahmet Türk'ün iyi olduğunu umut ediyorum. Kendisinin sağlık sorunları var. Yetkililer bunu dikkate alıyorlar. Umarım en kısa zamanda hukukun gereği, hepimizin beklediği bir ortamın şekillenmesi gerçekleşir" dedi.


Hiç yorum yok :

Yorum Gönder

Başka Haber Designed by Templateism.com Copyright © 2014

Blogger tarafından desteklenmektedir.