Header Ads

Kılıçdaroğlu: Yaşanan kriz bir siyasi krizdir. En ağır faturasını işveren ve işçiler ödeyecek

Mehmet ÇINAR/ANTALYA,(DHA)

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Fırat Kalkanı Operasyonu'nda Suriye rejim güçlerinin hava saldırısında 3 askerin şehit olması, 10 askerin yaralanmasıyla ilgili olarak sağduyu çağrısında bulunarak, "Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye'yi sürükleyebilir. O nedenle buradan hükümet yetkililerine sağduyuyla davranmalarını tavsiye etmenin ötesinde bir şey söyleyemeyeceğim" dedi.

Türkiye Otelciler Federasyonu'nun (TÜROFED) 5'inci Olağan Genel Kurulu, CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'nun katılımıyla yapıldı. Antalya'nın Kundu turizm bölgesindeki Adalya Hotel'de gerçekleşen genel kurula, TÜROFED Başkanı Osman Ayık, yönetim kurulu ve TÜROFED'e bağlı turizm birliklerine üye Türkiye'nin dört bir yanından turizm sektörü temsilcileri katıldı.

Toplantıya CHP Genel Başkan Yardımcıları Çetin Osman Budak ve Selin Sayek Böke, MHP Genel Başkan Yardımcısı Mehmet Günal, CHP Antalya milletvekilleri Niyazi Nefi Kara, Mustafa Akaydın, Kültür ve Turizm Bakanlığı Müsteşar Yardımcısı Baki Alkaçar da katıldı.

ÖZVERİYLE ÇALIŞIYORSUNUZ

Turizmcilerle beraber olmanın kendisi için bir ayrıcalık olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Bu ayrıcalığı sağlayan da sizin özveriyle çalışmanız, Türkiye'nin istihdamına, büyümesine büyük katkı vermenizdir. Bütün zorluklara rağmen katkı vermeye devam ediyorsunuz" dedi.

CHP Genel Başkanı Kılıçdaroğlu, Adana'daki bombalı saldırı ve Fırat Kalkanı Operasyonu'nda 3 askerimizin şehit olduğu saldırıyla ilgili de açıklamada bulundu. Sözlerine terörle başlamak istediğini belirten Kılıçdaroğlu, "Tatsız bir konu. Adana'da yaşanan terör olayı emin olun hepimizin sabah aldığı en kötü haber. Sayın valiyi aradım, olayın ayrıntılarını öğrenmeye çalıştım. Sayın başkan (TÜROFED Başkanı Osman Ayık) konuşmasını yaparken siyaset kurumunda uzlaşmaya değindi. Aslında çok önemli bir konu. Belki de hepimizin üzerinde uzlaşacağı en temel konulardan bir tanesi terördür. Kimden gelirse gelsin, nereden gelirse gelsin, amacı ne olursa olsun, arkasında hangi güç olursa olsun, bütün siyasal partiler, meslek kuruluşları, sivil tolum örgütlerinin terör konusunda ortak payda geliştirmeleri gerekiyor" diye konuştu.

TERÖRE KARŞI DESTEK ÇAĞRISI

Her terör olayından sonra yaptıkları çağrıyı hatırlatan Kılıçdaroğlu, "Defalarca 'Terörü bitirmek için bizden ne istiyorsanız vermeye hazırız' dedik. Çünkü bu ülkenin insanı teröre evlatlarını vermekten bıktı. Ülkemizde huzur istiyoruz. Son 14 yıla baktığımızda PKK terör örgütü vardı, şimdi iki terör örgütü daha biri IŞİD, biri FETÖ denilen terör örgütü. Ne oldu da 14 yılda Türkiye üç terör örgütüyle birden muhatap oldu ve ne oldu da Türkiye bu terör örgütlerini kendi coğrafyasından silip atamadı. Bunun üzerine hepimizin düşünmesi lazım. Kuşkusuz bizim düşüncelerimiz var ama, bu toplantının konusu bu değil" dedi.

İkinci önemli konu olarak da Fırat Kalkanı Operasyonu'nda üç şehit, 1'i ağır 10 yaralı olmasını gösteren Kılıçdaroğlu, Suriye rejimine ait uçaklarla vurulduğu yönündeki açıklamalara karşı sağduyu çağrısında bulundu. Genelkurmay Başkanlığı'nın açıklamasının, rejime ait uçaklarla vurulduğu şeklinde olduğunu belirten Kemal Kılıçdaroğlu, "Yani Suriye hükümetine ait uçaklarla askerlerimizin vurulduğu şeklinde. Bu bizi çok tehlikeli bir kapıya getirebilir. Çok tehlikeli bir sürecin içine Türkiye'yi sürükleyebilir. O nedenle buradan hükümet yetkililerine sağduyuyla davranmalarını tavsiye etmenin ötesinde birşey söyleyemeyeceğim. Bölgemizde Türkiye temel bir denge unsurudur. Ortadoğu'daki her olumsuzluk karşısında Türkiye başvurulan bir kaynaktı. O noktadan bir hayli uzaklaşmış bulunuyoruz. O nedenle sağduyu çağrısı yapmanın çok önemli olduğuna inanıyorum" diye konuştu.

 Turizmcilerin katma değeri yüksek bir hizmet verdiğini anlatan Kılıçdaroğlu, 'İthalatı son derece sınırlı, döviz girdisi yüksek, istihdamı yüksek, özelikle kadın istihdamı yüksek alanda faaliyet yürütüyorsunuz. Bu sektör bu kadar önemliyken üvey evlat muamelesi görüyor. Türkiye'nin bunu aşması lazım. Bunu aştığı takdirde, şu sağlanabilirse huzur ve güven Türkiye'de hukukun üstünlüğü sağlanırsa bizim gitmemize gerek yok, onlar bizi bulacaktır. Olağanüstü güzel bir coğrafyada yaşıyoruz. Yüzlerce uygarlığımız var. Hala gün ışına çıkarmış değiliz. Bu kadar zengin bir coğrafya üzerindeyiz, fakat kıymetini yeterince bilemiyoruz' dedi.

Şavşat'a giderken uğradıkları terör saldırısını hatırlatan Kılıçdaroğlu, 'Geçmiş olsun dileklerini iletenlerden biri Osman Ayık'tı. Kendisine teşekkürlerimi sunuyorum' ifadelerini kaydetti.

Antalya'da bir gecede 550 bin kişi ağırlayacak kapasite olduğunu dile getiren Kılıçdaroğlu, 'Günde bir domates yeseler 550 bin domates yapar. O nedenle turizmin ve tarımın başkenti diyoruz. Bir coğrafyayı nasıl kalkındırdığını görüyoruz. Buna destek vermek temel bir yurtseverlik borcudur. Siyasetin buna karşılıksız destek vermesi önündeki bütün engelleri kaldırması lazım. Sorun bürokrasiden çok siyaset kurumunda. Ülkeyi yöneten siyasetçilerde. Geleceği düşünerek plan yaparsa belli aralıklarla revize ederse Türkiye geleceğe umutla bakar. Aksi halde umutsuzluk toplumun üzerine çöker. Turist niye gelmiyor, başkan rakamları verdi. Son 3 yıldır aşağıya doğru gidiyoruz. Tarihi eserler mi bitti? Hayır. Domatesimiz mi azaldı? Hayır. Damak tadında farklılık mı oldu? Hayır. Neden? Eğer bir ülkede güven özgürlük ortamı yoksa oraya turist gelmez. Hitler'in Almanya'sına turist gitmez. Pinoşenin Şili'sine, Mussoli'nin İtalya'sına turist gitmez nerede güven özgürlük varsa turist oraya gider. Can güvenliğinin olduğu ortam istiyor. Terör tek başına gerekçe değil. Fransa'da, Almanya'da, Amerika'da da oldu' ifadelerine yer verdi.

'Eğer bir ülkenin markası imajı bozulursa oraya turist gelmez' diyen Kılıçdaroğlu, 'Türkiye dünyanın en önemli markalarından birisidir. Türkiye doğal güzellik tarihi eserler açısından bu kadar güzel bir coğrafyada turist niye gelmiyor. Siyaset kurumu yani devleti yönetenler devleti yönetirken geleceği düşünerek politika oluşturmak zorundadır. Suriye krizinden önce Güneydoğu'ya çok gittim. Hafta sonuna otellerde yer yok lokantalarda masa bulamıyorum. Herkes hafta sonu tatilini geçirmek için Gaziantep'e gidiyordu. Şimdi kimse yok. Suriye ile ilişkilerimiz niye bozuldu. Dış politikanın milli olması zorunludur. İktidarla muhalefet ayrı olmaz. Çünkü ülkenin çıkarları üzerine inşa edilir. Bir ülkenin çıkarı varsa bunun iktidarı muhalefeti olur mu? Olmaz. Ama bugünkü izlenen dış politika ülkenin çıkarları üzerine inşa edilen politika değil. Olmadığı için dış politikada iktidar ve muhalefet ayrı düşünüyoruz. Yapılan yanlıştır diyoruz. Suriye'de akan kana neden silah gönderiyoruz. Irak'ın içişlerine neden müdahale ediyoruz. Irak'a gittim Maliki'yle görüştüm, 'Sayın Genel Başkan' dedi. 'Biz ayrı bir devletiz. Parlamentomuz farklı siz Irak'ı Türkiye'nin bir ili gibi düşünüp müdahale ediyorsunuz, biz size otobanları açıyoruz siz pencereden girmeye çalışıyorsunuz' dedi. Eğer o ülkelerle barış olsaydı Irak'ı inşa edecek olan ülke Türkiye'ydi' ifadelerine yer verdi.

15 Temmuz'un ardından program için TRT'ye davet edildiğini söyleyen Kılıçdaroğlu şöyle konuştu:
'Mısır'la, Libya'yla, İsrail'le hangi gerekçelerle Rusya'yla kavga ettik. Sonra araya iş dünyasından saygıdeğer insanları koyduk acaba bizi affederler mi? Bir devlet böyle yönetilmez bunları söylemek benim zoruma gidiyor. 15 Temmuz darbe girişiminden sonra gerek parlamentoda gerek Taksim Yenikapı'da yaptığım konuşmada siyaset kurumunun uzlaşması gerektiğinin altını çizdik. Cumhurbaşkanı saraya davet etti. Giderim gitmem tartışması olmaz gittim, kendilerine şunu önerdim. Masada Cumhurbaşkanı, Başbakan, Devlet Bahçeli, İbrahim Kalın vardı. Bu ülkede siz liyakat sistemini bozdunuz. Devleti devlet yapan liyakattır. Ben sıradan bir daire başkanıyken, genel müdür yardımcısı, müsteşar varken ben rahat şekilde Başbakanla tartışır, düşüncemi söylerdim. Son kararı siyaset kurumu verir ama biz getirilen önerinin artıların eksilerini siyaset kurumuna bildirmek zorundayız. Siz bunu kaldırdınız. Size itiraz edecek, aksi düşüncesini söyleyecek bürokrat bırakmadınız. Liyakatın olmadığı yerde devlet kurumu olmaz, yargının bağımsız olmadığı yerde adalet olmaz. Sayın Cumhurbaşkanı 15 Temmuz'un bize bir faydası oldu avantajımız oldu. 5 yıl sonra beni TRT'ye davet ettiler program yapmak için. Bu mu arkadaşlar devlet yönetimi? Olmaması lazım. Ama hepiniz biliyordunuz.'

Yargı bağımsızlığı üzerinde anayasa değişikliği konusunda uzlaştıklarını ve yapılan 2 toplantının ardından vazgeçildiğini aktaran Kılıçdaroülu, 'Kim vazgeçti? İktidar. Hani uzlaşma kültürü vardı, hani yargı bağımsızlığını sağlayacaktık. Niye yapmıyorsunuz. Onların anladığı uzlaşma şu biz ne dersek siz evet deyin böylece uzlaşmış oluruz. Demokrasi bu değil ki. Eğer bu ülkede demokrasimizi geliştirmezsek Türkiye'nin bozulan imajını düzeltemeyiz. Devleti yöneltenler altını kalın çizgilerle çiziyorum Avrupa Parlamentosu Başkanına terbiyesiz sözcüğünü kullanamaz. Bulunduğunuz konumuna ağırlığına uygun bir dil kullanmalısınız. Türkiye'nin imajına zarar veriyoruz. Bilsinler yargı bağımsızlığı var, üniversite özgürlüğü var. Gazeteciler hapse atılmaz, kadın erkek eşitliği var. İnsanlar rahatlıkla siyasal iktidar eleştirilebiliyor. Bunların olmadığı yere turist gelmez. Bunların olmadığı bir ülke imajı düzgün bir ülke değildir. Bunların olmadığı bir ülkeye kimse gelmez. Vurgun vurmak için gelen olabilir' dedi.

Yaşanan krizin ekonomik krizle ilgili olmadığını savunan Kılıçdaroğlu, 'Yaşanan kriz bir siyasi krizdir ve ekonomiye etkisidir. En ağır faturayı işveren, ikinci aşamada işçiler ödeyecek. Siyasi krizin çözülmesi lazım. Söyledim yine söylüyorum, ülkenin yönetiminden sorumlu olan kişi Başbakandır, Cumhurbaşkanı değildir. Parlamentoya hesap veren bütçeyi getiren Başbakandır, Cumhurbaşkanı değildir. Her olayda konuşacak olan Başbakandır bakanlardır, Cumhurbaşkanı değildir. Türkiye bir siyasi krizin içindedir ve bu siyasi krizi atlatması gerekir. Bu atlatılırsa, emin olun Türkiye 70 milyon turisti ağırlar. İmajı düzelirse. İş dünyası ekonominin kamu görevlisi gibidir. Türkiye için çalışır kazanırlar. Yurt dışına gidip 5 yıldızlı otellerde en iyi otellerde Türkiye bir dünya markasıdır. İyi hizmet Türkiye'de var ama siyaset yüzünden maalesef durum kötü. Değiştirecek olan kim. Tek başına ey Kılıçdaroğlu sen değiştir. Bir çiçekle yaz gelmez birlikte mücadele edeceğiz' diye konuştu.

Türkiye'de ayrımcılığın had safhada olduğunu iddia eden Kılıçdaroğlu, 'Şehitler arasında ayrımcılık var dedim, kıyamet koptu. Gidin herhangi bir şehit ailesine sorun. 15 Temmuz şehitleri de Fırat Kalkanı'nda hayatını kaybedenler dağ başında PKK'yla mücadelede hayatını kaybeden onlar da bizim şehidimiz. Şehitler arası ayrımcılık olmaz. Kılıçdaroğlu bunu nerden biliyor, herhangi bir şehit ailesiyle konuşun size söylesinler. Bir aileye 2 daire, bir aileye 1 daire verirseniz bu ayrımcılık değil midir? Birine iş diğerine iş vermezseniz ayrımcılık değil midir? Biz, herkesin hakkını aradığı, kimsenin hukuksuz yere tutuklanmadığı gazetecilerin özgürce yazdığı bir ülke istiyoruz. Otellerin tıklım tıklım çalıştığı sokaklarda birbirlerini tanımayan insanların bile güler yüzle selam verdiği bir ülke istiyoruz' ifadelerine yer verdi.

KREŞ ÖĞRENCİLERİ KILIÇDAROĞLU'NU ÇİÇEKLERLE KARŞILADI

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, 24 Kasım Öğretmenler Günü'nde Antalya Muratpaşa Belediyesi Türkan Saylan Kreş ve Gündüz Bakımevi'ni ziyaret etti. CHP Genel Başkan Yardımcısı ve Parti Sözcüsü Selin Sayek Böke ve Muratpaşa Belediye Başkanı Ümit Uysal'ın eşlik ettiği CHP Lideri'ni kreşin minik öğrencileri ellerinde çiçeklerle karşıladı. Kemal Kılıçdaroğlu, kreş öğretmenlerinin Öğretmenler Günü'nü papatya demetleri hediye ederek kutlarken, minik öğrencilere de oyuncak hediye etti.

Belediye Başkanı Ümit Uysal, kreş ziyaretinde Kemal Kılıçdaroğlu ve Genel Başkan Yardımcısı Böke'ye nar suyu ikram etti. Başkan Uysal, Antalya'da düşük alım fiyatları nedeniyle zor günler yaşayan nar üreticisine destek olmak amacıyla ilk etapta 100 ton nar alımıyla ücretsiz nar suyu dağıtımına başladıklarını söyledi. Kılıçdaroğlu ise üreticinin imkanlar doğrultusunda yerel yönetimler tarafından desteklenmesinin önemli olduğunu belirtti. Kemal Kılıçdaroğlu kreş çıkışında ise mahalle sakinleriyle sohbet etti.

CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu, Antalya'da Organize Sanayi Bölgesi Bölge Müdürlüğü'nde sanayicilerle bir araya geldi.

Burada yaptığı konuşmada Avrupa Parlamentosu'nun Türkiye'nin Avrupa Birliği ile sürdürdüğü müzakerelerin geçici olarak dondurulmasını tavsiye eden tasarıyı kabul etmesini değerlendiren Kılıçdaroğlu, şunları söyledi:

"Az önce geçici durdurma kararı alınmış. AB'ye üyelik için Ankara Antlaşması'nı imzalayan rahmetli İsmet İnönü'dür, 1963 yılında. 'Uygar dünyanın bir parçası olmalıyız' diye yola çıkılmıştır. Ama bugün geldiğimiz noktada insan hakları, demokratik standartlar, hukukun üstünlüğü gibi kavramlar Türkiye'de olmadığı için kararları bir süre durdurdu. Müzakere yapılmayacak. Bu bizim için çok ağır bir yaptırımdır. Bunun arkası gelecektir, ekonomik olarak arkası gelecektir, siyasi olarak gelecektir."

Hiç yorum yok

Blogger tarafından desteklenmektedir.